Fethi KARADENİZ
Araştırmacı Gazeteci
Bir ülkede mutfak tüpü lüks tüketim sayılmaya başlanmışsa orada ekonomik dengeleri yeniden sorgulamak gerekir!
Çünkü mutfak tüpü bir keyif ürünü değildir. Yemek pişirmek, çorba kaynatmak, çocuğunun önüne sıcak bir yemek koymak için ihtiyaçtır. Yani doğrudan yaşamın kendisidir.
Peki, vatandaş bu ihtiyacını karşılamak için neden servet ödemek zorunda kalıyor?
12 KİLOLUK TÜPÜN FİYATI NEREYE GİDİYOR?
3 Kasım 2026 tarihli fiyat haberlerine baktığımızda 12 kilogramlık mutfak tüpünün bazı dağıtıcı ve bölgelerde 1.660 TL ile 1.855 TL seviyelerine ulaştığını görüyoruz. Bazı markalarda fiyatlar daha da yukarı çıkabiliyor.
Bir başka ifadeyle, vatandaşın mutfağındaki bir tüp gaz artık ciddi bir bütçe kalemine dönüşmüş durumda.
Peki, bu fiyatın içinde neler var?
LPG’nin uluslararası piyasa fiyatı, ithalat maliyeti, döviz kuru, rafinaj ve dağıtım giderleri, nakliye, bayi payı, vergiler…
Bunların hepsi elbette hesaplanmalı. Ticaretin maliyeti vardır. İşletmelerin kazanması da doğaldır.
Ama benim sormak istediğim başka:
Bu maliyetlerin üzerine ne kadar kâr konuluyor? Vatandaşın ödediği paranın ne kadarı ürünün gerçek maliyeti, ne kadarı vergi, ne kadarı dağıtım ve ticari kazanç?
DOĞAL GAZ HESABIYLA LPG HESABI AYNI DEĞİL!
Kamuoyunda dolaşan bir hesapta 12 kilogram LPG’nin yaklaşık 6 metreküp gaz hacmine karşılık geldiği, doğal gazın metreküp fiyatının 17,88 TL olduğu ve buradan 107,28 TL maliyet çıktığı ileri sürülüyor.
Ancak burada önemli bir teknik ayrıntı var: LPG’nin gaz hâlindeki hacmiyle doğal gazın enerji karşılığı aynı şey değildir.
Enerji değerleri üzerinden yapılan yaklaşık hesapta 12 kilogram LPG, 16 metreküp civarında doğal gazın sağladığı enerjiye karşılık gelebilir. Dolayısıyla 107,28 TL hesabı, doğrudan maliyet karşılaştırması olarak kullanılamaz.
Fakat bu teknik düzeltme, asıl soruyu ortadan kaldırmıyor:
12 kilogramlık bir mutfak tüpünün satış fiyatı nasıl oluyor da 1.800 TL’ye dayanıyor?
Bu fiyatın ayrıntılı maliyet tablosunu vatandaşın görmeye hakkı yok mu?
EPDK’YA, TİCARET BAKANLIĞI’NA VE HÜKÜMETE SORUYORUM!
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ticaret Bakanlığı ve ilgili bütün kurumlar bu konuda vatandaşın anlayabileceği açık bir bilgilendirme yapmalıdır.
– LPG’nin ithalat ve tedarik maliyeti nedir?
– Dağıtıcı şirketlerin satış marjı ne kadardır?
– Bayilerin kazancı ne kadardır?
– Vergilerin nihai fiyattaki payı nedir?
– Aynı ürünün farklı şehirlerde farklı fiyatlarla satılmasının gerekçesi nedir?
– Fahiş fiyat uygulayan işletmelere yönelik denetimler yeterli midir?
Bunlar cevapsız bırakılmaması gereken sorulardır.
Devletin görevi yalnızca vergi toplamak değildir. Tüketiciyi korumak, haksız fiyat artışlarını denetlemek ve piyasanın sağlıklı işlemesini sağlamaktır.
BU MİLLETİN MUTFAĞI SAHİPSİZ DEĞİLDİR!
Düşünün…
Bir emekli, aldığı maaşla kirasını mı ödesin, elektriğini mi yatırsın, ilacını mı alsın, mutfağına tüp mü koysun?
Asgari ücretli bir aile, çocuğunun beslenme çantasını hazırlarken bir de tüp parasını mı düşünsün?
Doğal gaz altyapısının ulaşmadığı köylerde, mahallelerde, ilçelerde yaşayan vatandaş ne yapsın?
Sobası olmayan, doğalgazı bulunmayan, yemek pişirmek için tüpe mecbur olan insanlara başka bir seçenek sunmadan bu fiyatlarla yaşamak zorunda bırakmak hangi sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır?
Burada mesele yalnızca bir tüpün fiyatı değildir. Mesele, vatandaşın temel yaşam ihtiyaçlarına ulaşabilmesidir.
Ticaret elbette yapılacak, kâr elbette kazanılacak. Ama vatandaşın çaresizliği üzerinden sınırsız kazanç elde edilmesine de göz yumulmamalıdır.
Benim çağrım açıktır:
Tüp gaz fiyatlarının oluşumundaki bütün maliyet kalemleri açıklansın. Dağıtıcı ve bayi kârları şeffaf biçimde ortaya konulsun. Fahiş fiyat iddiaları araştırılsın. Gerekirse bağımsız denetim yapılsın.
Çünkü devlet, güçlü olanın değil, hakkını aramakta zorlanan vatandaşın da yanında olmalıdır.
Ve son sözüm:
Bir ülkede vatandaşın tenceresinin kaynaması ekonomik bir lüks hâline gelmişse orada oturup düşünmek gerekir!
Bu milletin mutfağı ticari hesapların insafına terk edilemez.
VATANDAŞIN SOFRASINA DOKUNMAYIN!
Çünkü mutfaktaki ateş sönerse bunun hesabı yalnızca ekonomik tablolarla açıklanamaz.
Bir çift çorap düşünün… Sadece ayakları sıcak tutmuyor; içinde bir yörenin tarihini, kültürünü, kadınların alın…
Rize Valiliği koordinesinde, il genelinde izinsiz eğitim ve öğrenci barınma faaliyetlerine yönelik denetimler artırıldı. Kurallara…
BİNGÖL-YAYLADEREDE KISA SÜREDE HALKIN SEVGİSİNİ KAZANAN KAYMAKAMA MUHTARLAR DERNEĞİ BAŞKANINDAN ÖVÜCÜ SÖZLER
Rize’de yılbaşına iki ay kala şehir içi toplu taşıma ücretlerine zam yapıldı.
Yeşil-mavili futbolcunun yapılan muayene ve tetkiklerinde eklem faresi olarak bilinen serbest kemik parçası tespit edildi.
Rize’nin yetiştirdiği önemli isimlerden Prof. Dr. Kemal Şamlıoğlu, TBMM Genel Sekreterliği görevine atanarak memleketine büyük…