Tarihte Türkçülük günü olarak yer alan 3 Mayıs günü aynı zamanda 1944 yılında görülen Türkçülük-Turancılık davasının dönüm noktasıdır.
İnönü iktidardadır ve Milliyetçi, muhafazakarlar büyük baskı altındadır.
İnönü dönemindeki uygulamalara tepki gösteren bir gurup milliyetçi genç, İnönü iktidarına destek veren dönemin sol görüşlü yazarlarıyla basın üzerinden tartışmalara girer. Tartışmaların en hararetlisi Milliyetçi-Türkçü Nihal Atsız ile solcu Sabahattin Ali arasında geçer. Sonunda Sabahattin Ali, Nihal Atsız hakkında, çeşitli suçlamalarla savcılığa şikayette bulunur.
Bu şikayetin sonucunda Nihal Atsız, yargılanmaya başlar. Mahkeme günü olan 3 Mayıs 1944 yılında milliyetçi gençler büyük bir gösteri düzenlerler..
Bu gösteri sonrasında aralarında birçok önemli ismin de bulunduğu kişiler için tutuklama kararları çıkar.
İstanbul 1 Numaralı Örfi İdare Mahkemesinde görüşülen ve 65 oturum süren davada Hasan Ferit Cansever, Fethi Tevetoğlu, Alparslan Türkeş, Nurullah Barıman, Zeki Özgür Sofuoğlu, Fazıl Hisarcıklı, Hüseyin Nihal Atsız, Hüseyin Namık Orkun, Nejdet Sancar, Saim Bayrak, İsmet Rasin Tümtürk, Cihat Savaş Fer, Muzaffer Eriş, Fehiman Altan, Yusuf Kadıgil, Cebbar Şenel, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, Reha Oğuz Türkkan, Hamza Sadi Özbek, Cemal Oğuz Öcal, Sait Bilgiç olmak üzere toplam 23 sanık yargılanırlar.
Tutuklu olarak yargılananlar ağır işkencelerden geçirilirler..
O gün işkence gören isimlerden biri olan Reha Oğuz Türkkan’ın kitaplarında ve çeşitli mecralarda anlattıklarıyla İnönü döneminde yaşanan bu zulmü gözler önüne seriyor.
Günümüzde kendini milliyetçi-ülkücü diye tanımlayıp, İnönü’ye methiyeler düzenleri ve ülkenin en kritik döneminde CHP safına geçip, onların propagandasını yaptıklarını görünce insan bunlara ne diyeceğini bilemiyor.!
1944 yılında birçok milliyetçi düşünürle birlikte uydurma bir dava olan Türkçülük-Turancılık davasında yargılanıp, hapse atılanlardan biri olan Alparslan Türkeş’in o günler hakkında yazdıklarını hatırlımamak mümkün değil.
Merhum Türkeş, bakınız o dönemler için neler yazmış;
“Atatürk’ün ölümünden sonra 12 yıl Türkiye’yi tam bir diktatör gibi yöneten ismet İnönü gerçeklere ve düşüncelere akıl erdirmesi mümkün olmayan bir kişidir. Kendisi, insanların hareketlerine yön veren faktörleri bilmeyen ve toplumları nasıl şahlandırıp hedefe yönelteceğini ve kalkındıracağını anlamayan bir insandır. Etrafına toplanarak kendi çıkarları için dalkavukluk edenlerin elinde çok zaman oyuncak olmuştur…Nepotizm, yani hısım-akrabalarını ve yakınlarını kayırma hastalığı, politikasının daimi temeli olmuştur. Bunun neticesinde onların tesirinde kalarak 1944 yılında’Turancılık davası’ adı ile bir davanın ortaya çıkarılmasına sebep olmuştur. Bu dava bahane edilerek Türk milliyetçiliği, Türk ülkücülüğü ve düşünce hayatı ağır saldırılara uğramış ve yurdumuz bundan çok zarar görmüştür. …
Yıllarca “eşsiz, büyük adam” diye takdim edilen kişinin beş dakika ilerisini dahi göremeyen bir insan olduğu olaylarla ispatlanmıştır”
(A. Türkeş- Dokuz Işık S. 8)
Ankara Rize Dernekler Federasyonu (RİDEF) tarafından, Rize Valiliği ve Rize Belediyesi himayelerinde, 7–10 Mayıs 2026…
Pazarspor Teknik Direktörü Ramazan Öztürk, sezonun ardından yaptığı değerlendirmede zorlu süreçlere rağmen takımın önemli bir…
Halil İbrahim Akmeşe, son dönemde yaşanan gelişmeler doğrultusunda okullarda güvenlik ve disiplin uygulamalarının daha sıkı…
Rize’de tarımsal üretimin çeşitlendirilmesi, yerel değerlerin korunması ve üreticilere yeni gelir kapıları oluşturulması amacıyla yürütülen…
TFF 3. Lig’de mücadele eden Pazarspor, son iki sezonda ortaya koyduğu performansla dikkatleri üzerine çekti.…
HABER/YORUM:ADNAN ONAY Valiler, hem devletin hem de hükümetin yereldeki en üst düzey temsilcisidir. Bu…