Fethi KARADENİZ
Emekli Eğitim Müfettişi
Bazı tarihler vardır; takvim yapraklarında kalmaz, bir milletin yüreğine kazınır. **29 Ekim 1923, Türk milletinin kendi geleceğine sahip çıktığı, bağımsızlığını cumhuriyetle taçlandırdığı gündür.** Cumhuriyet Haftası ise bu büyük mirası yeniden hatırlamanın, gururumuzu tazelemenin ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzu düşünmenin zamanıdır.
Bir düşünün… Yokluklar içinde bir ülke, yorgun ama başı dik bir millet, bağımsızlık uğruna verilen eşsiz bir mücadele… Ardından Anadolu’nun bağrından yükselen bir irade: *Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!*
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı, yalnızca bir vatanı kurtarmadı; milletimizin kendi kendini yönetmesinin de yolunu açtı. 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, işte bu büyük mücadelenin en anlamlı kazanımlarından biri oldu.
**Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; eşit yurttaşlık, özgürlük, fırsat eşitliği ve çağdaş bir toplum idealidir.** Cumhuriyet sayesinde bir çocuğun doğduğu yer, ailesinin imkânları ya da toplumsal konumu, hayallerinin sınırı olmamalıdır. Her çocuk okuyabilmeli, her genç yeteneğine göre ilerleyebilmeli, her vatandaş düşüncesini özgürce ifade edebilmeli ve hukuk önünde eşit olmalıdır.
Bir eğitimci olarak biliyorum ki Cumhuriyet’in en büyük güvencesi, aklını kullanan, sorgulayan, bilimden yana olan ve ülkesine karşı sorumluluk duyan nesillerdir. Okullarımızda yalnızca bilgi değil; özgür düşünce, vicdan, dayanışma ve Cumhuriyet bilinci de yetiştirmeliyiz. Çünkü Cumhuriyet’i yaşatmak, onu yalnızca törenlerde anmakla değil, değerlerini günlük hayatımıza taşımakla mümkündür.
Bugün göğsümüzü kabartan, bayrağımızı gururla dalgalandıran her başarıda Cumhuriyet’in aydınlık yüzünü görüyoruz. Bilimde, sanatta, sporda, eğitimde ve üretimde elde edilen her kazanım, bu ülkenin insanına duyduğumuz güveni büyütüyor. Dünyanın neresinde olursak olalım, ay yıldızlı bayrağımızı gördüğümüzde içimizi kaplayan duygu, ortak tarihimizin ve geleceğe dair umudumuzun ifadesidir.
Ancak gerçek bir Cumhuriyet sevdalısı olmak, yalnızca geçmişimizle övünmek değildir. Hukukun üstünlüğünü savunmak, adaleti gözetmek, emeğe değer vermek, farklılıklarımızı zenginlik kabul etmek ve çocuklarımıza daha güzel bir ülke bırakmak da bu sevdanın gereğidir. **Cumhuriyet, bizden sadece gurur duymamızı değil, ona layık bir gelecek kurmamızı da bekliyor.**
Cumhuriyet Haftası’nda evlerimizi, okullarımızı ve sokaklarımızı bayraklarla donatalım. Çocuklarımıza 29 Ekim’in anlamını anlatalım. Bu büyük mirasın hangi fedakârlıklarla kazanıldığını hatırlayalım. Atatürk’ü ve bağımsızlık mücadelemizin bütün kahramanlarını saygıyla, minnetle analım.
Ve hep birlikte haykıralım:
**Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın bağımsız Türkiye!
Yaşasın, özgür ve onurlu bir geleceğe inanan Türk milleti!**
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizi kuranları, bu vatan uğruna can veren şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
**Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun!**
Çünkü Cumhuriyet, geçmişimizden aldığımız onur, bugünümüzün sorumluluğu ve yarınlarımıza bıraktığımız en kıymetli emanettir.
