Categories: SİYASET

DEVA Partili Karal’dan TMO’ya çağrı: Buğday alım fiyatını dünya değil, Anadolu koşullarına göre belirleyin

DEVA Partili Hasan Karal, Ulusal Hububat Konseyi’ne göre bu yıl Türkiye genelinde 18 milyon 650 bin ton buğday üretiminin beklendiğini ancak bu rakamın, 30 yıldır ortalama 20 milyon tonun altında seyreden üretim trendinin değişmediğini gösterdiğini söyledi. Stratejik bir tarım ürünü olan buğdayda üretimin yerinde saydığına dikkat çeken Karal, “Verim artıyor, nüfus artıyor ama üretim yerinde sayıyor. Çünkü çiftçi üretime değil, belirsizlikle muhatap oluyor.” ifadelerini kullandı.
“Buğday hasadı başladı ama TMO hala fiyat açıklamadı”
Türkiye’nin buğday ambarı olan İç Anadolu ve Güneydoğu’da kuraklık, Çukurova’da ise Şubat ayında yaşanan zirai don nedeniyle verim kayıplarının yaşandığını anımsatan Karal, TMO’nun fenolojik değerlendirme raporlarında da bu tablonun teyit edildiğini kaydetti.
Buğday hasadının birçok bölgede erken başladığını ifade eden Karal, “Geçen yıl buğday TMO alım fiyatlarının üzerine verilen desteklerle çiftçinin eline geçen rakam buğdayda 11 bin TL, arpada ise 8 bin TL idi. O günden bu yana gıda enflasyonu yüzde 36,09’a, genel TÜFE ise yüzde 37,86’ya ulaştı. Üretim maliyetleri bu oranların da üzerinde. Mazot, gübre, elektrik, sulama, işçilik hepsi katlandı. Üstüne üstlük çiftçi ürününü hasat etmeye başladı ancak bu yılki hububat alım fiyatı hala açıklanmadı. Her yıl Haziran başında yapılan açıklamanın bu yıl hasat döneminin önce başlaması dolayısıyla erkene alınması şarttı. Ama yine geç kalındı. Çiftçi belirsizlikle baş başa bırakıldı. Tarımsal üretim felaketlerle boğuşurken, üretici fiyatsızlıktan tükeniyor.”
“TMO, fiyatı dünya değil, Anadolu koşullarına göre belirlemelidir”
Milletvekili Karal, açıklanacak alım fiyatlarının, üreticinin maliyetini ve geçimini karşılayacak seviyede olması gerektiğini vurguladı. Enflasyon oranının altında kalacak her fiyatın, üreticiyi zarara uğratacağını bildiren Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“TMO, fiyatı dünya değil, Anadolu koşullarına göre belirlemelidir. Bilinmelidir ki üretici kazanmazsa tüketici daha pahalıya yemeye mahkum kalır. Üretimi değil, belirsizliği yöneten politikalar değişmedikçe ne sofrada bolluk olur ne de tarlada bereket. Bakanlık, sürdürülebilir ve adil bir fiyat politikası belirlemeli, destekleme primleri açık ve erken ilan edilmelidir.”

Kafkasya Haber

Recent Posts

AİLENİN TOPLUMDAKİ YERİ

Makale:Ali KALENDER Bir milletin geleceğini görmek isteyen, önce o milletin aile yapısına bakmalıdır. Çünkü aile,…

22 saat ago

Rize Ticaret Borsası Heyetinden Azerbaycan’a Çay Çıkarması: “Nitelikli Üretimle Türk Çayının Katma Değerini Arttırmalıyız”

Rize Ticaret Borsası (RTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan başkanlığındaki RTB yönetim kurulu ve meclis…

1 gün ago

TEB, Emeklilere Temmuz Ayı İçin Promosyon Ödemelerini Açıkladı

Türk Ekonomi Bankası (TEB), Temmuz 2026 dönemi emekli promosyon kampanyasını duyurdu. Emekli maaşını TEB'e taşıyan…

1 gün ago

Oktay Kaynarca’dan ‘Süleyman Çakır’ itirafı: Bir türlü ölemiyorum

Oyuncu Oktay Kaynarca, yıllar önce "Kurtlar Vadisi" dizisinde hayat verdiği Süleyman Çakır karakterinin hâlâ unutulmamasına…

1 gün ago

Uzmanlardan uyarı: Tip 2 diyabetin önlenmesinde üç kritik adım

Türkiye'de milyonlarca kişiyi etkileyen Tip 2 diyabet, yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve düzenli sağlık kontrolleriyle…

1 gün ago

Akçaabat’ta Göçük Altında Kalan İşçi İtfaiyenin Hızlı Müdahalesiyle Kurtarıldı

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde altyapı çalışmaları sırasında yaşanan toprak kaymasında göçük altında kalan işçi, itfaiye ekiplerinin…

1 gün ago