Categories: RİZEYAŞAM

BİLMEZ KİŞİ…

Yaklaşık iki yıldır kadastro çalışmalarında yanlışlıkla ormana kalan arazimi geri alabilmek için mahkeme mahkeme dolaşıyorum. Şimdiye kadar sekiz dava görüldü ve nihayet keşif tarihi alabildim. Keşiften sonra da dava devam edecek.
Her kadastro mahkemesine gittiğimde, kapıda onlarca kişi benzer sıkıntılar sebebiyle bekliyor. Her mahkeme günü kendi köyümden bile üç-beş kişiyle karşılaşıyorum. Birinin arazisi diğerine yazılmış, birine hiç yazılmamış, birinin çaylağı ormana kalmış, vs.
Benim de öyle… Yaklaşık kırk-elli yıl önce babamın yaptığı çaylığın bir kısmı yazılmış, çaylığı ortadan ikiye bölen yolun altı yazılmamış. Kolay davadır, kesin kazanırım düşüncesiyle bir avukat arkadaşa da vekalet vermedim, ama sağ olsunlar, danıştığım avukat arkadaşlar destek oldular. Zaten 2008’den beri Hes davalarına gire çıka derdimizi anlatacak, hakkımızı arayacak duruma da geldik sayılır.
Bu arada Kadastro Mahkemesi zaman aşımı sebebiyle, dört dava sonra görevsizlik kararı verdi ve davayı Asliye Hukuk’a devretti.
Davalı kurumlar bu dava için tam dört avukat görevlendirmiş. Maliye Hazinesinin iki avukatı, Tarım ve Orman Bakanlığının bir, Rize Orman İşletme Müdürlüğünün de bir avukatı olmak üzere toplam dört avukat, ömürlerinde hiç görmedikleri çay tarlamın ormana ait olduğunu savunuyorlar. Söyledikleri tek şey, “Davanın reddine…” Görevleridir, deyip bu konuyu geçiştirelim.
Peki kadastro çalışmalarında neden bu kadar yanlışlık yapılmaktadır? İşte burada Bilmez Kişi’nin etkisi önemli. Göz kararıyla, arazi sahiplerine doğru dürüst haber verilmeden yapılan çalışmalar zaten daha sağlıklı da olamazdı. Bilirkişi olarak görevlendirilen şahsın bütün bir köyü bilmesi mümkün değil. Haliyle yanlışlık yapma ihtimali de çok yüksek. Ayrıca kadastro çalışmalarının özel bir şirkete verilmesi de

2 / 2
hataların artmasındaki sebeplerden biri. Ne kadar iş, o kadar para mantığıyla alelacele yapılan ölçümler yanlışlıkları da beraberinde getiriyor.
Burada benim arazim için en az on dava görülecekse, benim gibi belki de binlerce davacının davalarını on ile çarparsan mahkemelerin neden içinden çıkılmaz bir hal aldığını daha iyi anlayabiliriz. Bana da yazık, devletin kurumlarına da, devletin kaynaklarına da…
Benim en az 15 bin TL masrafım oldu. On davaya bakan kâtip, avukatlar, hakim ve bilirkişi masrafı, keşfi, şusu busu derken hem zaman israfı hem de para…
Oysa bilirkişi işini doğru yapsaydı, kadastro heyeti işi aceleye götürüp yanlış yapmasaydı, mahkeme bir kerede karar verip keşif isteseydi, çok daha verimli ve sağlıklı bir dava süreci olabilirdi.
Ama olsun, önemli olan adaletin yerini bulması. Geç olsun, güç olsun, ama yanlış olmasın; kimsenin hakkı da kimseye kalmasın.
Ceyhun KALENDER
Kafkasya Haber

Recent Posts

Artvin’de Bilim ve Eğlence Bir Araya Geldi: Çocuklar Unutulmaz Bir Şenlik Yaşadı

Artvin Belediyesi, çocuklara bilim ve çevre bilinci kazandırmak amacıyla Karadeniz'de bir Bilim ve Çocuk Şenliği…

4 saat ago

Çay Fiyatları Cep Yakıyor! 1 Kiloluk Çayın Fiyatı 320 TL’ye Dayandı

Türkiye'de çay fiyatları yükseliyor; bazı markalarda 1 kilogram çay 300 TL'yi aşıyor. Tüketicilerin fiyat karşılaştırması…

4 saat ago

Rize’de Yağmur Var! Haftasonu Rize yağışlı olacak

Meteorolojinin 21 Haziran tarihli hava tahmin raporuna göre bugün Akdeniz'den Karadeniz'e doğru bir hat ile…

4 saat ago

Ortahisar Belediyesi’nden Babalar Günü’nde Anlamlı Ziyaret

Trabzon Ortahisar Belediyesi, Babalar Günü'nde huzurevi sakinleri ve emekçi babaları ziyaret ederek onların özel gününü…

4 saat ago

Trabzon Köşk Huzurevi’nde Babalar Günü Türkülerle Kutlandı

Trabzon'daki Köşk Huzurevi, Babalar Günü'nde anlamlı bir etkinlik düzenledi. Huzurevi sakinleri ve personel, Türk Halk…

4 saat ago

Kılıçdaroğlu Özel’in fezlekesi için de yeşil ışık yaktı: Demirtaş’ın dokunulmazlığı kalktığı için pişman değilim

Mahkemenin CHP'nin 38.Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararıyla parti yönetimine geri döndürülen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı…

4 saat ago