Categories: GÜNDEM

KANAYAN YARAMIZ: FAİLİ MEÇHUL ÖLÜMLER

ADNAN ONAY

 

Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının ardından faili meçhul dosyaların aydınlığa kavuşması için bir umut doğdu. Çeşitli illerde kuşkulu ölümler bir bir medyada konu edilmeye başladı. Adalet Bakanlığı nerede bir faili Meçhul dosya varsa onların yeniden incelenmesi için çalışma başlattı. Bu, ülkemiz açısından son derece önemli bir girişim. Adalete güveni artıracak son derece vicdani bir çıkış.

 

Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyalar için özel bir birim kurması, teknik bir düzenlemenin ötesinde, Türkiye’nin uzun süredir tartıştığı “çözülemeyen suçlar” meselesine doğrudan müdahale anlamı taşıyor. Bu adım, yalnızca eski dosyaların raflardan indirilmesi değil, aynı zamanda yargı pratiğinin geçmişe dönük olarak yeniden değerlendirilmesi demek. Özellikle kamuoyunda derin iz bırakmış, yıllarca sonuç alınamamış dosyaların yeniden açılması, devletin bu alandaki sorumluluğunu daha görünür hale getiriyor.

 

Faili meçhul dosyalar Türkiye’de sadece adli bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı etkileyen bir konu. Uzun yıllar boyunca çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamayan cinayetler, kayıp vakaları ve şüpheli ölümler, hem mağdur yakınlarında hem de toplumun geniş kesimlerinde “adalet sağlanmadı” algısını güçlendirdi. Bu nedenle kurulacak özel birim, yalnızca suçluları bulma amacı taşımıyor; aynı zamanda yargıya olan güvenin yeniden inşası açısından da kritik bir rol üstleniyor.

 

Yeni birimin en önemli özelliği, dosyaları yüzeysel biçimde incelemek yerine derinlemesine analiz edecek olması. Gelişen kriminal teknikler, özellikle DNA incelemeleri ve dijital veri analizleri, geçmişte çözülemeyen birçok olayın bugün yeniden ele alınmasını mümkün kılıyor. Bu da yıllar önce “delil yetersizliği” nedeniyle kapanmış dosyaların aslında yeniden açılabilir olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla bu girişim, zaman aşımının fiilen aşılmasına yönelik bir irade olarak da değerlendirilebilir.

 

Gündeme gelen dosyalar, bu birimin nasıl bir yol izleyeceğine dair ipuçları veriyor. Yıllardır çözülemeyen ve kamuoyunda sembol haline gelen bazı cinayetler ile kayıp vakalarının yeniden incelenmesi, önceliğin “toplumsal infial yaratan” olaylara verileceğini gösteriyor. Bu yaklaşım bir yandan kamu vicdanını rahatlatma hedefi taşırken, diğer yandan da seçici bir dosya politikası izlenip izlenmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Eğer incelemeler belirli dosyalarla sınırlı kalırsa, bu durum eleştirilere açık hale gelebilir.

 

Bu adımın arka planında, devletin geçmişteki soruşturma performansının dolaylı biçimde sorgulanması da var. Çünkü bir dosyanın yıllar sonra yeniden açılması, çoğu zaman ilk soruşturmanın eksik ya da hatalı yürütülmüş olabileceği ihtimalini gündeme getirir. Bu da sadece adli değil, idari ve hatta siyasi sorumluluk tartışmalarını beraberinde getirebilir. Dolayısıyla bu birim, farkında olarak ya da olmayarak, geçmiş uygulamaların denetlenmesine de zemin hazırlayacak.

 

Uluslararası örneklere bakıldığında, benzer “soğuk dosya” birimlerinin özellikle ABD ve Avrupa’da uzun süredir faaliyet gösterdiği görülüyor. Bu birimlerin en büyük başarısı, yıllar sonra ortaya çıkarılan yeni delillerle çözülen cinayetler oldu. Türkiye’deki girişim de benzer bir potansiyel taşıyor, ancak başarısı tamamen uygulamaya bağlı olacak. Kurumsal bağımsızlık, teknik kapasite ve siyasi müdahaleden uzak durulması bu noktada belirleyici unsurlar.

 

Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı’nın bu adımı, doğru uygulanırsa hem bireysel adaletin sağlanması hem de toplumsal güvenin yeniden tesis edilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor. Ancak bu fırsatın gerçeğe dönüşmesi, yalnızca birim kurulmasıyla değil, somut sonuçlar üretilmesiyle mümkün olacak. Faili meçhul dosyalar yıllardır Türkiye’nin kapanmamış bir yarası olarak duruyor; bu girişim ya o yarayı iyileştirme sürecini başlatacak ya da beklentileri karşılayamazsa yeni bir hayal kırıklığına dönüşecek.

Kafkasya Haber

Recent Posts

RİZE-İKİZDERE KARAYOLUNDA DELİK MEYDANA GELİNCE KÖYLÜLER AĞAÇ DİKEREK TEDBİR ALDI

Rize-Erzurum karayolunun İkizdere Şimşirli köyü sınırlarından geçen kısmında karayolu asfaltında delik delindi, sürücüleri uyarmak için…

10 saat ago

MÜSLÜMANCA ANILMAK

ADNAN ONAY   Kişi İslam dinine inanmış biri ise dinin öngördüğü ibadetleri yerine getirmese bile…

10 saat ago

FİYATLANDIRMADA ÖLÇÜYÜ KAÇIRAN İŞLETMELER

  Bazı lokasyon (havalimanı, tatil beldesi) ya da mekanlardaki (trend olmuş) fiyatların yüksekliğini örnekleyip tepki…

10 saat ago

Kazanan kadınlar, kaybeden toplumsal vicdan

Makale:Filozof Sosyolog Bazen aklıma takılıyor, başarıya alkış mı, sessizlik mi? Geçtiğimiz günlerde okurlarıma ve sosyal…

10 saat ago

Muhittin Bayrak CHP Rize il Başkanı oldu.

Kapatılan Memleket partisin il başkanı Güneysulu Muhittin Bayrak CHP Rize il Başkanı oldu.

12 saat ago

Ahbap Soruşturmasında Tanınmış İsimlerden Şaşırtıcı İfadeler: “Biz de Mağduruz!”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında ifadeye çağrılan oyuncular Eda Ece Tuncer,…

14 saat ago