Açıklamasında, ücret artışlarının kamuoyuna sık sık “müjde” olarak sunulmasına rağmen vatandaşın günlük yaşamında bunun somut bir karşılığının bulunmadığını dile getiren Kaçar, sorunun rakamlardan ibaret olmadığını vurguladı. Kaçar, “Mesele sadece maaşların kaç lira olduğu değildir. Asıl mesele, o maaşla insan onuruna yakışır bir hayatın sürdürülüp sürdürülemediğidir. Bugün gelinen noktada gelir ile gider arasındaki denge tamamen bozulmuştur” ifadelerini kullandı.
“Ücret Artışları Cebimize Girmeden Eriyor”
Enflasyon karşısında yapılan maaş düzenlemelerinin kısa sürede anlamını yitirdiğini belirten Kaçar, temel tüketim kalemlerindeki artışların vatandaşın alım gücünü her geçen gün daha da düşürdüğünü söyledi. Gıda, kira, enerji ve ulaşım gibi zorunlu harcamaların dar gelirli kesimler için ciddi bir yük haline geldiğini ifade eden Kaçar, “Vatandaş maaş artışını cebine koyamadan, zamlarla geri veriyor” dedi.
“Üretim Yerine Tüketim Teşvik Ediliyor”
Ekonomik yapının temel sorunlarına da değinen Kaçar, üretim yerine tüketimin teşvik edildiği bir anlayışın hâkim olduğunu savundu. Bu durumun hem fiyat artışlarını tetiklediğini hem de Türkiye’nin dışa bağımlılığını artırdığını dile getiren Kaçar, “Tarımda, sanayide ve yerel üretimde güçlü olmadığınız sürece yapılan her ücret düzenlemesi geçici olur. Üretmeyen bir ekonomi, vatandaşını kalıcı refaha ulaştıramaz” değerlendirmesinde bulundu.
Tarım politikalarındaki eksikliklerin hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini belirten Kaçar, çiftçinin artan maliyetler karşısında üretimden uzaklaştığını, bunun da gıda fiyatlarına doğrudan yansıdığını ifade etti.
“Kamuda Tasarruf Değil, İsraf Var”
Kamu harcamalarına da dikkat çeken Kaçar, tasarruf söylemlerine rağmen kamuda israfın devam ettiğini öne sürdü. Vatandaşın her alanda fedakârlık yapmaya zorlandığını belirten Kaçar, “Millet kemer sıkarken, kamuda aynı hassasiyetin gösterilmemesi kabul edilemez. Ekonomik yükün adil paylaşılmadığı bir düzende sosyal huzurdan söz edilemez” diye konuştu.
“Adil Paylaşım ve Ahlaklı Ekonomi Şart”
Açıklamasının sonunda Saadet Partisi’nin ekonomik yaklaşımına değinen Av. Muhammet Kaçar, adil paylaşımı, üretimi ve ahlaki değerleri merkeze alan bir anlayışın zorunlu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin kaynak sıkıntısı değil, kaynakların kullanımında sorun yaşadığını ifade eden Kaçar, şu mesajı verdi: “Bu ülkenin yeterli kaynakları vardır. Önemli olan, bu kaynakların faiz ve israf düzeninde değil; milletin refahını artıracak, üretimi destekleyecek ve toplumsal adaleti sağlayacak şekilde kullanılmasıdır. Saadet Partisi olarak biz, insana yakışır bir yaşamı esas alan bir ekonomik düzeni savunmaya devam edeceğiz.”
Devrimci Emekliler Sendikası (Dev Emekli-Sen) Rize İl Temsilcisi Filiz Kösoğlu, 2026 yılı başında emeklileri ve…
Türk Eğitim Sen Rize Şube Başkanı Mehmet Fatih Karaaslan, son dönemde açıklanan resmi enflasyon verilerine…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rizeli hemşehrileri, açıklanan emekli aylığı zam oranlarına tepki gösterirken, bazı emekliler,…
Saadet Partisi Rize İl Gençlik Kolları Başkanı Muhammet Siraç Metin, üniversitelerin mevcut durumu ve yükseköğretim…
Kış sporlarında önemli bir Kayak parkurlarına sahip İkizdere ilçesinde Petranboard adıyla geleneksel yapılan şenlik için…
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, ABD’nin Venezuela operasyonu sonrası Erdoğan’ın sessizliğini eleştirerek “Bir…