Kazmaz, 5 Nisan’ın yalnızca bir meslek günü olmadığını belirterek, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları mücadelesinin simgesi olduğunu ifade etti. Türkiye’de avukatlığın uzun süredir sadece bir meslek icrası olmaktan çıktığını vurgulayan Kazmaz, avukatların haksızlığa karşı duran, hukuksuzluklara itiraz eden ve toplumun vicdanını temsil eden bir rol üstlendiğini dile getirdi
Avukatlar hukukun ışığını taşıyor”
Açıklamada, birçok avukatın görevini yerine getirirken gözaltı, baskı ve yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Buna rağmen avukatların geri adım atmadığını belirten Kazmaz, “Avukatlar; karanlığın büyüdüğü zamanlarda hukukun ışığını taşıyanlardır” ifadelerini kullandı.
Avukatların yalnızca mahkeme salonlarında değil; çevre mücadelelerinden insan hakları ihlallerine kadar birçok alanda aktif rol oynadığını kaydeden Kazmaz, doğayı, emeği ve kamusal hakları savunan hukukçuların önemine vurgu yaptı.
“Savunma zayıflarsa adalet çöker”
Savunma hakkının toplumun geleceği açısından kritik olduğuna işaret eden Kazmaz, savunmanın zayıflatılması halinde adaletin ve demokrasinin de zarar göreceğini belirtti. Avukatlara yönelik baskıların yalnızca bir meslek grubuna değil, doğrudan halkın hak arama özgürlüğüne yönelik olduğunu ifade etti
Hukuk devleti yeniden güçlendirilmeli”
Kazmaz, açıklamasında hukuk devletinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurgulayarak, yargının siyasetin etkisinden arındırılması ve adaletin herkes için erişilebilir hale getirilmesi çağrısında bulundu.
“Dayanışma mesajı”
Tüm avukatların ve hukuk mücadelesi verenlerin gününü kutlayan Kazmaz, baskılara rağmen görevini sürdüren hukukçulara teşekkür etti. Açıklamasını ise şu sözlerle tamamladı:
“Savunma susmaz. Adalet teslim alınamaz. Hukuk, mutlaka kazanacaktır.”
