Categories: GÜNDEM

“Yargılama kararı, Ülkeye Ders Olması Gereken Karardır”.

Kartalkaya Yangını

 

Kartalkaya yangın faciasında verilen kesin mahkeme kararları, sadece Bolu ilimiz için değil, Türkiye’nin tamamı için ibret niteliğinde bir ders olmalıdır.

Yangında ihmali bulunan kurumlar, kuruluşlar ve yetkililere verilen rekor cezalar, artık bu ülkede hiçbir ihmalkârlığın cezasız kalmayacağını göstermektedir.

 

Ne acıdır ki bugün ilimizde Kartalkaya faciasının benzerlerinin yaşanması içten bile değildir.

Bu gerçeği görmemek mümkün değil; çünkü aynı ihmaller zinciri her nekadar önlenmeye çalışılıyorsa da maalesef yaşamaya devam ediyor.

 

Geçtiğimiz günlerde Fırtına Vadisi’n de yaşanan sel ve taşkın olaylarında da gördük: Vadi üzerindeki birçok tesisin bırakın eksiklerini tamamlamayı, çalışma ruhsatı bile yok. Bu sadece Fırtına Vadisi’ne özgü bir sorun değil.

İlimizde turizm alanında hizmet veren yapı stokunun çok büyük bir kısmı maalesef halen bu durumdadır.

Bu tablo, her an onlarca Kartalkaya benzeri facianın yaşanabileceği anlamına geliyor.

 

Mahkeme kararında verilen cezaların büyük bölümü, il özel idaresi genel sekreterliği, ilgili personel, Belediye personeli ve mühendisleri imza yetkisine sahip kamu görevlilerine yönelikti.

Çünkü bu kişilerin görevi, gerekli denetimi yapmak, yönetmeliklere uygunluğu sağlamak ve imza attıkları her belgenin sorumluluğunu taşımaktır.

Görevlerini eksiksiz yapmamak gibi bir lüksleri yoktur.

 

Peki bu görevler neden tam anlamıyla yerine getirilemiyor?

Bunun sebebi mutlaka araştırılmalıdır.

 

Üç dönem, İl Genel Meclisi üyeliği yaptım.

İmar Komisyonu Başkanlığı, Çevre-Sağlık Komisyonu Başkanlığı ve Turizm, AR-GE Komisyonu başkanlıkları görevlerinde bulundum.

Görev sürem boyunca hep aynı noktaya dikkat çektim: Yönetmelikler ve mevzuatlar yılların birikimiyle oluşmuş, toplumun can ve mal güvenliğini korumayı amaçlayan kurallardır.

Bu kuralları hükümsüz kılan her iltimas, her baskı, her istisna; hem sistemi çökertir hem de imza atan kamu görevlisini büyük risk altına sokar.

 

Buradan yetkili Bürokrat arkadaşlara çağrımı yineliyorum:

Her türlü siyasi baskıya, iltimasa, keyfi uygulamaya direnin.

Vicdanınızı, mesleğinizi ve geleceğinizi koruyun. Çünkü bugün bir rica ile görmezden gelinen bir eksiklik, yarın bir facianın ve 20-35 yıla varan hapis cezalarının nedeni olabilir.

 

Görevini hakkıyla yapan kamu görevlisinin vicdanı rahattır. Üstelik bu kararlılık, zamanla sistemi düzeltecek, kırılganlığı ortadan kaldıracak ve kamu düzenini güçlendirecektir.

 

Emin Kanbur — Vicdanın Sesi

Kafkasya Haber

Recent Posts

Evren Elvin Köseoğlu​ ile Vaveyla- Büyük Feryat’a

Söyleşi:Filozof Sossyolog Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine duyduğumuz vefayı görünür kılmak;…

3 dakika ago

FON SOYGUNU, KENT VURGUNU

ADNAN ONAY   Bu ülkede yaşanan her felaketin ve yozlaşmanın arka planında sınırsız bir açgözlülük,…

18 saat ago

Anne Carson’a Nobel: Edebiyatın sınırlarını aşan bir yazarın hikâyesi

Biyografi:Filozof Sosyolog   Klasik ile modern arasında kurulan edebî köprü, şiir ile düzyazının buluşması ve…

19 saat ago

Çaykur Rizespor’da sakatlık raporu açıklandı: 3 futbolcunun dönüş süresi belli oldu

Çaykur Rizespor’da Attila Mocsi, Ahmed Kutucu ve Can Bozdoğan’ın sakatlıkları nedeniyle sahalardan uzak kalacağı süreler…

19 saat ago

AFET DEĞİL, İHMAL ÖLDÜRÜYOR!

Fethi Karadeniz Yağmur yağınca sel, deprem olunca yıkım… Sonra aynı söz: “Doğal afet!” Peki dere…

19 saat ago

Ödüllü Yazar Halise Aydoğdu: Yaşam mücadelesinden edebiyata uzanan bir yolculuk

Söyleşi:Filozof Sosyolog   Türk Dili ve Edebiyatı’na, Türk şiirine, şairlere ve mesleğine emek vererek iz…

19 saat ago