Başkan Yığcı Açıklamasında , kazaların öncesi ve sonrası süreçlerde okul yöneticilerinin “günah keçisi” ilan edilerek yalnız bırakılmasının yanlış olduğunu ifade etti.
Eğitim Bir Sen Rize 1 nolu şube Başkanı Adnan Yığcı sorunun temelinde okulların fiziksel projelerinden kaynaklanan eksiklikler ve ihmallerin yattığnı belirterek şu ifadeler yer verdi:
“Öncelikle hayatını kaybeden kızımıza yüce Rabbimizden rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyoruz. Bu elim olay hepimizi derinden üzmüş ve sarsmıştır. Bugün burada toplanmamızın asıl amacı, başka kazaların önüne geçmek ve hiçbir çocuğumuzun kılına dahi zarar gelmemesi için gerekli adımları atmaktır.
Kazaların öncesinde ve sonrasında okul yöneticileri “günah keçisi” ilan edilerek yalnız bırakılmamalıdır. Sorunun temelinde, okulların fiziksel projelerinden kaynaklanan eksikliklerin ve ihmallerin yattığı açıktır.
Unutmamalıyız ki okul yöneticilerimiz, ülkenin en donanımlı ve liderlik potansiyeline sahip kadrolarıdır. Teknik destek ve gerekli kaynak sağlandığında, en güvenli ve modern okul ortamlarını oluşturacak kapasiteye sahiptirler. Ancak bu tür desteği sunmak yerine yalnızca “Gerekli önlemleri alın” demek, çözüm sağlamadığı gibi sadece stres düzeyini artırmaktadır. Bu tür teknik işler, uzmanlık gerektiren ve profesyonel ekiplerin sorumluluğunda olması gereken alanlardır. Ancak mevcut sistem, okul yöneticilerini bu tür görevlerle baş başa bırakarak imkânsız bir sorumluluk yüklemektedir.
Bugün burada özellikle bütün bu hususların göz önüne alınarak daha adil ve sağduyulu kararlar verilmesini talep ediyoruz. Sistem, kendi eksik ve hatalarını kabul etmeli; bu süreçlerde okul yöneticilerimiz yalnız bırakılmamalıdır. Okul yöneticilerinin, herhangi bir kazadan sonra “harcanmak” üzere sırasını bekler gibi bir algıyla karşı karşıya kalması, vicdanları yaralamakta ve iş barışını ciddi şekilde tehdit etmektedir.
Süreçlerin adil, tarafsız ve bağımsız bir şekilde yürütülmesi, tüm paydaşlar için hayati bir önem taşımaktadır. Olumlu ya da olumsuz yönde sürece dışarıdan yapılan müdahaleler, hakkaniyet ilkesinin zedelenmesine ve kamuoyunun süreçlere duyduğu güvenin sarsılmasına yol açmaktadır.
Dosya içeriği incelendiğinde, kullanılan alakasız ve ölçüsüz ifadelerin ancak dış baskılar sonucunda ortaya çıkabileceği ve endişelerimizin göz ardı edilemeyecek kadar somut bir temele dayandığı görülmüştür.
Adaletin tecellisi ve yargıya olan güvenin korunabilmesi için süreçlerin şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi, müdahalelere karşı gerekli önlemlerin alınması ve ilgili kurumların bu konuda hassasiyet göstermesi elzemdir.
Biz Eğitim Bir Sen olarak sürecin hem adli hem idari boyutunda takipçisi olmaya ve herkes için adaleti sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz”dedi
Makale:Ali KALENDER Bir milletin geleceğini görmek isteyen, önce o milletin aile yapısına bakmalıdır. Çünkü aile,…
Rize Ticaret Borsası (RTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan başkanlığındaki RTB yönetim kurulu ve meclis…
Türk Ekonomi Bankası (TEB), Temmuz 2026 dönemi emekli promosyon kampanyasını duyurdu. Emekli maaşını TEB'e taşıyan…
Oyuncu Oktay Kaynarca, yıllar önce "Kurtlar Vadisi" dizisinde hayat verdiği Süleyman Çakır karakterinin hâlâ unutulmamasına…
Türkiye'de milyonlarca kişiyi etkileyen Tip 2 diyabet, yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve düzenli sağlık kontrolleriyle…
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde altyapı çalışmaları sırasında yaşanan toprak kaymasında göçük altında kalan işçi, itfaiye ekiplerinin…