Categories: GÜNDEM

Batı’nın “Anlamakta Zorlandığı” Profesör: Necmettin Erbakan

Makale:Kenan ŞAHİN

Avrupa başkentlerinden bakıldığında

Ankara, on yıllar boyunca Batı’nın sadık bir müttefiki ve “modernleşme” öyküsünün uslu bir öğrencisi olarak görüldü.

 

Ta ki 1970’lerin başında,

elinde beyaz tahtası ve “Milli Görüş” haritalarıyla ortaya çıkan o mühendise kadar.

 

Necmettin Erbakan,

Avrupa basını için her zaman bir “bilmece” oldu.

 

Bir Mühendis, Bir İmam, Bir Başkaldırı

 

Avrupa medyası Erbakan’ı tanımlarken çoğu zaman kavram kargaşası yaşadı.

 

Le Monde onu “geleneksel Türkiye’nin uyanışı” olarak görürken,

 

Alman basını (özellikle Aachen günlerine atıfla) ona “Alman ekolünden gelen bir teknokrat” muamelesi yaptı.

 

Ancak hepsinin birleştiği bir nokta vardı: Erbakan, Batı’nın Türkiye için çizdiği “çeper ülke” rolünü reddediyordu.

 

1996 yılında Başbakanlık koltuğuna oturduğunda, The Economist ve Financial Times sayfalarında endişe dolu bir soru yankılanıyordu: “Türkiye rotasını mı değiştiriyor?”

 

Siyonizm ve D-8: Batı’nın Ezberini Bozan Söylemler

 

Erbakan’ın Avrupa için “tehlikeli” veya “radikal” olarak damgalanmasının temel sebebi, onun dini söylemlerinden ziyade ekonomi-politik çıkışlarıydı.

 

Avrupa basını, onun NATO ve Avrupa Birliği’ne (o zamanki AET) “Hristiyan Kulübü” demesini şaşkınlıkla izledi.

 

Özellikle D-8 projesi,

Batı medyasında “İslam dünyasının G-7’si” olarak nitelendirilmiş ve bu hamle,

Batı merkezli küresel finans sistemine yapılmış en ciddi sivil başkaldırı olarak kaydedilmişti.

 

28 Şubat ve “Demokratik Olgunluk” Şaşkınlığı

 

Avrupa basınının Erbakan hakkında yazdığı en ilginç analizler,

partileri kapatıldığında ve 28 Şubat süreci yaşandığında geldi.

 

Batılı gözlemciler, milyonlarca takipçisi olan bir liderin, en sert müdahaleler karşısında bile kitlelerini sokağa dökmemesini, “orduyla çatışmak yerine hukuki zeminde kalmasını” hayretle karşıladı.

 

Bu durum, The Guardian gibi mecralarda “Erbakan’ın sistem içi kalma konusundaki pragmatik dehası” olarak yorumlandı.

 

Bugün dönüp bakıldığında,

Avrupa basını için Erbakan sadece bir siyasetçi değil,

Türkiye’nin bugünkü dış politika özgüveninin ve yerli savunma sanayii vizyonunun **”fikir babası”**dır.

 

Onu “İslamcı bir radikal” olarak yaftalamaya çalışan Batı medyası, vefatından sonra yayımladığı nekrolojilerde onun aslında bir “akıl hocası” olduğunu teslim etmek zorunda kaldı.

 

Avrupa, Erbakan’ı belki hiçbir zaman tam olarak sevemedi ama onun mühendislik zekasıyla ördüğü siyasi bilinci görmezden gelmeyi de asla başaramadı.

 

O, Batı’ya “başka bir dünya mümkün” diyen, kravatlı, profesör unvanlı ama kalbi Anadolu’ya mühürlü bir “aykırı ses” olarak tarihlerine geçti.

 

 

Kafkasya Haber

Recent Posts

ÇAYDA BOYA, TÜRK ÇAYINA OLAN GÜVENİ KAYBEDİYOR.

Emin Kanbur – Vicdanın Sesi   Türk Gıda Kodeksi Siyah Çay Tebliği açıktır: Kurallara uygun…

15 saat ago

Süper Lig’de İlk Hafta Programı Açıklandı: Çaykur Rizespor Sezona Konya’da Başlıyor

Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun ilk hafta maç programı belli oldu. Çaykur Rizespor, yeni sezonun açılış…

15 saat ago

Ümit Özdağ 17-18 Temmuz’da Rize’de: Esnaf Ziyaretleri ve Konferans Programı Düzenlenecek

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 17-18 Temmuz tarihlerinde gerçekleştireceği program kapsamında Rize'yi…

15 saat ago

Çaykur Rizespor’dan Hazırlık Maçında Net Galibiyet: Dinamo Batumi’yi 3 Golle Geçti

Yeni sezon hazırlıklarını Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde sürdüren Çaykur Rizespor, kamp dönemindeki ilk hazırlık…

16 saat ago

Hasan Karal’ dan 15 Temmuz Çıkışı: “O Gece Ortada Olmayanlar Bugün Demokrasi Nöbetçisi Kesildi”

DEVA Partili Hasan Karal, 15 Temmuz gecesi TBMM’ye yapılan acil çağrıya uymayan bazı milletvekillerinin bugün…

16 saat ago

15 Temmuz’un 10. Yılında Millî İrade Sergisi Ziyaretçileriyle Buluştu

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla Rize Valiliği koordinesinde hazırlanan “Millî…

22 saat ago