Arhavi, doğanın yeryüzüne sunduğu en cömert, en saf ve en eşsiz armağanlardan biridir.
Binbir tonlu yeşilin birbirine karıştığı ormanları, gürül gürül akan berrak dereleri, göğe uzanan heybetli dağları ve her nefeste insanın içine işleyen temiz havasıyla Arhavi yalnızca bir şehir değil; bir yaşam biçimi, bir kültür ve bir aidiyet duygusudur.
Bu topraklar sadece üzerinde yaşadığımız bir coğrafya değildir.
Atalarımızdan devraldığımız, çocuklarımıza emanet etmekle yükümlü olduğumuz ortak mirasımızdır.
Arhavili olmak; bu doğayla bütünleşmek, derenin sesinde huzur bulmak, yağmurun bereketini hissetmek ve dağların gölgesinde büyümek demektir.
Bizim için doğa bir kaynak değil, yaşamın ta kendisidir.
Turizmin Gözbebeği, Geleceğin Teminatıdır.
Arhavi’nin geleceği yerin altında değil, yerin üstündeki eşsiz zenginliklerinde saklıdır.
Mençuna Şelalesi’nin büyüleyici güzelliği, Kamilet Vadisi’nin dünya ölçeğinde öneme sahip biyolojik çeşitliliği,
Oçambre, Lakvara, Opurmole, İsina ve daha nice doğal alanın eşsiz dokusu;
Yolgeçen Köyü’nün doğal güzellikleri ile Türkmene ve Kapmarona dağlarının görkemi, Arhavi’yi Karadeniz’in en önemli ekoturizm merkezlerinden biri yapabilecek potansiyele sahiptir.
Dünyanın gelişmiş ülkeleri bugün doğayı koruyarak kalkınmanın yollarını ararken, bizler binlerce yıllık doğal mirasımızı birkaç yıllık ekonomik çıkar uğruna feda edemeyiz.
Gerçek zenginlik toprağın altında aranacak birkaç gram metalde değil; toprağın üstünde yaşayan insanında, ormanında, deresinde, kuşunda ve geleceğe umutla bakan çocuklarındadır.
Suyumuz Hayattır
Dağlarımızdan süzülerek gelen berrak sular yalnızca içme suyu değildir.
Bu sular tarımın, hayvancılığın, yaşamın ve bölgedeki tüm canlıların varlık sebebidir.
Her dere bir yaşam koridorudur. Her kaynak suyu gelecek nesiller için korunması gereken doğal bir hazinedir.
Bir kez kirlenen suyun, tahrip edilen bir vadinin ve yok edilen bir ekosistemin geri dönüşü çoğu zaman mümkün değildir.
Bu nedenle suyumuzu korumak, yaşamı korumaktır.
Altın Değil, Yaşam İstiyoruz!
Doğal yapısı bu kadar hassas, kırılgan ve aynı zamanda paha biçilemez değerde olan bu coğrafyada Nexen veya herhangi bir maden projesine izin vermek; yalnızca doğaya değil, Arhavi’nin geleceğine de zarar vermek anlamına gelir. Bu nedenlerden sebep Arhavide maden istemek,toprağa yeşile,suya hayvanat ve tüm canlı ekosisteme ihanettir
Maden faaliyetlerinin beraberinde getireceği çevresel riskleri, toprak kayıplarını, su kirliliğini, orman tahribatını ve geri dönüşü olmayan ekolojik yıkımları vadilerimizde, dağlarımızda ve yaşam alanlarımızda görmek istemiyoruz.
Bizler çocuklarımıza siyanür havuzları, kazılmış dağlar ve kurumuş dereler bırakmak istemiyoruz.
Bizler kuş seslerinin sustuğu, ormanların yok olduğu, derelerin bulanık aktığı bir Arhavi değil; doğasıyla yaşayan, üreten ve nefes alan bir Arhavi bırakmak istiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki maden şirketleri gün gelir gider; ancak tahrip edilen doğa, kaybedilen su ve yok edilen yaşam geri gelmez.
Arhavi’nin Sahibi Doğasıyla Birlikte Halkıdır
Arhavi halkı suyuna, toprağına ve doğasına sevdalıdır. Bu sevda hiçbir ekonomik vaatle, hiçbir siyasi hesapla ve hiçbir şirket çıkarıyla ölçülemez.
Makamlar geçicidir. Şirketler geçicidir. Siyasi iktidarlar geçicidir.
Ancak Arhavi’nin dağları, dereleri ve ormanları kalıcıdır.
Bugün bu toprakların korunması için sessiz kalanlar ya da doğanın talanına ortak olanlar, yarın hem halkın vicdanında hem de tarihin hafızasında bunun sorumluluğunu taşıyacaktır.
Biz kimsenin düşmanı değiliz. Biz kalkınmaya karşı değiliz. Biz emeğe ve üretime karşı değiliz.
Biz yalnızca yaşamın, doğanın ve gelecek kuşakların yanında duruyoruz.
Çünkü biliyoruz ki gerçek kalkınma; suyunu, toprağını ve doğal zenginliklerini koruyabilen toplumların başarabileceği bir şeydir.
Bugün Arhavi için ses çıkarıyoruz; çünkü yarın çok geç olabilir.
Bugün doğamıza sahip çıkıyoruz; çünkü çocuklarımızın bize soracağı ilk soru şu olacaktır:
“Bu güzellikleri korumak için siz ne yaptınız?”
Bizim cevabımız nettir:
Arhavi’nin dereleri için mücadele ettik. Ormanları için mücadele ettik. Dağları için mücadele ettik. Suyu ve yaşamı için mücadele ettik.
Çünkü biz altın değil, yaşam istiyoruz!
Yaşasın Arhavi’nin özgür dereleri, yemyeşil ormanları, bereketli toprakları ve eşsiz doğası!
Yasasın Arhavi’nin doğa ile bütünleşmiş duyarlı insanları.
Bilgin Uzuner
SP Artvin il Müfettişi
ADNAN ONAY Devlet, gidişatı zora sokacak veya beka sorunu yaşatacak kişilerin önünü bir şekilde…
ADNAN ONAY Yaş çay üreticilerinin her kampanya döneminde karşılaştığı en büyük sorunlardan biri, açıklanan…
Toplumda sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek, tütün kullanımı ve zararları konusunda farkındalık oluşturarak sigarayı…
Yusuf Ziya Alim, Kurban Bayramı sonrası yaş çay alımlarında yaşanan yoğunluk nedeniyle kısa süreli kontenjan…
HOPAPORT Genel Müdürü Meriç Burçin Özer İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati’yi ziyaret etti.