“Çerçeve yasa” adı altında yürütülen tartışmalar, Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet yapısı ve anayasal düzeni açısından son derece dikkatli ele alınması gereken bir konudur. Devletin temel niteliğini, üniter yapısını ve vatandaşların hukuk önündeki eşitliğini tartışmaya açacak her türlü yaklaşım, hangi gerekçeyle sunulursa sunulsun ciddi biçimde sorgulanmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti üniter bir devlettir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, yalnızca siyasi bir tercih değil, Cumhuriyet’in temel anayasal esaslarından biridir. Bu nedenle herhangi bir “çerçeve yasa” çalışmasının, üniter devlet yapısını zayıflatacak; farklı siyasi, idari veya hukuki statüler oluşturacak ya da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı temelindeki ortaklığı aşındıracak düzenlemelere kapı aralamaması gerekir.
Demokratikleşme, özgürlüklerin genişletilmesi ve vatandaşların sorunlarının çözülmesi elbette mümkündür ve gereklidir. Ancak demokrasi ile devletin üniter yapısını birbirinin alternatifi gibi göstermek büyük bir yanılgıdır. Hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi başka şeydir; devletin idari ve siyasi bütünlüğünü tartışmaya açmak başka şeydir.
Milletimizin ortak geleceği; etnik, mezhepsel veya bölgesel farklılıklar üzerinden ayrı siyasi kimlikler inşa etmekte değil, hukuk önünde eşit vatandaşlık temelinde birlikte yaşamaktadır.
Bu nedenle açıkça ifade etmek gerekir:
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısı pazarlık konusu yapılamaz.
Hiçbir siyasi hesap, hiçbir geçici ittifak ve hiçbir “yeni dönem” söylemi; Türkiye’nin milli birliğinden, anayasal düzeninden ve devletin bölünmez bütünlüğünden daha değerli değildir.
Çerçeve yasa adı altında yapılacak her düzenleme kamuoyuna açık, şeffaf ve denetlenebilir olmalıdır. Milletin bilmediği, Meclis’in yeterince tartışmadığı, içeriği belirsiz ve sınırları muğlak hiçbir düzenlemenin oldu-bitti anlayışıyla hayata geçirilmesi kabul edilemez.
Türkiye’nin ihtiyacı; devletin temel niteliklerini zayıflatacak belirsiz projeler değil, hukukun üstünlüğünü, milli birliği, vatandaşların eşitliğini ve demokratik kurumları güçlendiren açık ve net düzenlemelerdir.
Devletin bütünlüğü konusunda ise sözümüz nettir:
Üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tartışmaya açacak hiçbir düzenlemeye sessiz kalmayacağız. Türkiye’nin geleceği, kapalı kapılar ardında hazırlanmış siyasi hesaplara değil; millet iradesine, Anayasa’ya ve ortak milli değerlerimize dayanmalıdır.
Zafer Partisi Rize il Başkanı
Hüseyin KARAMAN
ADNAN ONAY Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki altyapısını oluşturması hedeflenen ve kamuoyunda 'çerçeve yasa' olarak…
‘Her iz, ustanın emeğinin hatırasıdır’ der büyükler… Sonra da ekler: ‘Usta el feneridir. Sen ışığa…
Çaykur Rizespor’un Galatasaray’dan bir yıllığına kiralık olarak kadrosuna kattığı Ahmet Kutucu, yeni sezon öncesi antrenmanlardaki…
Kaçkar Dağcılık Rafting Kayak İhtisas Spor Kulübü’nün düzenlediği 28. Uluslararası Dağcılık Şenliği, 3–8 Ağustos tarihleri…
Rize’nin Fındıklı ilçesinde çay ve tarımsal üretimi tehdit eden Amerikan Beyaz Kelebeği (tırtıl) zararlısına karşı…
Yeniden Refah Partisi Rize Merkez İlçe Teşkilatı, Ağustos Ayı İlçe Divan Toplantısı’nı yoğun katılımla gerçekleştirdi.…