Habee:Arzu ERBAŞ
Doğu Karadeniz Bölgesinde yapılan çay tarımında çeşitli etkenlerle her geçen yıl verim kaybı yaşanıyor. Rekoltenin düşüşe geçtiği çay küresel ısınma tehdidi ile de karşı karşıya. Bütün dünyanın etkisini hissettiği küresel ısınmadan kaynaklı çay üretiminde yaşanacak sorunlar için şimdiden tedbir alınması isteniyor. Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan çay bahçelerinin küresel ısınma ile ortaya çıkan şartlara uygun hale getirilmesi gerektiğini belirterek “Isınan hava koşullarına uygun çay bahçeleri oluşturmalıyız. Kenya, Endenozya gibi sıcak ülkelerde çay üretimi sıcak havaya dayanıklı çay fideleriyle yapılıyor. Giresun, Trabzon ve Artvin illerinde Ziraat Fakültesi yok. Sadece bizim ilimizde var. Bu illerin üniversitelerinde Bitki Koruma ve Toprak Bölümü oluşturulması konusunda fikir birliği yapmalıyız” dedi.
‘TOPRAĞIMIZ İYİ OLMADIĞI İÇİN KURU ÇAYIN KALİTESİ DE DÜŞMEKTE’
Bölgede toprağın PH oranının da çok düştüğünü söyleyen Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan “Biran önce üniversitelerimizle ortak çalışmalar yapıp toprağımızın iyileşmesi için çalışmalar yapmalıyız. Toprağımız iyi olmadığı için üretilen kuru çayın kalitesi de düşmektedir. Kuru çayda 31 ekstrakt oranları çayımızda 29’lara inmiş, selüloz oranları yükselmiştir. Kısacası bu sorunlardan dolayı çayımızdaki enzimleri kaybettik. Eğer ilimizde insanlarımızın kalmasını istiyorsak çayda kaliteyi ve verimi sağlamalıyız” dedi.
Filozof Sosyolog Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizisi…
Söyleşi:Filozof Sossyolog Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine duyduğumuz vefayı görünür kılmak;…
ADNAN ONAY Bu ülkede yaşanan her felaketin ve yozlaşmanın arka planında sınırsız bir açgözlülük,…
Biyografi:Filozof Sosyolog Klasik ile modern arasında kurulan edebî köprü, şiir ile düzyazının buluşması ve…
Çaykur Rizespor’da Attila Mocsi, Ahmed Kutucu ve Can Bozdoğan’ın sakatlıkları nedeniyle sahalardan uzak kalacağı süreler…
Fethi Karadeniz Yağmur yağınca sel, deprem olunca yıkım… Sonra aynı söz: “Doğal afet!” Peki dere…