Categories: KÜLTÜR-SANAT

Kaset Dönüyor, Vampirler Terliyor

Vampirlerin balosu mutlaka bitecek.

Çünkü bunlar insan etiyle besleniyor.

Dünyanın bir balo salonu olduğunu ilk kim keşfetti bilmiyorum ama şurası kesin: Bu baloya davetiyeyi dağıtanlar vampir. Pelerinli, tabutlu olanlardan değil; kravatlı, ceketli, arada kravatını gevşetip “ben de sizdenim” pozu verenlerden.

Bu vampirlerin iştahı tuhaf. Ne kanla doyuyorlar ne servetle. İnsan eti yiyorlar. Alın teriyle yoğrulmuş, umutla beslenmiş, çaresizlikle marine edilmiş bir et bu. O yüzden mideleri hiç dolmuyor. Zaten doymak gibi bir niyetleri yok.

Balo salonunda müzik susmuyor. Kadehler tokuşturuluyor. Dışarıda bir çocuk üşürken içeride kaloriferler fazla geliyor. “Bu dünya ne kadar da bereketli!” diyorlar. Bereket dedikleri, başkasının eksilen hayatı.

Mazlumların gözyaşı balonun zeminini parlatıyor. Kayganlık oradan. Düşen olursa hemen kaldırılıyor; çünkü zulüm biraz da iyi örgütlenme işidir.

Derken balonun ortasına bir kaset düşüyor. Kim koydu bilinmiyor ama kaset dönmeye başlıyor.

Epstein belgeleri işte bu kaset. Vampirlerin gerçek yüzünü gösteren, aynayı suratlarına tutan bir kayıt. Kim nerede ne yapmış, kim hangi kapıdan geçmiş… Hepsi net. Geri sarılamaz halde.

Vampirler bunu dış saldırı sanıyor. Oysa çalan kendi sesleri. Kendi kahkahaları. Kendi suskunlukları.

Hani bir zamanlar Tatlı Sert diye bir dizi vardı. Kaset biter, sistem kendini imha ederdi. Ne bomba gerekirdi ne düşman. Kayıt yeterdi.

Şimdi de öyle oluyor. Kimse saldırmıyor. Kaset dönüyor ve vampirler kendi kendilerini imha ediyor. İtibar buharlaşıyor. “Ben tanımam” cümleleri dönüp sahibini ısırıyor.

Ama asıl unuttukları bir şey var: Zaman.

Zaman onların sandığı gibi yavaş değil. Dünya bu kadar zulmü taşıyacak hacimde değil. Ve artık kusmaya başladı.

Çünkü her balo biter.

Kaset susar.

Müzik kesilir.

Ve vampirler en çok gün doğumundan korkar.

Gün doğuyor.

Hem de hiç beklemedikleri kadar hızlı.

“Onlar tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu.

Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.”

(Âl-i İmrân, 54)

Ne güzel söylemiş.

Çünkü bu kez

ne kaseti durdurabilirler,

ne ışığı perdeleyebilirler,

ne de sabahı inkâr edebilirler.

Güneş kimseye sormaz.

Sadece doğar.

 

Aydın Mertayak

Kafkasya Haber

Recent Posts

“Allah Birdir ve Büyüktür” M.Kemal Atatürk

Atatürk'ün Hazırlattığı Hutbeler kitabının ilk baskısını bugün Rize Fuarında elime aldım. Sonraki basımında kaldırılan bir…

6 saat ago

Saadet Partili Bilal Oğuz: Vahap Seçer’e Yeni Görevinde Başarılar Diliyorum

Saadet Partisi Mersin İl Başkanı Bilal Oğuz, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in Türkiye Belediyeler…

7 saat ago

Levent Gürbüz: Almina Evladımızın Acısı Hepimizin Ortak Yarası Oldu

Kahramanmaraş’ta okula düzenlenen saldırıda ağır yaralanan 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’nun tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesi…

7 saat ago

Vali  Baydaş, Kızılay Rize Şubesi’ni ziyaret etti

Kızılay Rize Şube Başkanı Ayhan Mandev ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Vali Baydaş,Kızılay'ın…

7 saat ago

Rize’de vekaletle kurban tanıtım toplantısı gerçekleştirildi

Rize’de Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı işbirliği ile düzenlenen "Vekâletle Kurban Organizasyonu Tanıtım…

7 saat ago

Çaykur Rizespor’dan TDV’nin Vekâletle Kurban Kampanyasına Destek

Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) “Kurbanını Paylaş Kardeşinle Yakınlaş” sloganıyla başlattığı vekâlet yoluyla kurban bağışı kampanyasına…

7 saat ago