Sürmene ve Araklı ilçelerinde planlanan maden arama çalışmaları hakkında konuşan Çebi, madenlerin ekonomiye kazandırılmasına ilke olarak karşı olmadığını ancak çevreye zarar verecek ve bölge halkının yaşamını olumsuz etkileyecek uygulamalara izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Yer altı kaynaklarının insanlığın hizmetine sunulmasının önemli olduğunu belirten Çebi, maden faaliyetlerinin yabancı sermayenin kontrolünde yürütülmesi ve çevresel tahribata yol açması halinde bunun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Türkiye’deki bazı maden işletmelerinin yabancı şirketler tarafından işletildiğini öne süren Çebi, ekonomik getirinin büyük bölümünün yurt dışına aktarıldığını, buna karşılık çevresel yükün ise bölge halkının omuzlarına bırakıldığını savundu. Ormanların, su kaynaklarının ve doğal yaşam alanlarının korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurgulayan Çebi, bölge halkının hassasiyetlerinin dikkate alınmasını istedi.
Açıklamasında dikkat çeken ifadeler kullanan Çebi, “Madenlerin çıkartılmasına karşı değilim. Ancak yabancılara peşkeş çekilip benim coğrafyamın talan edilmesine, insanımın hayatının sıkıntıya sokulmasına, sularımızın kirletilmesine ve hayvanlarımızın zehirlenmesine vesile olan çalışmalara razı olmam mümkün değildir. Madenlerin çıkartılmasına evet, ancak ülke kaynaklarının yabancılara devredilmesine ve çevrenin tahrip edilmesine hayır diyorum” dedi.
Vatandaşları süreci yakından takip etmeye davet eden Çebi, doğal kaynakların ülke menfaatleri doğrultusunda, çevresel hassasiyetler gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çebi ayrıca, bölgede yürütülen çevre mücadelesine destek verdiğini ifade ederek doğanın ve milli kaynakların korunması konusunda ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu.
Haber Kaynak : İLYAS GÜR
