Haber:Dilek ONAY CAN
Başkan Kutay saldırıda öğretmen ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yaralanmasının eğitim camiasını derinden sarstığını belirterek, “Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize, öğrencilerimize ve güvenlik güçlerimize acil şifalar diliyoruz” dedi.
“Ne yazık ki okullarımızda şiddet sona ermiyor”
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olayolduğunu ifade eden Başkan Kutay. “Bu saldırı, eğitimin ve öğretmenin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır”dedi
Son dönemde okullarda artan şiddet olaylarının ciddi bir tehdit haline geldiğini vurgulayan Kutay, kısa süre önce hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik olayını hatırlatarak, yaşananların eğitim camiasındaki kaygıyı daha da büyüttüğünü ifade etti.
“Ne yazık ki okullarımızda şiddet sona ermiyor. Güvenli, sağlıklı ve huzurlu eğitim ortamı tam anlamıyla sağlanamıyor” diyen Başkan Kutay, Türkiye’de yaşanan olayların yurt dışındaki okul saldırılarını andırır hale gelmesinin ürkütücü olduğunu söyledi.
Yaşanan bu saldırının , Eğitim-İş olarak geçtiğimiz günlerde başlattığımız “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz!” imza kampanyamızın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş olduğunu ifade eden Kutay;
“Biz bu ülkenin eğitim emekçileri olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözüm üretiyoruz, yol gösteriyoruz, sorumluluk alıyoruz.
Aylar değil, yıllardır söylüyoruz: Okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz!
Kadrolu güvenlik görevlisinden rehberlik hizmetlerine, psikososyal destekten sağlıklı beslenmeye kadar dile getirdiğimiz tüm talepler; sadece fiziki iyileştirme talepleri değildir.
Bunlar, öğretmenin can güvenliğini, meslek onurunu ve öğrencinin yaşam hakkını koruma mücadelesidir” dedi
Güvenlik ve disiplin vurgusu
Kutay, eğitim kurumlarında alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı:
- Her okula güvenlik görevlisi atanması
- Kamera sistemlerinin yaygınlaştırılması
- Giriş-çıkış kontrollerinin sıkılaştırılması
- Disiplin yönetmeliklerinin yeniden düzenlenmesi
- Rehber öğretmen sayısının artırılması
Bu tedbirlerin hayata geçirilmemesinin ağır sonuçlara yol açtığını belirten Kutay, “Bu önlemler alınmış olsaydı bugün bu acıları yaşamıyor olabilirdik” dedi.
“Okul-aile iş birliği şart”
Sorunun sadece güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini ifade eden Karaaslan, ailelerin de sürece aktif katılması gerektiğini belirtti. Öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimlerinin yakından takip edilmesinin önemine dikkat çekti.
Yasal düzenleme ve “Güvenlik Zirvesi” çağrısı
Eğitim-İş olarak daha önce eğitimde şiddetin önlenmesine yönelik kanun teklifleri sunduklarını hatırlatan Başkan Kutay. mevcut tedbirlerin yetersiz kaldığını söyledi.
Kutay, eğitimde şiddetle mücadele için kapsamlı bir “Güvenlik Zirvesi” düzenlenmesi çağrısında bulunarak, tüm paydaşların bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti.
“Öğretmenin itibarı korunmalı”
Öğretmenlerin toplumdaki yerinin korunması gerektiğini vurgulayan Kutay, “Öğretmenin itibarı, devletin ve milletin itibarıdır” dedi. Eğitimcilerin güvenliğinin sağlanmasının geleceğe yapılacak en önemli yatırım olduğunu belirtti.
Medya ve dijital içeriklere denetim çağrısı
Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere de dikkat çeken Kutay özellikle sosyal medya platformlarında yayılan içeriklerin sıkı şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.
“Bu bir çöküştür”
Açıklamasının devamında Eğitim-İş Rize Şube Başkanı Hamza kutay şu ifadeleri kullandı:
“Şiddete karşı tek sesiz. Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans istiyoruz. Ülkemizin geleceği şiddete kurban edilemez.Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor.Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor.Ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor!Buradan soruyoruz:En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü?Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü?dedi
“Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır!
Kutay, Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseri olduğunu ifade ederek: “
“10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür.Biz Eğitim-İş olarak yıllardır uyarıyoruz!Daha kısa süre önce öğretmenimiz Fatma Nur Çelik katledildiğinde söyledik:“Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak!”
Peki ne yaptınız?
Hiçbir şey!
Ne ciddi bir güvenlik politikası oluşturuldu,
Ne rehberlik ve psikolojik destek güçlendirildi,
Ne de eğitim emekçileri korunabildi!
Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor.
Bugün öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor.
Bu tabloyu yaratanlar bellidir!
Eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır.
Okulları ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edenlerdir.
Sorumluluk almayanlardır!
Başkan Kutay mesajını tamamlarken şu ifadelere yer verdi: “Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir!Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır!
Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz!
Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir!
Yaşanan bu saldırı, Eğitim-İş olarak geçtiğimiz günlerde başlattığımız “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz!” imza kampanyamızın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
İşte bu yüzden buradayız!
İşte bu yüzden ARTIK YETER diyoruz!
