Makale:Adnan ONAY
Nerede bir Arap konusu geçse hemen “bizi arkadan vurdular” diyerek Araplara sayıyorlar. Hatta bazıları adeta; “ şu Araplar olmasaydı Müslümanlık da bize yapışmazdı” diye içlerinden geçirircesine Araplara düşmanlar. Yani yaygın şekilde çok yönlü bir Arap düşmanlığı söz konusu..
Nedeni ise 1. Dünya savaşında Osmanlı Devletinin parçalanacağını gören bazı Arapların, İngilizlerle birlik olup Osmanlı ordularını arkadan vurmaları..
İyi de Araplar, kendi devletlerini kurmak istiyorlardı ve kendilerine bu yönde yardım eden İngilizlerle işbirliği içerisinde Osmanlı Devletini çökertmeye çalışıyorlardı. Elbet hedeflerine varmak için her tür kalleşliğe başvuracaklardı. Ancak, unutmamak gerek ki; ayakta kalma mücadelesi veren Osmanlı Devletinin saflarında savaşan nice Arap kabîleleri de vardı.
Sadece Türkler,Araplar değil nice Osmanlı Vatandaşı, nice farklı etnik yapıda insanımız o topraklarda İngilizlerle işbirliği içerisinde kendi devletlerini kurmak isteyenlerin ihanetleriyle can verdi.
Osmanlı Devleti birçok cephede yedi düvelle savaştı. Ve her yerde kendi devletini kurmak isteyenler Osmanlı askerlerini kalleşçe pusuya düşürmenin hesabını güttüler.
Bütün bu gerçekler ortadayken sadece Arap düşmanlığı yapmak, başta medeni Avrupalılar! olmak üzere Osmanlı Devletimizin savaştıkları diğer devletlere methiyeler düzmek hangi aklın, vicdanın ürünüdür, anlamak zor!
Bırakalım başka devletleri,
Osmanlı Devleti parçalandığı için Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmadı mı? Bu devleti kuranlar Osmanlı taraftarlarını, hanedanını tasfiye etmedi mi? Derdimiz Osmanlı’nın arkadan hançerlenmesi ise o devleti o günlere taşıyan hanedanın tümünü vatan topraklarından sürmek, köşe, bucakta acınacak hale düşürmek de Arapların işi miydi?
Eğer, milletler geleceklerini geçmişteki düşmanlıklar üzerine kursaydı o zaman savaşın kan izleri daha ortadan kalkmamışken Mustafa Kemal ve İsmet İnönü gibi isimler Araplar’la ve Yunan’larla dost olmazdı.
İşte bakınız ilişikteki fotoğrafta yer alanlar bizi arkadan vurduklarını dile getirdiğimiz Ürdün Kralı Şerif Abdullah ve Irak Kralı Şerif Faysal.. Hain denilen bu iki Arap Kralı Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in misafiri olarak 1931 ve 1932’de Ankara ve İstanbul’da ağırlandılar. 1915-16’da Osmanlı’ya karşı İngilizlerle işbirliği yapıp ayaklanan bizzat bu iki kişi ve çevrelerine toplanan bazı Arap aşiretleriydi.
Peki o zaman bu fotoğraflar için ne demeliyiz?
Rize'de bol yağışa rağmen suyun verimli kullanılmadığına dikkat çekildi.Doğa dostu yöntemlerim devreye sokulması istendi.
Saadet Partisi Rize İl Başkanı Av. Muhammet Kaçar, son dönemde artan okul saldırıları ve çocukların…
Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Fenerbahçe ile deplasmanda oynadığımız maçta 2-2 berabere kaldı.
Rize’de örgün eğitimle birlikte hafızlık yapmak isteyen öğrenciler için önemli bir fırsat sunan Rize İmam…
Aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından hayata geçirilen “İki İnsan Bir…
MAKALE:ADNAN ONAY Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırısının ardından eğitim sendikalarının öncülüğünde öğretmenler…