Fethi Karadeniz
Eski Futbol Hakemi ve Gözlemcisi
Kendi ülkemizde, kendi ligimizde maç izliyoruz ama sahada kendi evlatlarımızı arıyoruz!
Tribünlerde Türk taraftarlar, ellerde bayraklar, göğüslerde kulüp armaları… Peki, sahaya baktığımızda neden kendi yetiştirdiğimiz futbolcuları görmekte giderek daha fazla zorlanıyoruz? Takımlarımızın kimliği formalarında mı kaldı? Türk futbolunun geleceğini yabancı transferlere teslim ederek nereye varacağız?
Bu soruları artık yüksek sesle sormanın zamanı geldi.
Elbette kaliteli yabancı futbolcular takımlara güç katar, lige renk verir. Ancak kadrolarımız yabancı oyuncularla dolarken altyapılarımızda yetişen gençlerimiz forma şansı bekliyorsa burada ciddi bir yanlışlık var demektir.
**Peki, bizim gençlerimiz ne zaman oynayacak?**
Farklı ülkelerden gelen, farklı diller konuşan futbolcuların aynı takımda uyum sağlaması elbette mümkündür. Ancak futbolun temelinde yalnızca yetenek değil; iletişim, dayanışma ve ortak bir takım ruhu da vardır. Teknik direktörün de yabancı olduğu bazı takımlarda iletişimin daha fazla çaba gerektirebileceği unutulmamalıdır.
Fakat asıl mesele bundan da büyüktür: Kendi gençlerimize yatırım yapıyor, sonra da onlara yeterince fırsat tanıyor muyuz?
Altyapılarımıza emek veriliyor, tesisler kuruluyor, antrenörler gençleri yetiştiriyor. Sonra transfer döneminde milyonlar harcanıyor ve o gençler kulübede kalıyor. Oysa hiçbir futbolcu oynamadan tecrübe kazanamaz. Gençlere güvenmeden, hata yapmalarına izin vermeden yıldız yetiştiremeyiz.
**Bir Salah gelsin, ama gençlerimizin önü kapanmasın!**
Dünya çapında kaliteli yabancı futbolculara kapımız elbette açık olsun. Ancak yabancı transfer, kendi futbolcumuzu yetiştirmenin alternatifi değil, tamamlayıcısı olmalıdır. Birkaç sezonluk başarı uğruna yıllarca emek verilerek yetiştirilen gençlerin önünü kesmek, Türk futbolunun geleceğine yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir.
Kulüplerimiz altyapıya daha fazla yatırım yapmalı, genç oyunculara gerçek fırsatlar sunmalı ve onları yalnızca kadro listelerinde değil, sahada da görmek için kararlı bir politika izlemelidir. Çünkü güçlü bir millî takımın temeli, kulüplerinde düzenli oynama fırsatı bulan futbolcularla atılır.
Benim çağrım açık: **Özümüze dönelim!**
Yabancı futbolcuyu dışlamayalım ama kendi evlatlarımızı da ikinci plana itmeyelim. Başarıyı yalnızca transfer edilen yıldızların sayısıyla değil, yetiştirdiğimiz gençlerin başarısıyla da ölçelim.
Unutmayalım; mesele sadece bugünün maçını kazanmak değildir. Mesele, yarının Türk futbolunu inşa etmektir.
**Formamız bizim, taraftarımız bizim, futbolumuz bizim… Öyleyse sahada kendi evlatlarımıza da yer açalım!**
*Türk futbolunun geleceği transfer piyasasında değil, gençlerimize vereceğimiz fırsatlarda saklıdır.*
Makale:Adnan ONAY 21 Ekim günü “Dünya Gazeteciler Günü” olarak her yıl çeşitli yazılara konu…
Azerbaycan, 21 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan 406/26 sayılı resmî açıklamayla, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 31 kişinin…
Saadet Partisi Rize İl Başkanı Av. Muhammet Kaçar, 21 Ekim Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda…
Yeni Parti Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, TBMM Genel Kurulunda tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına ilişkin…
Öz Gıda-İş Sendikası yönetimi, Çaykur Ardeşen Çay Fabrikası bünyesinde görev yapan çay eksperleriyle sezon sonu…
Çaykur Rizespor’un Malili savunma oyuncusu Modibo Sagnan, Trabzonspor karşılaşmasının kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek…