Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KARA DELİK ETKİSİ: KARADENİZ SAHİL YOLU TÜNELLERİNDE GÖRÜNMEYEN TEHLİKE

Fethi Karadeniz Türkiye Gezginler Derneği Bursa Eski İl Temsilcisi  

Fethi Karadeniz

Türkiye Gezginler Derneği

Bursa Eski İl Temsilcisi

 

Tünelin içine giriyorsunuz, gözleriniz karanlığa teslim oluyor!

 

Karadeniz Sahil Yolu, hırçın dağları aşan, denizle dağ arasındaki mesafeyi kısaltan önemli bir ulaşım projesi. Tüneller sayesinde yolculuklar kolaylaştı, süreler kısaldı.

 

Ama Rize hattında, özellikle Çayeli-Pazar arasındaki bazı tünellerde, sürücülerin karşı karşıya kaldığı ciddi bir sorun var:

 

Yetersiz tünel aydınlatması!

 

Gündüz, güneşin altında ilerleyen bir araç tünele girdiği anda insan gözü ani ışık değişimine uyum sağlamakta zorlanıyor. İşte tam o birkaç saniye, sürücü için hayati önem taşıyor.

 

Bu durum, sürüş güvenliği açısından “kara delik etkisi” olarak tanımlanan tehlikeli bir görsel uyum sorununa dönüşebiliyor.

 

Dışarıdaki parlak gün ışığından bir anda daha karanlık bir tünel ortamına girildiğinde sürücünün görüş mesafesi düşüyor. Önündeki araç, yol üzerindeki bir cisim, ani fren yapan bir otomobil veya herhangi bir engel yeterince erken fark edilemeyebiliyor.

 

Üstelik zaman içerisinde kirlenen armatürler, yetersiz bakım ve ışık seviyelerindeki düşüş sorunu daha da büyütebiliyor.

 

Bir tünelin aydınlatması sadece “içerisi görünsün” diye yapılmaz.

 

Sürücünün gözünün tünele girişte güvenli biçimde adapte olması, yolun ve araçların yeterli kontrastla görülebilmesi, aydınlatmanın mümkün olduğunca homojen olması gerekir.

 

Çünkü mesele konfor değil, doğrudan can güvenliğidir.

 

Karadeniz Sahil Yolu gibi yoğun kullanılan bir güzergâhta “nasıl olsa tünelin içinde ışık var” anlayışı yeterli değildir.

 

Önemli olan ışığın varlığı değil, güvenliği sağlayacak düzeyde ve doğru noktada olmasıdır.

 

Bu nedenle Karayolları Genel Müdürlüğü’nün özellikle Çayeli-Pazar arasındaki tünellerde kapsamlı bir inceleme yapması, aydınlatma seviyelerini teknik ve fotometrik ölçümlerle değerlendirmesi gerekiyor.

 

Armatürler temizlenmeli, eskimiş sistemler yenilenmeli ve gerekli görülen yerlerde çağdaş, homojen aydınlatma sistemlerine geçilmelidir.

 

Unutmayalım:

 

Yol yapmak büyük iştir.

Ama yapılan yolu güvenli hâle getirmek daha büyük sorumluluktur.

 

Karadeniz Sahil Yolu’nun başarısını yalnızca tünellerin uzunluğu, yolların genişliği ya da peyzajıyla ölçemeyiz.

 

Asıl başarı, o tünellerden geçen her sürücünün ve her yolcunun evine sağ salim ulaşmasıdır.

 

Tünelin sonundaki ışığı güvenle görmek istiyorsak, önce tünelin içini aydınlatmalıyız.