Categories: GÜNDEM

DİN Mİ, IRK MI?

 

Musevilik, özü itibarıyla Yahudilerin üstün ırk olduğu iddiasına dayanır.

O nedenle Yahudiler, dinleri için ibadet ederlerken aslında ırkçılıklarını yüceltirler.

Yahudilerin bilim adamları dindarlıklarını ırklarını yüceltmekle, diğer insanlardan farklılıklarını ortaya çıkarmakta ararlar. O nedenle her alanda Yahudi bilim insanları öncüdürler.

Yahudiler, üstün ırk olduklarına inandıklarını için geride kalan her şeyi kendileri için dizayn etmeyi hak görürler. Tıpkı, Freud’un geçiş formları gibi, Yahudi altı her şey yahudilere göre bir alt katmandır.

Araplar da Peygamberlerin çoğunlukla kendi ırklarından çıkmış olmalarını Tanrı’nın sadece kendilerini muhatap aldıkları vehmine kaptırmış olup, kendilerini üstün ırk olarak görürlerdi.
İslâm, üstünlük takvadadır, özü ise adalettir düsturunu ortaya koyunca bu sıradanlaştırmaya Arap toplumu karşı çıktı. Ancak, bu inanç ilkesi dahi kabileciliği yenemedi. İslâm Arap toplumunda kabilelerin elinde bir üstünlük aracı olarak kullanılmak istendi. Hilafet kavgaları kabile kavgalarına dönüştü.

Araplar, genelde hilafeti, yani islâm dünyasını yönetmeyi, liderliği sadece (inandıkları) kendi üstün ırkları İçin hak gördüler. Mevali diye nitelendirdikleri halklara/kavimlere ikinci sınıf olarak baktılar, onları kendilerinden düşük, yönetme hakkı olamayacak kavimler olarak değerlendirdiler.

Türkler, Arapların elinden hilafeti alarak Tanrı’nın seçiminin o tarihten sonra kendilerine döndüğünü gösterdiler. Yönetim artık Türklerin Tanrısal hakkıydı!

Türkler, hilafeti aldıktan sonra dahi birçok önemli alanda geleneklerini dinin önüne geçirdiler.
Liderliğin, önderliğin kutsallığı Türkler için temel inançlardan biriydi. Osmanlı, bunun için dini kardeş ve oğul katline dahi cevaz verir hale getirdi.

Özet olarak, dinler her zaman milletler arası üstünlük arayışının bir aracı oldular. Her zaman ırkçılık, dinin önüne geçti.

Milletler bu duyguyu kaybettiklerinde, bu bayrağı bir başkası ele aldı ve milletini öne geçirdi.

Yahudiler bu bayrağa en çok sahip çıkan bir millet ve o nedenle her alanda etkinler. Ancak, bir başka gerçek ise ellerinin uzandığı her yerde insanlık ayaklar altına alınmış durumda..

Sonuç olarak şu söylenebilir: İnsanlık, dinlere dayalı evrensel/ hümanist, eşitlikçi bir toplumsal model üretemedi.

Müslüman olarak örnek verdiğimiz Asr-ı Saadet dönemi de sadece Peygamberimizin yaşadığı dönemle ilgili, dönemsel bir tanımın ötesine geçmez.

Dini, adaletle, bilimle, insanlıkla çatışır hale getirmekten kurtaramadığımız sürece insanlığa huzur yok..

Adnan ONAY

Kafkasya Haber

Recent Posts

Süleymancılara 17 ilde operasyon: Alihan Kuriş ile 49 kişiye gözaltı kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş yönetimindeki Süleymancılar cemaatine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 49 şüpheli…

9 saat ago

ÇAY-KUR’DAN ERZİNCAN, GÜMÜŞHANE VE BAYBURT’TAKİ BAYİLERİNE ZİYARET…

ÇAY-KUR Genel Müdürü ALİM, Yardımcısı KARAOĞLU ve Daire Başkanı ÖZBEY Bu Üç İle Adeta Çıkarma…

9 saat ago

EMEKLİ DOĞUŞ ÇAY MÜDÜRLERİNDEN MUAMMER TUĞCU (72) TOPRAĞA VERİLDİ

Çay sektörünün özel sektördeki iddialı isimlerinden Doğuş Çay’ın emekli fabrika müdürlerinden Muammer TUĞCU, tedavi gördüğü…

9 saat ago

TÜRK BÖBREK VAKFI’NDAN AŞIRI SICAKLAR İÇİN ÖNEMLİ UYARI!

SICAK HAVALAR BÖBREKLERİ VURUYOR.KREATİNİN SICAKLARDA NEDEN YÜKSELİYOR?

9 saat ago

Bir yarışmayla beyaz perdeye geçen sinemanın 5 ünlü jönü!

Türk sinemasında bazı oyuncuların kariyer yolculuğu setlerden değil, yarışma sahnelerinden başladı. Yakışıklılıkları ve oyunculuk yetenekleriyle…

10 saat ago

Çayın tadını değiştiren basit yöntem

Çay demlerken demliğe 2 küp şeker eklemek, burukluğu azaltarak daha yumuşak bir içim sağlayabiliyor. İşte…

10 saat ago