Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SİYASİ PARTİ İL BAŞKANLIĞININ ÖNEMİ

ADNAN ONAY Siyasi partilerde teşkilat yapısının en önemli halkalarından biri

ADNAN ONAY

Siyasi partilerde teşkilat yapısının en önemli halkalarından biri il başkanlıklarıdır. Özellikle iktidar partilerinde il başkanı, sadece bir teşkilat yöneticisi değil, aynı zamanda Genel Merkez’in, Genel Başkan’ın ve hükümet politikalarının o ildeki temsilcisidir. Bu nedenle bir il başkanının güçlü olması, yalnızca şahsına değil, temsil ettiği siyasi iradeye de güç kazandırır.

 

Modern siyaset teorisyenlerinin de sıklıkla vurguladığı gibi, kurumsal meşruiyet ve güç, merkezî otoritenin yereldeki simgelerinin ne kadar güçlü durduğuyla ölçülür. Dolayısıyla, il başkanının yereldeki otoritesi, saygınlığı ve karar alma süreçlerindeki etkinliği, aslında temsil ettiği iktidarın gücüyle doğrudan doğruya orantılıdır. İl başkanının elinin güçlü olması, teşkilatın disiplinini artırdığı gibi, halk nezdinde de güven veren, tek sesli ve kararlı bir yönetim imajı çizer. Bu durum, sonuçta temsil ettiği siyasi partinin hanesine olumlu bir puan olarak yazılır ve iktidarın yerelde kökleşmesini sağlar.

 

Bu nedenle yereldeki tüm siyasi aktörlerin önceliği kişisel nüfuz alanlarını genişletmek değil, partinin kurumsal gücünü büyütmek olmalıdır. Milletvekili, belediye başkanı, ilçe başkanı, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ile diğer tüm teşkilat mensupları, il başkanını rakip değil koordinasyon merkezi olarak görmelidir. Çünkü güçlü teşkilatlar güçlü il başkanlarıyla, güçlü il başkanları da teşkilatın ortak desteğiyle ortaya çıkar.

 

Bu gerçekliğe rağmen siyasetin doğası gereği, yerel dinamiklerde güç odaklarının dengelenmesi ya da çatışması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu durumda asıl kaybeden, mensup olunan siyasi partidir. Aynı iktidara mensup milletvekillerinin, belediye başkanlarının veya diğer üst düzey siyasi temsilcilerin, il başkanının otoritesini sarsacak, onun elini zayıflatacak tutumlar içerisine girmesi, temsil edilen siyasi parti adına yapılabilecek en büyük stratejik hatalardan biridir.

 

Yakın dönem siyaset bilimcilerinden Maurice Duverger’nin parti yapıları üzerine yaptığı analizler, teşkilat içi hiyerarşinin ve tek sesliliğin bozulmasının partileri hızla zayıflattığını ortaya koyar. Benzer şekilde, çağdaş siyaset ve toplumsal bağlar üzerine eğilen düşünürler, yerel aktörlerin birbiriyle çatışmasının tabanda “güven erezyonu” yarattığına dikkat çeker.

 

İl başkanını bypass etmeye çalışmak, onun kararlarını boşa çıkarmak ya da kamuoyu önünde onu tartışmalı hale getirmek, kişisel bir güç savaşından ziyade kurumsal bir yıpranmaya yol açar. Unutulmamalıdır ki, bir ilde iktidarın temsilcileri arasında yaşanan çok seslilik ve rol çatışması, dışarıdan bakıldığında bir yönetim zafiyeti olarak algılanır. İl başkanının zayıflatıldığı bir senaryoda, aslında o ildeki tüm iktidar bileşenleri ve en nihayetinde partinin kendisi zayıflar. Başarı nasıl ortak bir sinerjinin ürünüyse, kurumsal hiyerarşinin zedelenmesinin faturası da topyekûn partiye kesilir.

 

Siyasi partilerde meşruiyetin ve yetkinin kaynağı bellidir. İl başkanına bu ağır sorumluluğu ve temsil yetkisini veren merci, partinin Genel Merkezi ve lideridir. Bürokratik rasyonalizm ve örgüt kuramları üzerine çalışan düşünürlerin de belirttiği üzere, bir yapının ayakta kalması “yetki ve sorumluluk denkliğine” ve hiyerarşik sadakate bağlıdır. Teşkilat hukuku, bu görevin nasıl verileceğini belirlediği gibi, tasarruf hakkını da yine aynı merkeze tanır. Eğer bir il başkanı görev tanımının dışına çıkar, hata yapar ya da yetersiz kalırsa, bunun muhasebesini yapacak ve gerekiyorsa onu görevden alacak yer ona bu yetkiyi veren iradedir. Bu hiyerarşik çizgiye saygı duymak, siyasi disiplinin ve sadakatin en temel şartıdır.

 

Yereldeki diğer aktörlerin görevi, il başkanının elini zayıflatmak değil, genel merkezin emanetine sahip çıkarak onun etrafında kenetlenmektir. Ancak bu sayede yerel bürokrasi, sivil toplum ve vatandaş nezdinde güçlü bir iktidar profili çizilebilir ve partinin siyasi ömrü ile başarısı güvence altına alınabilir.

Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar