Başkent Üniversitesi Ankara ve Adana hastanelerinde üçü kadavradan, ikisi canlı vericiden olmak üzere toplam beş hasta, yeni bir hayata kavuştu. Ankara Hastanesi’nde 33 yaşındaki Serdar Başdaş, annesinden alınan böbrekle sağlığına kavuşurken, 40 yaşındaki Selim Yücel ise kadavradan gerçekleştirilen böbrek nakliyle ikinci kez hayata tutundu. Yücel, 2000 yılında da Prof. Dr. Mehmet Haberal ve ekibinin gerçekleştirdiği böbrek nakliyle sağlığına kavuşmuştu.
Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde ise üç nakil gerçekleştirildi. 12 yaşındaki Muhammed Sütçü, annesinin bağışladığı böbrekle yeniden hayata başlarken, 50 yaşındaki Erkan Tekgül’e kadavradan karaciğer, 58 yaşındaki Ayla Taylan Yiğit’e ise kadavradan böbrek nakli yapıldı. Operasyonları başarıyla tamamlanan hastalar, sağlıklarına kavuşarak özgürce yaşamlarını sürdürebiliyor.
Organ Naklinde Türkiye Zirvede
Dünya çapında organ naklinde lider ülkeler arasında yer alan Türkiye, sadece kendi vatandaşlarına değil, farklı ülkelerden gelen hastalara da umut oluyor. Fas’tan gelen 2,5 yaşındaki İşrak, kemoterapi sürecinin ardından 13 Mart’ta yapılan nakille hayata tutundu ve şimdi ülkesine dönmek için gün sayıyor.
Başkent Üniversitesi Hastaneleri’ndeki başarılı operasyonların ardından, sürecin öncüsü Prof. Dr. Mehmet Haberal, ekibiyle birlikte değerlendirmelerde bulundu. Organ bağışının önemine dikkat çeken Haberal, “Bize inanın ve güvenin. Başkent Üniversitesi Hastanelerinde tıbbın tüm imkanları kullanılmaktadır. Kronik organ hastalarının sağlıklı bir yaşama kavuşabilmesi için organ bağışı hayati önemdedir,” ifadelerini kullandı.
Bağış oranlarının yetersizliğine dikkat çeken sağlık çalışanları da aynı çağrıyı yineledi: “Bağış, hayat kurtarır.”
Prof. Dr. Mehmet Haberal, organ naklinin sadece bir tedavi değil, aynı zamanda bir umut ışığı olduğunu vurgulayarak, “Sağlam organa ihtiyacı olan çok insan var. Bu bir hayat bağışıdır. Lütfen organ bağışında bulunun,” çağrısında bulundu.