Korkmaz yaptığı yazılı açıklamada, kamu kurumlarının Rize’den Trabzon’a taşınması ya da bağlanması meselesinin kişilere indirgenemeyeceğini belirterek, “Bu konu herhangi bir bürokratın memleketi üzerinden değil, alınan idari kararlar ve izlenen kamu yönetimi anlayışı üzerinden ele alınmalıdır. Asıl sorgulanması gereken, bu kurumların neden Rize’de kalıcı hale getirilemediğidir” ifadelerini kullandı.
Kamu kurumlarının şehirler açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Korkmaz, görev yapan yöneticilerin memleketinden bağımsız olarak kente hizmet etmekle yükümlü olduğunu vurguladı. Rize’de yaşayan herkesin eşit ve nitelikli hizmet alma hakkı bulunduğunu belirten Korkmaz, “Bir bürokratın Rizeli ya da başka bir şehirden olması, kurumların şehirden koparılmasını meşrulaştıramaz” dedi.
“Rizeli isim” söyleminin sorunun kaynağını görünmez kıldığını savunan Korkmaz, bu yaklaşımın çözüm üretme iradesini de zayıflattığını dile getirdi. Şehirlerin gücünün aidiyet vurgularıyla değil, güçlü ve kalıcı kurumsal yapılarla ölçülebileceğini ifade eden Korkmaz, Rize’nin bölgesel idari kapasitesinin yıllar içinde bilinçli tercihlerle zayıflatıldığını öne sürdü.
Açıklamasının sonunda Rize için daha kararlı bir siyasal duruş çağrısı yapan Korkmaz, “Rize’nin ihtiyacı olan şey geçici açıklamalar değil; kurumlarını koruyan, yetkilerini geri kazanan ve kenti yeniden bölgesel bir idari merkez haline getirecek güçlü bir iradedir. Rize, bunu fazlasıyla hak etmektedir” ifadelerini kullandı.
