Ciddi ve oldukça da tehlike arzeden bir yolda ilerliyoruz
Herkesin elinde bir akıllı telefon herkesin önünde bir bilgisayar ya da televizyon var.
Neredeyse günümüzün üçte birini bu aletlerle paylaşıyoruz.
“Haber?” diyorsun; tak tak tak önüne seriliyor
Araştırmana hiç gerek yok
İletişimde zirve yapmışsın; tuvalette bile en üst düzey insanlarla konşabiliyorsun
Özledin, canın sıkıldı; dünyanın bir ucundaki insanlarla görüntülü konuşabiliyor hatta konferans yöntemiyle bir çok kişiyle canlı canlı sohbet edebiliyorsun
Bir iş yapacaksın; aç Google veya YouTube’u sana o işin en kritik detaylarını anlatsın!
Daha sayamayacağımız yüzlerce becerimizi kaybetmeye başladık farkında mısınız?
Hayatımız monotonlaştı, duygularımız köreldi!
Biz ruhsuzlaştık!
Biz robotlaştık!
Okuma toplumun en yumuşak karnı!
Artık okumuyoruz, okumayı neredeyse unuttuk.
Şimdilerde yapay zeka bizim beynimizi okuyor!
Yazmak?
İşte onu soruyorum ben de “Kalemi en son ne zaman elinize aldınız?”
Korkarım yazmayı da unuttuk?
Böylelikle birbirimizden, toplumdan en son da benliğimizden kopardılar bizi!
Hepimiz modern çağın, modern köleleriyiz artık
Mutsuzluğumuzun, hastalıklarınızın tek sebebi bu?
Peki ne yapabiliriz, bu durumdan nasıl kurtulabiliriz?
Teknoloji ve bilimle daha az haşır neşir olarak!
Havalar güzel; dışarıya çıkıp yürüyüşler yaparak .
Bir arkadaşınızı, yakınınızı ziyaret edip ve onunla yüz yüze sohbet ederken; nasıl bir hazdan yoksun kaldığınızı anlayarak.
İnternetten alış-veriş yapacağınıza çıkın çarşıya pazara ve görerek, seçerek çok daha az para harcayarak çok daha güzel şeylere sahip olacağınızın yeniden farkına vararak!
Annenizi, babanızı, büyüklerinizi arayarak ve yanlarına giderek; onların Gözlerindeki ışığın size nasıl sonsuz bir enerji vereceğini görerek .
Günde en az 10-15 sayfa kitap veya gazete okuyarak!
Bu sayede hem beyniniz çalışacak hem de kelime dağarcığınız, ufkunuz genişleyecek. Bir süre sonra konuşmanızın davranışlarınızın nasıl değiştiğine şahit olacaksınız.
Hiç olmazsa akşamları günlük olsun, kendi kendinize mektup olsun; yarım sayfa yazı yazarak.
Bu sizin hayal dünyanızı genişletecek ve hayata bakışınız değiştirecek göreceksiniz.
Yani henüz ruhumuz bedenimizdeyken hayatın; yalnızca nefes alma, yeme-içmeden ibaret olmadığını anlayarak, yaşamımıza anlam katmamız lazım.
Yoksa “hayvandan” (demeyeceğim çünkü onların hiç olmazsa hisleri var!) “Robottan” farkımız kalmayacak!
Saygılarımla
Sebahat Karagöz
Makale:Ali KALENDER Bir milletin geleceğini görmek isteyen, önce o milletin aile yapısına bakmalıdır. Çünkü aile,…
Rize Ticaret Borsası (RTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan başkanlığındaki RTB yönetim kurulu ve meclis…
Türk Ekonomi Bankası (TEB), Temmuz 2026 dönemi emekli promosyon kampanyasını duyurdu. Emekli maaşını TEB'e taşıyan…
Oyuncu Oktay Kaynarca, yıllar önce "Kurtlar Vadisi" dizisinde hayat verdiği Süleyman Çakır karakterinin hâlâ unutulmamasına…
Türkiye'de milyonlarca kişiyi etkileyen Tip 2 diyabet, yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve düzenli sağlık kontrolleriyle…
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde altyapı çalışmaları sırasında yaşanan toprak kaymasında göçük altında kalan işçi, itfaiye ekiplerinin…