Kaba, 2008 yılında yapılan düzenlemelerle Aylık Bağlama Oranı’nın (ABO) ciddi şekilde düşürüldüğünü belirterek, TÜİK’in gerçek hayatla örtüşmeyen enflasyon verilerinin de emeklilerin kaybını daha da artırdığını ifade etti. Bu düzenlemeler yapılmamış olsaydı bugün en düşük emekli maaşının yaklaşık 47 bin TL seviyesinde olacağını savundu.
“Eğer Aylık Bağlama Oranı baştan sona budanmasaydı ve gerçek enflasyon rakamları gizlenmeseydi, bugün herkes yatırdığı primin karşılığını onuruyla alacaktı” diyen Kaba, mevcut sistemin emeklileri yoksulluğa mahkûm ettiğini söyledi.
İktidarın emeklilere yönelik politikalarını eleştiren Kaba, “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalıştınız ve buna hâlâ devam ediyorsunuz. Bu aziz millete hiçbir zaman ‘hak’ demediniz; yoksulluğa sürükleyen icraatlarınızı lütuf gibi sunmak istediniz” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında emeğin sistematik olarak değersizleştirildiğini dile getiren Kaba, “Emeği pay etmek yerine, emeğin üstüne basmayı seçtiniz. Bu bilinçli bir uygulamadır. Bizim yerimize hiç kimse çalışmadı. Dolayısıyla bu bizim emeğimizdir” dedi.
“Birilerinin lüksü için emeklinin ve emekçinin hakkının çiğnenmesine izin vermeyeceğiz” diyen Serkan Kaba, taleplerini şu sözlerle dile getirdi:
“Adalet istiyoruz. Adil paylaşım istiyoruz. Herkesin hak ettiğini alabildiği bir sistem ve yönetim biçimi istiyoruz.”
