Makale:Kenan ŞAHİN
Son günlerde sosyal medyada dolaşan o “Meclis iftarı” menüsü, siyaset ile halkın gündelik hayatı arasındaki uçurumun adeta fotoğrafı gibi.
Menüye bakıyorsunuz:
Keşkek yatağında dana antrikot…
Karamelize soğanlı avokado favalı enginar…
Zencefilli sumak şerbeti…
İsimlerini telaffuz ederken bile insan yoruluyor. Bu tabaklar, “avokado favasız iftar düşünemeyen” bir seçkinler dünyasının imzasını taşıyor.
Oysa aynı ülkede insanlar market raflarında ucuz yağ bulabilmek için sıra bekliyor.
Emekli hemşehrilerimiz pazarı kapanırken dolaşıp birkaç lira ucuza sebze alabilmenin hesabını yapıyor.
Hal böyleyken, halkın temsilcilerinin kurduğu bu “zengin mutfağı” sofrası, toplumsal adalet duygusunun neresine sığar?
Üstelik gelen tepkilere verilen cevap da manidar.
Özlem Zengin, eleştiriler karşısında empati kurmak yerine adeta aristokrat bir edayla “Yiyorsak paramızla yiyoruz” diyebiliyor.
Oysa mesele sizin cebinizdeki paranın miktarı değil.
Mesele, o paranın gerçek sahibinin yani milletin bugün yaşadığı geçim sıkıntısıdır.
Bir baba çocuğunun önüne bir kase çorba koyarken mahcup oluyorsa, halkın temsilcilerinin kurduğu bu sofraların görüntüsü yalnızca bir menü tartışması olmaktan çıkar; vicdani bir meseleye dönüşür.
Bugün kopuş sadece sofrada değil, zihniyette de büyüyor.
Bir yanda emek’liye televizyon ekranlarından “yasal hırsız” diye bağıran yorumcular,
diğer yanda çarşıdaki yangını siyasi kararlarla değil de “zamları Allah yapıyor” diyerek açıklayan bir anlayış…
Bu tablo, gerçeklikten ve sorumluluk duygusundan uzaklaşmış bir ülkenin fotoğrafıdır.
Kendi lüksünü “helal kazanç” diyerek savunanlar,
Emekçinin alın terini “ekonomiye yük” olarak görmeye başladı.
Kendi hatalarını ise kutsal değerlerin arkasına saklama kolaycılığına kaçıyorlar.
Bugün siyaset giderek sokağın sesini duymayan,
sadece kendi yankı odasında konuşan bir yapıya dönüşüyor.
Bir tarafta ejder meyveli smoothie’ler ve avokadolu favalar…
Diğer tarafta askıda ekmek.
Unutulmamalıdır ki tencerenin kaynamadığı yerde, o sofraların hesabı bir gün mutlaka sorulur.
Sandıkta sorulur.
Vicdanlarda sorulur.
Çünkü mesele bir yemek meselesi değildir.
Bu, haysiyetin, adaletin ve bölüşümün meselesidir.
Emin Kanbur – Vicdanın Sesi Türk Gıda Kodeksi Siyah Çay Tebliği açıktır: Kurallara uygun…
Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun ilk hafta maç programı belli oldu. Çaykur Rizespor, yeni sezonun açılış…
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 17-18 Temmuz tarihlerinde gerçekleştireceği program kapsamında Rize'yi…
Yeni sezon hazırlıklarını Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde sürdüren Çaykur Rizespor, kamp dönemindeki ilk hazırlık…
DEVA Partili Hasan Karal, 15 Temmuz gecesi TBMM’ye yapılan acil çağrıya uymayan bazı milletvekillerinin bugün…
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla Rize Valiliği koordinesinde hazırlanan “Millî…