Categories: RİZE

İMO Rize Temsilcisi Tatar: “6 Şubat’ın 3. Yılında Dünden Daha Hazır Değiliz”

 

6 Şubat depremlerinde on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiğini, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığını ve 200 binden fazla yapının ağır hasar aldığını hatırlatan Tatar, bu tarihin yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda sorumlulukları hatırlama günü olması gerektiğini belirtti.

 

Depremin öngörülebilir bir doğa olayı olduğunun altını çizen Tatar, “Yıkımın büyüklüğü depremin şiddetinden çok; yapı üretiminin kalitesi, denetim mekanizmaları ve risk azaltma politikalarıyla ilgilidir. Aynı büyüklükteki depremlerin başka ülkelerde bu denli yıkıma yol açmaması bunun açık göstergesidir” dedi.

 

Son yıllarda orta büyüklükteki depremlerde dahi ciddi hasarlar yaşandığını vurgulayan Tatar, Balıkesir Sındırgı’da 2024 yılında meydana gelen 6 ve 6,1 büyüklüğündeki depremlerde 700’ü aşkın binanın ağır hasar aldığını, Silivri açıklarındaki 6,2 büyüklüğündeki depremin ise İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde ciddi endişe yarattığını hatırlattı.

 

Türkiye’de yapı stokunun büyük bölümünün hâlâ yüksek deprem riski altında olduğunu belirten Tatar, 2000 yılı öncesi inşa edilen binaların ağırlıkta olduğunu, çıkarılan imar aflarıyla mühendislik hizmeti almamış yapıların yasallaştırıldığını ifade etti. TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu raporuna göre ülke genelinde 6–7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğini, yalnızca İstanbul’da 1,5 milyon konutun riskli olduğunu anımsattı.

 

Kentsel dönüşüm uygulamalarının risk azaltma amacından uzaklaştığını söyleyen Tatar, dönüşümün çoğu zaman rant odaklı ve parsel bazlı yapıldığını, dar gelirli yurttaşların yaşadığı bölgelerde ise sürecin ya hiç başlamadığını ya da sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.

 

Deprem toplanma alanları konusundaki plansızlığa da dikkat çeken Tatar, birçok kentte bu alanların yetersiz olduğunu, bazılarının ise imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açıldığını belirtti. Toplanma alanlarının yalnızca boş alanlar değil, temel ihtiyaçların karşılanabileceği altyapıya sahip bölgeler olması gerektiğini vurguladı.

 

Deprem sonrası yeniden inşa sürecinin yalnızca bina yapımıyla sınırlı tutulduğunu ifade eden Tatar, barınma, sağlık, eğitim ve altyapı sorunlarının hâlâ tam anlamıyla çözülemediğini söyledi. Depremin ardından 650 bin konutun teslim edileceği yönündeki vaatlere karşın, 3. yılın sonunda 455 bin bağımsız bölümün teslim edildiğini hatırlattı.

 

Açıklamasının sonunda “afetler kader değildir” vurgusu yapan Çağrı Tatar, ülke genelinde şeffaf bir yapı envanteri oluşturulması, kentsel dönüşümün risk temelli bir kamu politikası olarak ele alınması ve mühendislik hizmetlerinin tüm aşamalarda etkin biçimde uygulanması gerektiğini belirterek, “6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir” dedi.

Kafkasya Haber

Recent Posts

FON SOYGUNU, KENT VURGUNU

ADNAN ONAY   Bu ülkede yaşanan her felaketin ve yozlaşmanın arka planında sınırsız bir açgözlülük,…

18 saat ago

Anne Carson’a Nobel: Edebiyatın sınırlarını aşan bir yazarın hikâyesi

Biyografi:Filozof Sosyolog   Klasik ile modern arasında kurulan edebî köprü, şiir ile düzyazının buluşması ve…

18 saat ago

Çaykur Rizespor’da sakatlık raporu açıklandı: 3 futbolcunun dönüş süresi belli oldu

Çaykur Rizespor’da Attila Mocsi, Ahmed Kutucu ve Can Bozdoğan’ın sakatlıkları nedeniyle sahalardan uzak kalacağı süreler…

18 saat ago

AFET DEĞİL, İHMAL ÖLDÜRÜYOR!

Fethi Karadeniz Yağmur yağınca sel, deprem olunca yıkım… Sonra aynı söz: “Doğal afet!” Peki dere…

18 saat ago

Ödüllü Yazar Halise Aydoğdu: Yaşam mücadelesinden edebiyata uzanan bir yolculuk

Söyleşi:Filozof Sosyolog   Türk Dili ve Edebiyatı’na, Türk şiirine, şairlere ve mesleğine emek vererek iz…

18 saat ago

SGK ŞEFİ NERMİN BAKOĞLU HAYATINI KAYBETTİ

RİZE'DE VEFAT EDEN NERMİN BAKOĞLU (65) RİZE PAZAR'DA TOPRAĞA VERİLDİ

18 saat ago