Ali KALENDER
İnsan, dünyaya gelirken yanında hiçbir şey getirmediği gibi, bu dünyadan ayrılırken de sahip olduğu hiçbir maddî varlığı yanında götüremeyecektir. Makamlar, servetler, unvanlar ve alkışlar bir gün geride kalacaktır. Yanımızda ise yalnızca yaşadığımız o ömre sığdırılan güzellikler kalacaktır.
İnsanlık tarihi bunun sayısız örnekleri ile doludur. Bir zamanlar büyük saraylarda yaşayanlar da, mütevazı hayatlar sürenler de toprağın altındadır. Onları birbirinden ayıran ise sahip oldukları değil, geride bıraktıklarıdır.
Bugün adını hayırla andığımız, aramızdan ayrılalı yıllar geçmesine rağmen hafızalardan silinmeyen insanlar, çoğu zaman en zengin olanlar değildir. Onlar; gönül kazananlar, insan yetiştirenler, adaletle hükmedenler, merhameti çoğaltanlar ve insanlığa faydalı eserler bırakanlardır.
İnsan, geride bıraktığı eser kadar yaşar.
“Eser” denildiğinde akla sadece kitaplar, binalar veya büyük projeler gelmemelidir. Güzel yetiştirilmiş bir evlat da bir eserdir. İlimle donatılmış bir talebe de bir eserdir. Bir yetimin yüzündeki tebessüme vesile olmak da bir eserdir. Kırılmış bir kalbi onarmak, umudunu kaybetmiş bir insana yeniden umut vermek de bir eserdir.
Hayatın gerçek zenginliği, banka hesaplarında değil; insanların gönlünde bırakılan güzel izlerdedir.
Bugün kendimize şu soruyu sormamız gerekir:
“Eğer bugün bu dünyadan ayrılsaydım, insanlar beni nasıl hatırlardı?” Hayırla mı Şerle mi anılırdık.
Arkamızdan edilen dualar mı çok olurdu, yoksa kırdığımız gönüller mi konuşulurdu?
İnsan, bu soruların cevabını başkalarından önce kendi vicdanında aramalıdır.
Ne yazık ki yaşadığımız çağda insanlar daha çok görünmeye çalışıyor; iz bırakmaya değil. Oysa görünmek geçicidir, iz bırakmak ise kalıcıdır. Sosyal medyada paylaşılan bir fotoğraf birkaç saat içinde unutulabilir; fakat bir çocuğun eğitimine katkı sağlamak, bir ihtiyaç sahibinin duasını almak veya bir insanın hayatına dokunmak yıllarca unutulmaz.
Kalıcı eserler, çoğu zaman sessizce inşa edilir.
Bir annenin sabırla yetiştirdiği evladı…
Bir babanın alın teriyle büyüttüğü ailesi…
Bir öğretmenin yıllarını verdiği öğrencileri…
Bir gönül insanının dokunduğu hayatlar…
Bunların hiçbiri manşetlere çıkmayabilir. Fakat gerçek başarı, insanların alkışını değil, Allah’ın rızasını kazanmaya çalışmaktır.
İnsan, dünyaya sadece tüketmek için değil; üretmek, güzelleştirmek ve fayda bırakmak için gönderilmiştir. Herkesin imkânı farklı olabilir. Kiminin ilmi vardır, kiminin emeği, kiminin vakti, kiminin imkânı… Önemli olan, sahip olduğumuz nimetleri faydalı kullanmak ve hayra dönüştürebilmektir.
Çünkü ömrün değeri, uzunluğuyla değil; bereketiyle ölçülür.
Bazı insanlar seksen yıl yaşar ama geride hatırlanacak pek az şey bırakır. Bazıları ise kısa bir ömre büyük hizmetler, güzel ahlâk ve unutulmayacak hatıralar sığdırır. Onlar aramızdan ayrılsa da eserleri yaşamaya devam eder.
Hayatın sonunda geriye dönüp baktığımızda bize ait olan tek şey; yaptığımız iyilikler, dürüstlüğümüz, merhametimiz ve ardımızdan edilen samimi dualardır.
İşte bu yüzden her gün kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Bugün, benden sonra da yaşayacak hangi güzelliği bıraktım?”
Bu soruya her gün vereceğimiz cevap, hayatımızın yönünü belirleyecektir.
Sonuç
Dünya, üzerinde misafir olduğumuz geçici bir duraktır. Burada sahip olduklarımız değil, paylaştıklarımız; aldıklarımız değil, verdiklerimiz; söylediklerimiz değil, yaşadıklarımız bizim gerçek mirasımız olacaktır.
Öyleyse ömrümüzü geçici olanın peşinde tüketmek yerine, kalıcı eserler bırakmaya gayret edelim. Çünkü insan, arkasında bıraktığı hayırlar kadar yaşar. Gerçek başarı ise, insanların hafızasında güzel bir isim, gönüllerinde güzel bir hatıra ve Rabbimizin huzurunda yüz akıyla durabilecek bir ömür bırakabilmektir.
Rize'de din eğitiminin önemli kurumları arasında yer alan Müftü Yusuf Karali Dini Yüksek İhtisas Merkezi,…
Saadet Partisi Adana İl Başkanı Muhammet Çelebi Keyhıdır, ekonomik büyümenin ancak toplumun tüm kesimlerinin refahını…
Rizeli genç kickboksçu Samet Çoruh, Bolu'da düzenlenen Türkiye Kickboks Şampiyonası'nda gösterdiği üstün performansla Avrupa şampiyonunu…
Rize Merkez ilçede, Şenol Birol Futbol Sahası’nın hemen yanındaki 15 bin metrekarelik devasa alanda yapımı…
Çaykur Rizespor, Erzurum Kampında Günün İlk Antrenmanını Salonda Gerçekleştirdi
Rize’nin malum trafik yoğunluğuna çözüm için Rize Belediyesi ekipleri sahada mesai harcıyor. Daha önce iç…