Categories: EKONOMİGÜNDEM

Ekmek fiyatları uçacak! Yüzde yüz zam geldi

Türkiye’de, kurlardaki artış temel gıda fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Şeker ve ay çiçek yağının ardından bu kez de unun fiyatı katlanarak arttı.

Un fiyatlarındaki hızlı yükseliş son günlerde ekmeğe zam geleceğine dair endişeye yol açtı.

DW Türkçe’nin haberine göre; İstanbul Ticaret Odası (İTO) 12 No’lu Ekmek Un ve Unlu Mamuller Meslek Komitesi Başkanı Hasan Demir, “Şu anda ekmeklik unlar 310-320 lira civarında. Pasta, açma, poğaçada kullanılan unlar 400 lira bandını aştı” diyor.

 

SON BEŞ AYDA YÜZDE 100 ZAM

Un fiyatlarındaki artışın Temmuz ayından sonra yüzde 100’e ulaştığını söyleyen Demir, Temmuz ayında 150 liraya satılan 50 kilogramlık un çuvalının fiyatının beş ayda 300 lirayı geçtiğini ifade ediyor.

11 Kasım’da İstanbul’da ekmeğe yüzde 25 zam yapılmış ve 230 gram ekmeğin fiyatı 2.5 liraya çıkmıştı. Ancak fırıncılar yapılan zammın, artan maliyetler karşısında eridiğini belirtiyor.

 

“EKMEĞİN 3 LİRA OLMASI LAZIM”

Ekmeğe zam talep ettikleri dönemde unu 170 liradan aldıklarını aktaran Hasan Demir, “O zaman Ağustos ayındaydık. Şu anda 300 liranın üzerinde temin etmeye başladık. 230 gram ekmeğin acilen en az 3 lira olması lazım. Fiyatlar artıyor, yılbaşından sonra asgari ücret zamları gelecek. Kiralar arttı, doğalgaza zam geldi. Faturalar daha yeni gelmeye başlıyor” diye konuşuyor.

 

 

 

PEKİ UN FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞİN NEDENİ NE?

DW Türkçe’ye konuşan Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı Hüseyin Demirtaş, artışın nedeninin kuraklığın yanı sıra Türkiye’nin ithalata bağımlılıktan kaynaklı kronik sorunları olduğuna dikkat çekiyor.

Demirtaş, sezon başında ekmeklik buğday alım fiyatının ton başına 2250 lira, makarnalık buğday alım fiyatının ise 2450 lira olarak belirlendiğini hatırlatıyor.

 

“YABANCI ÇİFTÇİYE DAHA FAZLA ÖDÜYORUZ”

Hüseyin Demirtaş, “Biz çiftçiye 2250-2450 liradan fiyat belirledik ama artan dolar kuru nedeniyle girdi maliyetleri yükseldi. Diğer yandan Türkiye olarak sürekli uluslararası arenada ithalat kararı alıyoruz. Buğday ithalatı için ihaleler açıyoruz. Kilo başına 225 kuruş kendi üreticimize verirken, 350 kuruş yabancı çiftçiye ödüyoruz. Onu da bulamıyoruz. Çünkü dünyada kuraklık ve salgın nedeniyle ihracatçı ülkeler stoklarını hazırlıyor ve kolay kolay ihraç etmiyor. Fiyatlardaki artış da bu nedenle durduramıyor” diye konuşuyor.

Demirtaş, dört ay içinde un fiyatındaki artışın yüzde 65’i bulduğunu belirtiyor ve nasıl üreticinin desteklenmesi gerekiyorsa fırıncıların da desteğe ihtiyacı olduğunu ifade ediyor.

 

 

Türkiye’de yıllık buğday üretimi ortalama 18-22 milyon ton civarında. Ancak buğday üretiminde bu yıl düşüş bekleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2021 yılı Bitkisel Üretim 2. Tahmini’ne göre, buğday üretiminin 17 milyon 650 bin ton olacağı öngörülüyor. Bu rakam, son 14 yılın en düşük üretimini ifade ediyor.

 

İTHALAT İHALELERİ SÜRÜYOR

Üretimdeki sıkıntılar ise ithalatla çözülmeye çalışılıyor. Buğdayda gümrük vergisi yıl sonuna dek sıfırlanmıştı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) buğday ithalatı için 24 Haziran’dan Ekim ayı sonuna kadar beş kez ihale açtı. İthalatın en fazla yapıldığı Rusya‘dan buğdayın Türkiye’ye giriş fiyatı ton başına 340-350 dolar oldu.

Türkiye Ziraatçılar Derneği’ne göre ise buğday üretimi 4-4,5 milyon ton civarında azalacak ve yaklaşık 16 milyon ton olacak. Bu da fiyatların daha da artacağına işaret ediyor.

Hüseyin Demirtaş, “Görünen o ki biz gıda enflasyonunu ve un fiyatlarındaki artışı 2022 yılında da konuşacağız. Çünkü un fiyatlarının düşmesi için arz açığımızın olmaması lazım. Buğday üretimimiz bu yıl daha düşük olacak. Yine biz dış alımcı olacağız. Dolar kuru durdurulamazsa 2022 yılında bugünü de arayabiliriz” diyor.

 

“2022 DAHA ZOR GEÇEBİLİR”

Tarımda en çok kullanılan gübre fiyatının bir yılda yüzde 265 arttığını ve ton başına 10 bin lirayı bulduğunu ifade eden Demirtaş, “Biz gübre üretemiyoruz, özelleştirmeler sonrası dışarıdan almak zorundayız. Üretici gübreye ulaşamıyor. Gübre, mazot, zirai ilaç, elektrik faturaları, doğalgazdaki artışlar yüzde 50’den başlıyor yüzde 300’e kadar” diye konuşuyor.

Artan maliyetler nedeniyle üreticinin üretimden koptuğunu, son yıllarda çiftçi kayıt sisteminden çıkan çiftçi sayısının 650 bini aştığını dile getiren Demirtaş, çiftçinin borcunun da 210 milyar lirayı geçtiğini ifade ediyor.

Kuraklığın bitmesinin gelecek yıl da beklenmediğini belirten Demirtaş, tarımsal girdi fiyatlarının düşürülmesi için devletin acilen harekete geçmesi gerektiğini, borçların yeniden yapılandırılması ve özellikle gübre fiyatlarının sübvanse edilmesinin çiftçiyi rahatlatabileceğini, aksi takdirde gelecek yıl hem çiftçiyi hem de tüketici daha zor günlerin beklediğini ifade ediyor.

MİLLİ GAZETE

Kafkasya Haber

Recent Posts

KELİMELERİN ÖTESİNDE BİR DÜNYA: TAHİR SADİ/RÜZGAR SEPETİ

Türk Dili ve Edebiyatına, Türk Şiirine ve Türk Şairlerine Vefa Yazı Dizisi;

3 saat ago

BBP İstanbul İl Başkan yardımcısı Nusret Kürtahmetoğlu: İstanbul Depremi Bekleyemez

Büyük Birlik Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı  Nusret Kürtahmetoğlu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl…

3 saat ago

Trabzonlu balıkçılar yeni sezon için “Vira Bismillah” hazırlığında

Doğu Karadeniz’de av yasağının 1 Eylül’de sona ermesine günler kala Trabzonlu balıkçılar hazırlıklarını hızlandırdı. Ağ,…

3 saat ago

Muhammed Salah, Trabzonspor Formasıyla Süper Lig’deki İlk Maçına Çıktı!

Trabzonspor’un yeni transferi Mısırlı futbolcu Muhammed Salah, Kasımpaşa karşılaşmasında bordo-mavili formayla ilk Süper Lig maçına…

3 saat ago

Genel Sağlık-İş Rize İl Başkanı Yaylı: “Sağlıkta Hizmet Kalitesinin Artması İçin Sistemin Bütünü Düzeltilmeli”

Genel Sağlık-İş Sendikası Rize İl Başkanı Bünyamin Yaylı, Türkiye’de sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması için yalnızca…

3 saat ago

Rize’nin Pazarköy Köyü Doğal Gazla Buluşuyor

Rize merkeze bağlı Pazarköy Köyü’nde hanelere doğal gaz getirilmesi için uzun yıllar yapılan çalışmalar nihayet…

3 saat ago