Haber: Dilek ONAY CAN
Kaçar, partisinin “emek ve hakça paylaşım” ilkesine dikkat çekerek, açıklanan ücretin çalışanların temel taleplerini karşılamadığını ve emeğin ülke ekonomisindeki değerinin göz ardı edildiğini vurguladı.
“İnsanca Yaşam” Vurgusu
Kaçar, asgari ücretin yetersizliği nedeniyle toplumda dayanışma ve adaletin önemine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Açıklanan asgari ücret, çalışanların hiçbir talebini karşılamadığı gibi ülke ekonomisinde emeğin de dikkate alınmadığını göstermektedir. Bu sebeple ‘İnsanca Yaşam’ düsturumuz çerçevesinde ekonomik büyüme ve refahı, toplumsal kesimler arasında çatışma yerine dayanışma ile sağlamak gerektiğine inanıyoruz.”
Eylem Planı
Saadet Partisi’nin, asgari ücretle ilgili toplumsal farkındalık oluşturmak adına bir dizi eylem planı hazırladığı belirtildi. Bu kapsamda:
Anlamlı Bir Gönderim
Basın açıklamasına katılanlardan, 4 lira getirerek bu miktarın PTT aracılığıyla Maliye Bakanlığı’na gönderilmesi planlanıyor. Ayrıca, 2002 yılında 4 lirayla alınabilen ürünlerle bugünkü satın alma gücünün düşüşü somut olarak anlatılacak.
Örnek olarak, 2002 yılında 4 lirayla 4 adet tavuk döner alınabilirken, günümüzde bu miktarın sadece bir sakız alımına yettiği vurgulanacak. Kaçar, bu tür etkinliklerle vatandaşların yaşanan ekonomik gerilemeyi daha iyi anlayacağını ifade etti.
Kaçar’ın açıklamaları ve planlanan etkinlikler, çalışanların haklarını savunma ve kamuoyunda farkındalık yaratma açısından geniş yankı uyandırması bekleniyor.
Filozof Sosyolog Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizisi…
Söyleşi:Filozof Sossyolog Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine duyduğumuz vefayı görünür kılmak;…
ADNAN ONAY Bu ülkede yaşanan her felaketin ve yozlaşmanın arka planında sınırsız bir açgözlülük,…
Biyografi:Filozof Sosyolog Klasik ile modern arasında kurulan edebî köprü, şiir ile düzyazının buluşması ve…
Çaykur Rizespor’da Attila Mocsi, Ahmed Kutucu ve Can Bozdoğan’ın sakatlıkları nedeniyle sahalardan uzak kalacağı süreler…
Fethi Karadeniz Yağmur yağınca sel, deprem olunca yıkım… Sonra aynı söz: “Doğal afet!” Peki dere…