İSMET KÖSOĞLU
Doğu Türkistan davası için yıllardır kararlı biçimde sesini yükselten Türk Gazeteci ve aktivist Yücel Tanay, Çin yanlısı bazı grupların şikâyeti üzerine açılan dava sonucunda 20 ay hapis cezasına mahkûm edildi.
Rizeli Gazeteci Yücel Tanay, uzun yıllardır Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerine dikkat çeken haber ve makaleleri, açıklamaları ve medya çalışmalarıyla tanınıyor. Bu faaliyetleri nedeniyle Çin yönetiminin tepkisini çektiği biliniyordu.
ŞİKÂYET: ÇİNPEREST BİR DERNEK BAŞKANINDAN
Türkiye’de Çin’i savunan az sayıdaki Uygur kökenli isimlerden biri olan Mewlüde Aziz, başkanı olduğu “Türkiye-Çin Muhacir Kadınlar Birliği” adına Tanay hakkında defalarca suç duyurusunda bulunmuştu. Beş yıl süren dava sürecinin ardından karar geçtiğimiz günlerde açıklandı. Yücel Tanay’ın İstiklal TV’ye verdiği bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü dava kapsamında mahkeme, Tanay’ı “hakaret” suçlamasıyla 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Karar 19 Kasım’da Tanay’a tebliğ edildi ve cezayı kabul etmesi için 10 gün içinde ilgili makama başvurması istendi.
İLGİLİ HABERLER: DAVA KONUSU MAKALE
Tanay, 2020 yılının başlarında sosyal medyada “Çin Konsolosluğu ile İş Birliği Yapan Çinli Kadınlar Derneği Başkanı Mewlüde Aziz” başlıklı bir yazı yayımlamıştı. Mewlüde Aziz, bu yazıda kendisine “hain, Çin işbirlikçisi, Çin ajanı” dendiğini öne sürerek dava açmıştı. Tanay ise o dönem yaptığı açıklamada, bu sürecin arkasında doğrudan Çin devletinin etkisi olduğunu söylemişti.
CEZANIN İNFAZI DIŞARIDA OLABİLİR
Tanay’ın avukatları, bir ihtimal hapis cezasının denetimli serbestlik kapsamında cezaevine girmeden infaz edilebileceğini belirtiyor.
YÜCEL TANAY: “BU DAVA İREDİMİ KIRAMAZ”
Gazeteci Yücel Tanay, İstiklal TV’ye yaptığı açıklamada “Bu karar ne sesimi kısabilir ne de irademi bükebilir. Doğu Türkistan davası kutsaldır. Boynumun borcudur. Bu mücadeleden vazgeçmek mümkün değildir.”
ÇİN’İN BASKI MEKANİZMASI SINIRLARIMIZIN ÖTESİNE TAŞINDI
Konu hakkında değerlendirme yapan İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali Atayurt “Bu karar, Türkiye’de Çin’in nüfuz girişimlerinin ne kadar derinleştiğini gösteren ibretlik bir örnektir. Uygur soykırımını ifşa eden gazetecilerin hedef alınması Çin’in baskı mekanizmasının sınırlarımızın ötesine taşındığını kanıtlıyor. Burada görebiliyoruz ki vicdanlı kalemler susturulamadığı gibi; Doğu Türkistan davasının sesi baskı ile törpülenemez.”
