Categories: RİZE

DÜZELTMEYE DEĞİL,BOZMAYA AYARLI COĞRAFİ KADERİMİZ

Haber/Makale:Adnan ONAY

Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun gibi illerde yaşanan bu felaketler, hem doğal hem de insan kaynaklı faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkmakta.

Bölgenin dik yamaçlı dağları, dar vadileri ve kısa, hızlı akan akarsuları, yoğun yağışların hızla sele dönüşmesine neden olur. Toprak, sürekli yağışlarla suya doyar ve yeni yağışları ememez; bu da taşkınları ve heyelanları tetikler.

Örneğin, Eylül 2025’te Rize ve Giresun’da kaydedilen 272-303 kg/m²’lik yağışlar, toprağın kapasitesini aşarak köprülerin yıkılmasına ve ailelerin tahliyesine yol açtı.

 

İklim, bu felaketlerin temel nedenlerinden biridir. Bölge, yılda 2.000-2.500 mm yağış alır ve saatte 50-100 kg/m²’yi bulan sağanaklar yaygındır. Karadeniz’in nemli havası ile Akdeniz’den gelen sıcak hava akımları, ani ve şiddetli fırtınaları tetikler. Küresel iklim değişikliği, bu tabloyu daha da ağırlaştırır. Artan sıcaklıklar, yağış rejimini değiştirerek daha yoğun ve lokal yağışlara yol açar. Uzmanlar, son 10 yılda ekstrem hava olaylarının %20-30 oranında arttığını belirtir. Özellikle yaz sonu ve sonbahar ayları, bu riskin en yüksek olduğu dönemlerdir.

 

İnsan faaliyetleri de felaketlerin şiddetini artırır. Ormansızlaşma, toprağın su tutma kapasitesini azaltır; dere yataklarına yapılan evler ve yapılar, su akışını engelleyerek taşkınları büyütür. Rize gibi illerde, su akış yollarının yok edilmiş olması, yetersiz drenaj sistemleri ve tıkanmış kutu menfezler, suyun birikmesine neden olur. Üstelik, dere ıslahı ve taşkın planlamaları genellikle yetersiz kalır; örneğin, 400-500 yıllık taşkın senaryoları dikkate alınmaz. Bu plansız kentleşme, felaketlerin yıkıcı etkisini katlar.

 

Sonuç olarak; Doğu Karadeniz’deki sel ve heyelanlar, coğrafi yapı, iklim değişikliği ve insan kaynaklı hataların birleşimiyle kronik bir sorun haline gelmiştir. 2025 Eylül’ünde yaşanan olaylar, bu risklerin devam ettiğini gösterir.

Sorunun çözümü için ormanların korunması, bilime aykırı , rantsal yatırımlara izin verilmemdere yataklarının temizlenmesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kentleşme politikaları şarttır.

Ayrıca; Meteoroloji ve AFAD uyarılarını takip etmek, bireysel önlem açısından kritik önem taşır. Bölge, doğasıyla olduğu kadar riskleriyle de dikkat çeker; bu nedenle, hem bireysel hem de toplumsal bilinçle hareket etmek, felaketlerin etkisini azaltmada hayati bir adım olacaktır.

Kafkasya Haber

Recent Posts

FON SOYGUNU, KENT VURGUNU

ADNAN ONAY   Bu ülkede yaşanan her felaketin ve yozlaşmanın arka planında sınırsız bir açgözlülük,…

14 saat ago

Anne Carson’a Nobel: Edebiyatın sınırlarını aşan bir yazarın hikâyesi

Biyografi:Filozof Sosyolog   Klasik ile modern arasında kurulan edebî köprü, şiir ile düzyazının buluşması ve…

14 saat ago

Çaykur Rizespor’da sakatlık raporu açıklandı: 3 futbolcunun dönüş süresi belli oldu

Çaykur Rizespor’da Attila Mocsi, Ahmed Kutucu ve Can Bozdoğan’ın sakatlıkları nedeniyle sahalardan uzak kalacağı süreler…

14 saat ago

AFET DEĞİL, İHMAL ÖLDÜRÜYOR!

Fethi Karadeniz Yağmur yağınca sel, deprem olunca yıkım… Sonra aynı söz: “Doğal afet!” Peki dere…

14 saat ago

Ödüllü Yazar Halise Aydoğdu: Yaşam mücadelesinden edebiyata uzanan bir yolculuk

Söyleşi:Filozof Sosyolog   Türk Dili ve Edebiyatı’na, Türk şiirine, şairlere ve mesleğine emek vererek iz…

15 saat ago

SGK ŞEFİ NERMİN BAKOĞLU HAYATINI KAYBETTİ

RİZE'DE VEFAT EDEN NERMİN BAKOĞLU (65) RİZE PAZAR'DA TOPRAĞA VERİLDİ

15 saat ago