Türkiye’nin dört bir yanında bereketli topraklarımızı işleyen, sabahın ilk ışığında uyanıp tarlaya koşan, akşam olduğunda sofra kuran, çocuğunu uyutup evini toplayan bir kadın gerçeği var. Bu kadınlar, yalnızca ailelerine değil, ülke ekonomisine de omuz veriyor. Ancak ironik olan şu ki, onlar bu emeğin karşılığını çoğu zaman alamıyor, hatta emeklerinin değeri bile ölçülmüyor.
Geçtiğimiz günlerde Çorum’da Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ziyaretimiz sırasında bir kez daha gördüm ki tarım ve hayvancılık sektöründe kadın emeği sadece görünmez değil, aynı zamanda yeterince karşılık bulmuyor. Süt üretimi, toplama ve işleme süreçlerinin neredeyse tamamında kadınlar çalışıyor. Ancak büyük bir kısmı sosyal güvenceden yoksun, düşük ücretlerle ve ağır şartlarda üretime katkı sağlıyor.
Oysa bu alan, yalnızca kadın istihdamı açısından değil, aynı zamanda katma değerli üretim ve ihracat potansiyeli açısından da stratejik öneme sahip. Süt ürünleri, özellikle de süt tozu, taşıması ve saklanması kolay olması nedeniyle yüksek ihracat potansiyeline sahip. Çiftlik bazlı kaliteli üretimde 10 kg sütten 1 kg kaşar peyniri elde edilirken, normal sütlerde bu oran 8 kg’a kadar çıkıyor. Yani kalite farkı üretici lehine yeterince yansıtılmıyor. Eğer bu fark, adil fiyatlandırma ve teşviklerle desteklenirse hem üretici hem de ülke ekonomisi kazanır.
Saha gözlemlerim gösteriyor ki, kadın emeği ve yüksek katma değerli süt ürünleri üretimi birlikte desteklendiğinde, bölgesel kalkınma hızlanır. Süt tozu ihracatına özel teşvikler, yem ve gübre desteğinde devletin en az %50 katkısı, kadın üreticilere SSK prim desteği gibi politikalar hayata geçirilirse, hem kırsaldaki kadınların yaşam standartları yükselir hem de Türkiye’nin tarım ihracatı güçlenir.
Bugün kırsaldaki kadın üretici, hem tarlanın hem evin yükünü taşıyor. Ama ne bir sigortası var ne de gelecek güvencesi. Oysa o kadın, sabah erkenden kalkıp tarlaya gittiğinde sadece toprağı değil, bu ülkenin geleceğini de işliyor. Bu nedenle diyorum ki:
Kadının emeği görünür kılınmadan, ne gerçek kalkınmadan ne de adil bir ekonomik düzenden söz edebiliriz.
Bu kadınlar bizim annelerimiz, kardeşlerimiz, komşularımız… Ve onların hak ettiği destek, sadece vicdanlara değil, devletin politikasına da yazılmalı artık.
Zeynep Aydın Sudan
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Girişimci
Toplumsal Eşitlik Savunucusu
Kaynak:YatırımX
CHP Rize Merkez İlçede Delege Seçimleri Tamamlandı: Necati Topaloğlu İlçe Başkanlığına Adaylığını Açıkladı
ADNAN ONAY Toplumumuzda bazı sözcük ve kavramlar bilinen anlamlarının dışında kullanılır. Gâvurluk ve…
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü, tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’de başlatılan “Türk mü, Türkiyeli mi”…
Rize’nin Ardeşen ilçesine bağlı Meyvalı Mahallesi’nde, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümü coşkulu etkinliklerle…
Türk-İş Trabzon İl Başkanı Gökhan GEDİKLİ, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıldönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı