Ali KALENDER
İnsan, fani alemle tanıştığı an dan itibaren kendisini uzun bir yolculuğun içerisinde bulur. Çocuklukla başlayan bu yolculuk gençlik, olgunluk ve ihtiyarlık dönemleriyle devam eder. Her gün biraz daha ilerleyen bu yolculuğun sonunda ise insanı kaçınılmaz bir durak beklemektedir.
İşte dünya hayatının en önemli hakikati budur: Dünya kalıcı değil, geçicidir.
Bu gerçeğe rağmen insanların büyük bir kısmı, sanki burada ebedî kalacakmış gibi yaşamaktadır. Gelecek yıllar için planlar yapılmakta, servetler biriktirilmekte, makamlar elde edilmekte ve dünya nimetleri uğruna büyük mücadeleler verilmektedir. Elbette çalışmak, üretmek, gelecek nesillere fayda sağlayabilmek için geleceğe hazırlanmak gerekir. Ancak bütün bunlar yapılırken dünyanın geçici olduğu gerçeği unutulmamalıdır.
Dünya, insanın asıl yurdu değil; misafir edildiği bir imtihan yeridir.
Bir yolcu nasıl ki konakladığı handa kalıcı olduğunu düşünmezse, insan da dünya hayatını ebedî bir hayat gibi görmemelidir. Çünkü her gün, ömür sermayesinden eksilen bir gündür. Her doğan güneş, ömrün kısaldığını, insana verilen sürenin biraz daha azaldığını haber vermektedir.
Ne var ki insan çoğu zaman ölümü kendisinden uzak görür. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyanın debdebesine dalar. Başkalarının vefat haberlerini duyar, cenazelere katılır, mezarlıkları ziyaret eder; fakat bir gün aynı yolun kendi önüne de çıkacağını düşünmek istemez.
Oysa ölüm, hayatın zıddı değil; hayat yolculuğunun bir parçasıdır.
Dünyaya gelen her insan, bu yolculuğu tamamlayacaktır. Kiminin yolculuğu uzun, kimininki kısa olacaktır. Ancak son durak herkes için aynıdır.
Bu gerçeği bilen insan, hayatını daha bilinçli yaşamaya başlar. Kırıcı olmaktan kaçınır, kalp kırmamaya gayret eder, insanlara faydalı olmanın yollarını arar. Çünkü geride bırakacağı en büyük mirasın malı değil, amelleri olduğunu bilir.
Dünya hayatı aynı zamanda bir imtihan yeridir. Kimi insan varlıkla, kimi yoklukla sınanır. Kimi sağlıkla, kimi hastalıkla, kimi makamla, kimi korkuyla, kimi de sıradan bir hayatla imtihan edilir.
Çoğu zaman insanlar sadece sıkıntıları imtihan zannederler. Hâlbuki nimetler de en az sıkıntılar kadar bir imtihandır. Zenginlik, güç, makam ve başarı da insanın nasıl davranacağını ortaya çıkaran bir sınavdır.
Asıl mesele, insanın hangi şartlarda bulunduğu değil; bulunduğu şartlar karşısında nasıl bir tavır sergilediğidir.
Nice insanlar vardır ki yokluk içinde şükretmiş, sabretmiş ve gönüllerde taht kurmuştur. Nice insanlar da vardır ki sahip oldukları nimetler sebebiyle kibirlenmiş, insanlara tepeden bakmış ve sonunda yalnız kalmıştır.
Bu sebeple dünya hayatının hakikatini anlayan insan, ne nimete aşırı sevinir ne de musibete aşırı üzülür. Orta yolu takip eder. Her şeyin geçici olduğunu bilir. Bolluğu da darlığı da verenin Allah olduğunun bilinci ile bunların bir gün sona ereceğinin farkındadır.
Hayatın gerçek değeri, kaç yıl yaşadığımızda değil; o yılları nasıl değerlendirdiğimizdedir.
İnsan, dünyadan ayrıldığında yanında ne makamını götürebilecektir ne servetini ne de şöhretini. Geriye sadece yaptığı iyilikler, dokunduğu gönüller ve bıraktığı güzel eserler kalacaktır.
Bu nedenle akıllı insan, ömrünü tüketmek yerine değerlendirmeye çalışır. Her günü yeni bir fırsat olarak görür. İnsanlara faydalı olmayı, gönül kazanmayı ve ardında hayırla anılacak bir iz bırakmayı hedefler.
Çünkü dünya hayatının hakikati; sahip olmak değil, emanet bilinciyle yaşamaktır.
Sonuç
Dünya, kalıcı bir yurt değil; ebedî hayata hazırlık yapılan bir imtihan meydanıdır. İnsan ise bu meydanda yaptıklarıyla, söyledikleriyle ve hatta yapmadıklarıyla sınanmaktadır. Hayatın hakikatini anlayan kişi, geçici olanın peşinde ömrünü tüketmez; kalıcı olan değerlere yönelir ve geride hayırla anılacak bir ömür bırakmaya çalışır.
RTSO Başkan Adayı Ahmet Arif Mete'den Saadet Partisi'ne Ziyaret'den Saadet Partisi'ne Ziyaret Rize Ticaret ve…
Rize’nin Pazar ilçesinde uzun yıllar siyasi ve sosyal alanda önemli hizmetlerde bulunan, AK Parti Pazar…
DİSK Gıda-İş Sendikası Rize Bölge Başkanlığı, ÇAYKUR bünyesinde bazı bölümlerde görev yapan mevsimlik işçilerin çalışma…
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM Genel Kurulu'nda salonda bulunmayan milletvekilleri adına oy pusulası…
CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Pazar ilçesine bağlı Hamidiye Mahallesi'nde faaliyet gösteren bir fabrikanın çevreye…
Genç yaşlarda başlayan ve önü alınamayan abur cubur yeme isteği, modern çağın sorunlarından biri haline…