Teklifin silahlı çatışmanın sona erdirilmesi, örgütün tasfiyesi ve toplumsal barışın güçlendirilmesini amaçladığını hatırlatan Kazmaz, Türkiye’nin terörden kurtulması ve silahların susmasının ortak temenni olduğunu ifade etti. Ancak düzenlemenin açık, adil ve denetlenebilir olması gerektiğini vurguladı.
Kazmaz, devam eden soruşturma ve davaların belirli sürelerle ertelenmesi, süre sonunda yeni bir terör suçu işlenmemesi halinde dosyaların düşürülmesi ve kesinleşmiş cezaların infaz edilmiş sayılması gibi hükümlerin sonuçları itibarıyla af tartışmasını beraberinde getireceğini savundu.
“Yargı Yetkisi Yürütmeye Bırakılmamalı”
Teklifte bazı suçlar bakımından soruşturma başlatılmasının özel bir kurulun iznine bağlanmasını da eleştiren Kazmaz, bunun yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı açısından ciddi sakıncalar taşıdığını söyledi.
Mağdur Haklarına Dikkat Çekti
Kesinleşmiş mahkûmiyetlerin ertelenmesinin de toplumda cezasızlık algısı oluşturabileceğini belirten Kazmaz, kişilerin yeniden suç işleme riski, örgütle bağını kesip kesmediği ve topluma uyum iradesi gibi unsurların bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Kazmaz ayrıca düzenlemede terör mağdurlarının yeterince yer almadığını belirterek, yaşamını yitirenlerin yakınları, yaralananlar ve yerlerinden edilen vatandaşların sürecin dışında bırakılamayacağını ifade etti.
Gerçeğin ortaya çıkarılması, kayıpların akıbetinin açıklanması, mağdurların dinlenmesi ve zararların giderilmesinin toplumsal bütünleşmenin temel unsurları olduğunu kaydetti.
“Barış, Adaletle Birlikte Kurulabilir”
Kazmaz, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca davaların ertelenmesi veya hükümlülerin serbest bırakılmasıyla gerçekleştirilemeyeceğini belirterek; silahların eksiksiz teslim edilmesi, suçların aydınlatılması, mağdurların haklarının korunması ve örgütsel bağların gerçekten koparılmasının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
“Toplumsal barış, devletin suçları görmezden gelmesi anlamına gelmez” diyen Kazmaz, barışın kalıcı olabilmesi için gerçeğin ortaya çıkarılması, adaletin sağlanması ve şiddetin yeniden yaşanmayacağına ilişkin güvenilir mekanizmaların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Kazmaz, kanun teklifindeki eksikliklerin giderilmemesi halinde düzenlemenin toplumsal barıştan çok “cezasızlık” tartışmalarına yol açabileceğini belirterek, Türkiye’nin geleceğinin hukukun üstünlüğü, şeffaflık, Meclis denetimi ve toplum vicdanı temelinde şekillendirilmesi çağrısında bulundu.
Saadet Partisi Rize İl Başkanı Av. Muhammet Kaçar, Türkiye’ye gönderilen plastik atıklarla ilgili açıklamalarda bulunarak…
İlimizde meydana gelen yoğun yağışların ardından, tarım alanlarında oluşan zararın tespiti amacıyla çalışmalar ivedilikle başlatıldı.
Eylül ve Ekim 2026 FIFA millî maç takvimi kapsamında A ve genç millî takımlara…
Vali İhsan Selim Baydaş, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, İl Garnizon Komutan Vekili Albay Hüseyin…
Resmî Gazete’nin 5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı nüshasında yayımlanan 2026/279 sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama…
Vali İhsan Selim Baydaş, Rize Devlet Hastanesinde tedavi gören Kıbrıs Gazisi Ahmet Şafak’ı ziyaret etti.