Çevre Bakanlığını 2011’de etkisizleştirdiniz”
Ocaklı konuşmasının başında, 2011 yılında Çevre Bakanlığı’nın Şehircilik Bakanlığı ile birleştirilmesinin çevre politikalarını zayıflattığını ifade etti:
“Çevre Bakanlığını etkisizleştirmek için 2011’de Şehircilik Bakanlığı’na kattınız. Sizin adınız İnşaat Bakanlığı olabilir ama çevre ve iklim ayrı bir bakanlık olarak diğer tüm bakanlıkları denetlemelidir.”
Madencilik yasası tarımı ve yaşamı mahvetti”
Ocaklı, Türkiye’nin birçok bölgesinde çevresel yıkıma yol açtığını söylediği madencilik faaliyetlerine dikkat çekti:
“Zeytinlik, tarım ve orman alanları MAPEK’e verilen yetkilerle madencilik için yok sayılıyor. Geçtiğimiz hafta Artvin ve Rize’de gördüm; halk siyanürlü altın ayrıştırmasına karşı ayakta.”
1950’lerden kalan madencilik atıklarının hâlâ doğayı zehirlediğini söyleyen Ocaklı, Karadeniz’in yüzde 70-80’inin maden sahası ilan edildiğini belirterek bölgenin geleceği için kaygılarını dile getirdi.
“Heyelanlar kader değil, yanlış uygulamaların sonucu”
Karadeniz’de her yıl yaşanan sel ve heyelanlara değinen Ocaklı, bu felaketlerin büyük kısmının önlenebilir olduğunu vurguladı: “Yoğun yağış elbette bir etken ama kötü yapılaşma, bilinçsiz açılan yollar ve orman kesimleri heyelanları tetikliyor. Ada bazında zemin etütleri yaparak riskli alanlarda önlem alınmalı.”
Kafes balıkçılığı ve çevresel etkiler gündemde
Rize-Artvin Havalimanı çevresindeki kafes balıkçılığı uygulamalarının uçuş güvenliğini tehdit ettiğini söyleyen Ocaklı, bakanlığın bu konuda aktif bir denetim yapması gerektiğini ifade etti.
“İstanbul’da askeri alanlar ve afet bölgeleri imara açıldı”
Konuşmasının önemli bir bölümünde İstanbul’daki imar değişikliklerine yer veren Ocaklı, birçok askeri ve afet toplanma alanının inşaata açıldığını kaydetti. Kanal İstanbul’un da İstanbul’un su kaynaklarını ve tarım alanlarını tehdit ettiğini belirten Ocaklı, projenin dar gelirli vatandaşlar için değil, yatırımcılar için hazırlandığını söyledi.
“Belediyeler ekonomik olarak sıkıştırılıyor”
Torba yasadaki emlak vergisi düzenlemelerine değinen Ocaklı, belediyelerin ağır ekonomik yüklerle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti: “Dar gelirlinin evi vergilerle zorlanırken, değerli konut vergisi neredeyse uygulanmıyor. Dört yılda sadece 260 milyon TL gelir elde edilmiş.”
İBB iddianameleri siyasi bir operasyona dönüşüyor”
Konuşmasının sonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yargı süreçlerini ele alan Ocaklı, iddiaların delillendirilmediğini, buna rağmen belediye çalışanlarının tutuklu olduğunu vurguladı.
“Eleştirilerimiz daha iyi bir ülke için”
Sözlerini bütçeye yönelik temennisiyle tamamlayan Ocaklı: “Eleştiri, fayda içindir. Bütçenin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi
