Categories: YAŞAM

Modern dünyanın içinde kapalı bir toplum: Hasidik Yahudilere sosyolojik bir bakış

Araştırma:Filozof Sosyolog

 

Son günlerde internette ve sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan bir konu üzerine konuşmak istiyorum. Ruhi Çenet’in hazırlayıp sunduğu, Hasidik Yahudilerin yaşam biçimini ele alan belgesel, yalnızca farklı bir topluluğu tanımamızı değil; aynı zamanda gelenek, modernlik, toplumsal aidiyet ve birey-toplum ilişkisi üzerine düşünmemizi de sağlıyor. Bu nedenle belgeselde yansıtılan yaşam biçimine yalnızca merak duygusuyla değil, sosyolojik bir bakışla yaklaşmak istiyorum.

Dünyanın en modern ve kozmopolit şehirlerinden biri olan New York’ta, yüzyıllardır taşıdıkları dinî ve kültürel değerleri koruyarak yaşayan bir topluluğun varlığı ister istemez dikkat çekiyor. Modern hayatın, teknolojinin ve küreselleşmenin tam ortasında kendi geleneklerini, aile düzenlerini, eğitim anlayışlarını ve toplumsal sınırlarını koruyan Hasidik Yahudiler, modern toplum ile gelenek arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmemize neden oluyor.

 

Ruhi Çenet kimdir?

Muhammed Ruhi Çenet, 20 Ekim 1990’da Aydın’da doğan Türk YouTuber, belgesel yapımcısı, yazılım mühendisi ve oyuncudur. Farklı ülkeleri, kültürleri, toplumları ve sıra dışı yaşam biçimlerini konu alan belgesel içerikleriyle tanınmaktadır. Hasidik Yahudiler üzerine hazırladığı belgesel de bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biridir.

 

Hasidik Yahudiler kimdir?

Peki, belgeselde hayatlarına yakından tanıklık ettiğimiz Hasidik Yahudiler kimdir?

 

Hasidik Yahudiler, Yahudilik içerisindeki Hasidizm adı verilen dinî ve toplumsal hareketin mensuplarıdır. Hasidizm, 18. yüzyılda Doğu Avrupa’da ortaya çıkmış ve zaman içerisinde farklı topluluklar ve hanedanlar şeklinde gelişmiştir. Günümüzde Hasidik toplulukların önemli bir bölümü İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nde, özellikle New York çevresinde yaşamaktadır.

 

Hasidik Yahudiler genel olarak Haredi Yahudiliği içerisinde değerlendirilir; ancak her Haredi Yahudi Hasidik değildir. Kendi içerisinde farklı geleneklere ve yaşam pratiklerine sahip topluluklar bulunmaktadır.

 

Geleneksel kıyafetleri dışarıdan bakıldığında en belirgin özelliklerinden biridir. Ancak Hasidik yaşam biçimini yalnızca kıyafetler üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Dinî kurallar; ibadet, Şabat, koşer beslenme, aile hayatı, çocukların eğitimi ve cemaat ilişkileri de dâhil olmak üzere gündelik yaşamın önemli bir bölümünü şekillendirir.

 

Burada en dikkat çekici unsurlardan biri güçlü cemaat yapısıdır. Cemaat yalnızca ibadet edilen bir alan değil; aile ilişkilerinin, eğitimin, dayanışmanın ve aidiyetin de önemli bir parçasıdır. Bu nedenle cemaat, bireyin kimliğinin oluşmasında güçlü bir toplumsallaşma mekanizması olarak işlev görür.

 

Bazı Hasidik toplulukların internet, akıllı telefon, televizyon ve sosyal medya gibi teknolojilere çeşitli ölçülerde sınır koyması da dikkat çekicidir.

 

Ve burada önemli bir sosyolojik ayrım ortaya çıkıyor:

 

Hasidik Yahudiler modern dünyanın dışında değil, modern dünyanın içinde yaşıyorlar.

 

Modern dünyanın içinde sisteme uymamak mümkün mü?

Bu noktada, daha önce kaleme aldığım “1981’den Bugüne: ‘Yeni Dünya Düzeni’ni Anlatan Bir Yeşilçam Sahnesi Üzerinden Topluma Bakmak” başlıklı yazımda üzerinde durduğum mesele yeniden karşıma çıkıyor.

 

Küreselleşen dünyada yaşam biçimlerimiz, tüketim alışkanlıklarımız, aile yapılarımız ve değerlerimiz giderek birbirine mi benziyor? Modern dünya belirli bir yaşam biçimini giderek daha fazla normalleştirirken, bunun dışında kalmak veya farklı bir toplumsal düzeni korumak mümkün mü?

 

Hasidik Yahudilerin yaşam biçimi bu açıdan dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Modern dünyanın tam merkezinde yaşamalarına rağmen kendi dinî kurallarını, geleneklerini, aile ve cemaat yapılarını korumaya çalışıyorlar.

 

O hâlde şu soruyu sormak gerekiyor:

 

Global dünyanın içinde yaşamak, onun bütün değerlerini kabul etmek zorunda olmak mıdır?

 

Yoksa insan, modern dünyanın tam ortasında kendi değerleriyle yaşamaya devam edebilir mi?

 

Modern toplum herkesi aynılaştırır mı?

Modernleşme teorileri uzun süre toplumların geleneksel yaşam biçimlerinden modern yaşam biçimlerine doğru ilerleyeceği varsayımını taşıdı. Oysa Hasidik topluluklar, modernleşmenin her toplumda aynı biçimde gerçekleşmek zorunda olmadığını düşündürüyor.

 

Bir toplum teknolojik olarak modernleşirken kültürel ve dinî açıdan geleneksel normlarını koruyabilir. Dolayısıyla modernleşme ile gelenekten bütünüyle kopmak aynı şey değildir.

 

Burada sosyolojinin önemli sorularından biri karşımıza çıkıyor:

 

İnsan modernleşirken geleneklerinden ne kadar vazgeçmek zorunda?

 

Cemaat mi, birey mi?

Modern toplum bireyselleşmeyi öne çıkarırken, cemaat merkezli yapılarda birey kendisini ait olduğu topluluk üzerinden de tanımlar.

 

Hasidik topluluklarda güçlü aile ve cemaat bağları dayanışma ve aidiyet sağlayabilir. Ancak aynı güçlü normlar, bireysel tercihlerin sınırlarını da belirleyebilir.

 

Bu nedenle meseleye yalnızca “iyi” veya “kötü” üzerinden bakmak yerine, birey ile cemaat arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu anlamaya çalışmak gerekir.

 

Teknolojiye mesafe

Bugün akıllı telefonlar, internet ve sosyal medya hayatımızın ayrılmaz parçaları hâline gelmiş durumda. Bazı Hasidik toplulukların bu teknolojilere mesafeli yaklaşması ise bize farklı bir soru daha sorduruyor:

 

Teknoloji bizi özgürleştiriyor mu, yoksa hayatımız üzerindeki etkisini giderek artırıyor mu?

 

Hasidik toplulukların teknolojiye belirli sınırlar koyması, teknolojiyle kurduğumuz ilişkinin tamamen kaçınılmaz olmadığını; toplumsal ve kültürel değerler doğrultusunda biçimlendirilebileceğini düşündürüyor.

 

Belgesel bize ne gösteriyor?

Elbette bir YouTube belgeselini bütün bir topluluğun eksiksiz temsili olarak değerlendirmemek gerekir. Hasidik Yahudiler kendi içerisinde farklı cemaatlere, geleneklere ve yaşam pratiklerine sahip heterojen bir yapıdır.

 

Ancak belgeselin değeri tam da burada ortaya çıkıyor. Bize “öteki” olarak gördüğümüz bir topluluğun yaşamını gösterirken, aslında kendi yaşam biçimimizi de sorgulatıyor.

 

Belgeseli izlerken “Onlar neden böyle yaşıyor?” diye sorabiliriz.

 

Oysa sosyolojik bakış soruyu biraz daha ileri taşır:

 

“Biz neden böyle yaşıyoruz?”

 

Ailemizi nasıl tanımlıyoruz? Çocuklarımızı hangi değerlerle yetiştiriyoruz? Gelenek ile modernlik arasında nasıl bir denge kuruyoruz? Teknoloji hayatımızın ne kadarını belirliyor? Bireyselleşirken toplumsal dayanışmamızı kaybediyor muyuz?

Belki de başka bir toplumun yaşam biçimine bakmanın en önemli yanı, sonunda kendi toplumumuzu görmeye başlamaktır.

 

Hasidik toplulukların modern dünyanın ortasında kendi geleneklerini ve cemaat yapılarını koruyabilmesi, modernleşmenin tek yönlü ve herkes için aynı biçimde gerçekleşen bir süreç olmadığını düşündürüyor.

 

İnsan modern dünyanın içerisinde yaşayabilir; fakat o dünyanın bütün değerlerini aynı ölçüde benimsemek zorunda değildir.

 

Belki de Ruhi Çenet’in belgeselinin bize bıraktığı en önemli soru budur:

 

Modern dünyada yaşamak, modern dünyanın bütün değerlerini kabul etmek zorunda olmak mıdır?

 

Yoksa insan, modern dünyanın tam ortasında kendi değerleriyle yaşayabileceği alanı hâlâ kendisi oluşturabilir mi?

Kafkasya Haber

Recent Posts

RİZE SPORDA DÜNYAYA AÇILDI: AY-YILDIZLI BAYRAK 11 ÜLKEDE DALGALANDI

Rize’nin sporcuları 2025-2026 döneminde dünya, Avrupa, Balkan ve uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etti. 12 antrenör…

1 saat ago

Yalova müftüsü Rize’ye,Rize müftüsü Yalova’ya.Yeni Rize Müftüsü İlyas Yılmaztürk oldu.

Devlet kademelerinde kapsamlı atama ve görev değişiklikler yapıldı. Yeni Rize Müftüsü İlyas Yılmaztürk oldu.Bu atamalarla.Yalova…

12 saat ago

ÖĞRENCİLER 44 YIL SONRA BULUŞTU

RİZE-1981 1982 eğitim öğretim yılı Rize Endüstri Meslek Lisesi Elektrik Bölümü mezunları 44 yıl sonra…

13 saat ago

RİZE MİLLETVEKİLİ MERTOĞLU PAZAR İLÇESİNDE KONUŞTU

​AK Parti Rize Milletvekili Av. Harun Mertoğlu, Pazar ilçe teşkilat toplantısında eski CHP diyerek Yeni…

23 saat ago

Can Bozdoğan Çaykur Rizespor’da

Çaykur Rizespor orta saha oyuncusu Can Bozdoğan ile 2 yıllık anlaşma imzaladı

24 saat ago

Gennaro Borrelli Çaykur Rizespor’da

Çaykur Rizespor İtalya Serie A kulüplerinden Cagliari’de forma giyen 2000 doğumlu 1,94 m. boyundaki santrafor…

1 gün ago