TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri sırasında Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi üzerine söz alan Karal, Diyanet’in dünyada eşi benzeri olmayan bir imkâna sahip olduğuna dikkat çekti. Karal, “Diyanet, haftada bir gün milyonlarca insanı aynı saatte, aynı mekânlarda bir araya getirme kudretine sahiptir. Bu güç, korkutan, dışlayan ve yargılayan bir dil için değil; anlayan, kuşatan ve yol gösteren bir dil için kullanılmalıdır” dedi.
“Cuma Hutbeleri İyileştirici Bir Anlayışla Hazırlanmalı”
Cuma hutbelerinin yalnızca dini bilgi aktarımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Karal, hutbelerin çağın sorunlarına temas eden, insanı baskılamayan ve onaran bir anlayışla ele alınmasının önemine işaret etti. Karal, “Hutbeler; İslam’ın merhametini, adaletini ve hikmetini görünür kılmalı, insanların günlük hayatta karşılaştığı sorunlara iyileştirici bir dille temas etmelidir” ifadelerini kullandı.
“Din, İnsanı Bunaltmak İçin Değil Yol Göstermek İçin Vardır”
Din hizmetinin özünde sevdirerek anlatmak olduğunu belirten Karal, Kur’an’ın insanı zorlamak için değil, ona rehberlik etmek için gönderildiğini hatırlattı. Taha Suresi’nden örnek veren Karal, “Rabbimiz ‘Biz Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye göndermedik’ buyuruyor. Din adamının görevi anlatmaktır ama sevdirerek anlatmaktır. Din hizmeti, insanlara güven veren bir yaklaşımla yürütülmelidir. Bu yaklaşım eksik kaldığında toplumsal alanda ciddi boşluklar oluşur” dedi.
“Cami Merkezli Sosyal Hayat Bir Zorunluluktur”
Toplumun sosyalleşme ihtiyacının fıtri olduğunu ifade eden Karal, bu ihtiyacın sağlıklı alanlarda karşılanmaması halinde dini istismara açık zeminlerin oluşabileceğine dikkat çekti. Cami merkezli sosyal hayat anlayışının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirten Karal, camilerin yalnızca namaz kılınıp çıkılan mekânlar olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.
Karal, “Camiler; ilk kuruluş gayesine uygun şekilde birer mektep ve irfan ocağına dönüştürülmelidir. Gençlere ve kadınlara yönelik faaliyetler, sohbet ve istişare ortamları, kütüphaneler ve sosyal alanlar cami hayatının doğal bir parçası haline gelmelidir. Bu yaklaşım, hem dini istismara karşı güçlü bir koruma sağlayacak hem de toplumsal çözülmeye karşı kalıcı bir set oluşturacaktır” diye konuştu.
“Cami Mimarisi Medeniyet Tasavvuruyla Uyumlu Olmalı”
Hasan Karal, camilerin fiziki yapısına da değinerek, günümüzde birçok camide alt katların ticari alanlara dönüştürülmesinin ve ibadethanelere erişimin merdivenlerle zorlaştırılmasının özellikle yaşlılar ve engelliler için ciddi sorunlar yarattığını dile getirdi. Bu durumun medeniyet anlayışıyla çeliştiğini vurgulayan Karal, cami ihtiyacının ve mimarisinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bilgisi ve izniyle planlanması gerektiğini ifade etti.
Rize’de 1-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen denetim ve operasyonlarda 10 silah ile 91 tabanca fişeği…
Rize Barosu’nun olağan genel kurul ve seçimleri 18 Ekim Pazar günü yapılacak. Baro başkanlığı için…
Rize’de 1-15 Ekim tarihleri arasında uyuşturucu ve uyarıcı maddelere yönelik gerçekleştirilen çalışmalarda 3 kişi tutuklanırken,…
Teknik Direktör Recep Uçar, Arca Çorum FK - Çaykur Rizespor maçı sonrası açıklamalarda bulundu.
Fethi KARADENİZ Eski Futbol Hakemi ve Gözlemcisi Trendyol Süper Lig’in 8. haftasında Arca Çorum…
SEÇİM TARİHİNE ATANMIŞ BİR BÜROKRAT DEĞİL, TBMM KARAR VERİR”