Categories: RİZE

Beyaz Örtünün Çığlığı

Kışın doğaya yakışan sessizliktir. Karın üstüne düşen tek bir adımın bile yankılandığı o kutsal dinginlik… Ve biz, bu sessizliği hoyratça parçalıyoruz. Dağların kalbine, ormanların içine, hayvanların son sığınaklarına motor sesleriyle giriyoruz. Kar motosikletleri, birkaç dakikalık eğlence uğruna beyaz örtünün altındaki yaşamı ezip geçiyor.

 

Doğa, insanın canı sıkıldığında girip dağıtabileceği bir lunapark değildir. Özellikle kış aylarında her ses, her ani hareket ölümle eşdeğerdir. Kış uykusundaki bir ayıyı gürültüyle uyandırmak; onu sadece korkutmak değil, onu yavaş yavaş ölüme mahkûm etmektir. Çünkü o hayvan bir daha geri dönemeyeceği bir uykudan koparılır ve o kopuş, yaşamdan kopuştur.

 

Mesele yalnızca ayılar da değil. Yaban keçileri, dik yamaçlarda tutunarak hayatta kalmaya çalışan o narin bedenler… Motor sesiyle paniğe kapılıp kaçarken uçurumlara sürüklenen, yavrusunu geride bırakan, sürüsünden kopan yaban keçileri… Geyikler; haftalarca biriktirdikleri son enerjilerini, sırf bir insan “eğlensin” diye kaçmaya harcar. Kaçamayan düşer. Düşen ölür. Doğada bunun telafisi yoktur.

 

Bu gürültü göç yollarını bozar, sürüleri dağıtır, beslenme düzenlerini parçalar. Bir hayvanın kışın yanlış yöne attığı tek bir adım, baharı hiç görememesi demektir. Ve biz buna “spor” diyoruz.

 

Üstelik geride sadece korku bırakmıyoruz. Egzoz gazları, yakıt sızıntıları, yağ atıkları karın altına sinsice sızıyor. Beyaz örtü masumdur ama altında biriken zehir değildir. “Kar erir, gider” diye avunanlara şunu hatırlatalım: Kar erir, ama kir toprağa, suya, kana karışır. Doğa unutmuyor. Bedeli mutlaka geri istiyor.

 

Sessizlik arayan insanlar için de bu bir işkencedir. Dağa huzur bulmak için çıkan biri, şehirden kaçtığını sanırken şehir gürültüsünün en saldırgan hâliyle karşılaşıyorsa, ortada büyük bir ahlaki çöküş vardır. Çünkü burada çatışan sadece araçlarla insanlar değil; açgözlülükle yaşam hakkıdır.

 

Ayrıca toplumun büyük bir kesimi ekonomik sıkıntı içindeyken belirli bir azınlığın eğlenmesi için milyonlarca lirayı heba ediyoruz. Milyonlarca lira harcanan kar motosikletleri, doğayı koruyacak projelere kaynak bulunamazken, doğayı yok etmenin oyuncağına dönüşüyor. Bu, sadece çevresel değil; vicdani bir iflastır.

 

Artık kendimize şu soruyu sormaktan kaçamayız: Doğa bizim adrenalini yükseltmek için mi var, yoksa biz onun sessiz misafirleri miyiz? Beyaz örtünün altında yankılanan o motor sesleri aslında bir çığlıktır. Ayıların, geyiklerin, yaban keçilerinin duyulmayan çığlığı…

 

Ve şunu unutmayalım: Bugün onların sessizliğini çalıyoruz. Yarın, sıra bize geldiğinde, duyacak kimse kalmayabilir.

 

 

 

 

 

Ceyhun KALENDER

 

HANDÜZÜ YAYLASI

 

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI

 

KORUMA DERNEĞİ

Kafkasya Haber

Recent Posts

Vali İhsan Selim Baydaş Kıbrıs Gazisi Ahmet Şafak’ı ziyaret etti

Vali İhsan Selim Baydaş, Rize Devlet Hastanesinde tedavi gören Kıbrıs Gazisi Ahmet Şafak’ı ziyaret etti.

2 saat ago

AÇÜ Bilim Kafe’de Gazze’de Eğitim Konuşuldu

Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ) Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü Bilim İletişim Ofisi tarafından, AÇÜ İlahiyat Fakültesinin destekleriyle…

3 saat ago

Recep Uçar: Son Dakikada İki Puanı Bıraktık

Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, deplasmanda Göztepe ile 2-2 berabere kaldıkları karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde…

3 saat ago

Mehmet Akif Zerdeci’den Yağış ve Sel Uyarısı

Yeniden Refah Partisi Rize İl Başkanı Mehmet Akif Zerdeci, Rize merkez ve ilçelerinde etkili olan…

3 saat ago

Barış, önce kalpte başlar; ardından aileye, topluma ve tüm dünyaya yayılır

  Bugün #21EylülDünyaBarışGünü.   Savaşların, çatışmaların ve kutuplaşmanın gölgesinde değil; sevginin, empatinin, adaletin ve toplumsal…

4 saat ago

CHP Güneysu’da Gençlik Dönemi: İlçe Başkanlığına Serkan Kar Atandı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Güneysu İlçe Başkanlığı görevine Serkan Kar atandı. Partinin dinamik kadrolarla sahada…

4 saat ago