Categories: AKTÜEL

Alpine Divorce Boşanma mı, yoksa cinayet mi?

Makale:Filozof Sosyolog

 

Alp Dağlarında Eşlerini Ölüme Terk Eden Erkekler İddiası…

 

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada karşıma çıkan kısa bir video, Alp dağlarına özgü olduğu iddia edilen sarsıcı bir “boşanma yöntemi” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. “Alpine divorce” (Alp tipi boşanma) olarak adlandırılan kavram, sosyolojik literatürde genellikle ekonomik zorunluluklar nedeniyle boşanmış çiftlerin aynı mülk üzerinde yaşamaya devam etmesini ifade eden bir model olarak biliniyor. Ancak bazı anlatılar, bu kavramın çok daha karanlık bir pratiğe işaret ettiğini öne sürüyor.

 

İddiaya göre, geçmişte Alp dağlarının izole kırsal bölgelerinde bazı erkekler, boşanmak istedikleri eşlerini yüksek ve ulaşılması zor dağlık alanlara götürerek orada kaderlerine terk ediyordu. Bu terk ediliş, sıradan bir ayrılık değil, kadının fiziksel olarak hayatta kalmasının neredeyse imkânsız olduğu bir ortamda yalnız bırakılması anlamına geliyordu. Sert hava koşulları, sarp arazi ve yerleşim yerlerinden uzaklık, terk edilen kişinin geri dönmesini çoğu zaman imkânsız hale getiriyordu.

 

Bu anlatılara göre erkek eş, geri dönerek yaşamına devam ediyor ve eşinin ölümüyle birlikte evlilik fiilen sona ermiş sayılıyordu. Böylece boşanma, hukuki bir süreç yerine doğanın ölümcül koşullarına bırakılmış oluyordu. Bu durum, boşanmanın bir hak olmaktan çıkarılıp, taraflardan biri için ölümle sonuçlanan bir tasfiye biçimine dönüştüğünü düşündürüyor.

 

Sosyologlara göre Alp toplumlarında evlilik, yalnızca duygusal bir birliktelik değil, aynı zamanda mülkiyet ve üretim düzeninin temel bir unsuruydu. Dağlık bölgelerde toprağın bölünmesi ekonomik açıdan ciddi riskler taşıdığından, evlilik aynı zamanda mülkiyetin korunması anlamına geliyordu. Bu nedenle evliliğin sona ermesi, yalnızca iki bireyin ayrılığı değil, aynı zamanda ekonomik düzenin de yeniden yapılandırılması anlamına geliyordu. Bu bağlamda bazı anlatıların işaret ettiği bu tür ölümcül terk edişler, mülkiyetin bölünmesini önlemeye yönelik aşırı ve insanlık dışı bir çözüm biçimi olarak yorumlanıyor.

 

Öte yandan tarihçiler, bu tür vakaların sistematik ve yaygın bir uygulama olduğuna dair kesin ve genellenebilir kanıtların sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. Bu anlatılar, kimi zaman sözlü kültürün, yerel efsanelerin ve toplumsal korkuların bir yansıması olarak da değerlendiriliyor. Ancak gerçekliği tartışmalı olsa bile, bu iddialar önemli bir gerçeği görünür kılıyor: Tarih boyunca evlilik, her zaman eşitler arası bir birliktelik değil, çoğu zaman güç, mülkiyet ve hayatta kalma mücadelesinin şekillendirdiği bir kurum oldu.

 

Bugün modern hukuk sistemleri boşanmayı bireysel bir hak olarak tanımlasa da, bu tür anlatılar geçmişte ayrılığın her zaman özgürleştirici bir süreç olmadığını, bazı durumlarda ölümle eşdeğer sonuçlar doğurabildiğini hatırlatıyor.

 

Bu noktada soru hâlâ çarpıcılığını koruyor:

Bir evliliği sona erdirmek için bir insanı ölüme terk etmek, boşanma mıdır, yoksa cinayet mi?

Kafkasya Haber

Recent Posts

Attilâ İlhan’ın ardından: Bir şairi anmak, bir dönemi yeniden okumaktır

Filozof Sosyolog   Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizisi…

1 saat ago

Evren Elvin Köseoğlu​ ile Vaveyla- Büyük Feryat’a

Söyleşi:Filozof Sossyolog Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine duyduğumuz vefayı görünür kılmak;…

1 saat ago

FON SOYGUNU, KENT VURGUNU

ADNAN ONAY   Bu ülkede yaşanan her felaketin ve yozlaşmanın arka planında sınırsız bir açgözlülük,…

20 saat ago

Anne Carson’a Nobel: Edebiyatın sınırlarını aşan bir yazarın hikâyesi

Biyografi:Filozof Sosyolog   Klasik ile modern arasında kurulan edebî köprü, şiir ile düzyazının buluşması ve…

20 saat ago

Çaykur Rizespor’da sakatlık raporu açıklandı: 3 futbolcunun dönüş süresi belli oldu

Çaykur Rizespor’da Attila Mocsi, Ahmed Kutucu ve Can Bozdoğan’ın sakatlıkları nedeniyle sahalardan uzak kalacağı süreler…

20 saat ago

AFET DEĞİL, İHMAL ÖLDÜRÜYOR!

Fethi Karadeniz Yağmur yağınca sel, deprem olunca yıkım… Sonra aynı söz: “Doğal afet!” Peki dere…

20 saat ago