Adnan ONAY
Türkiye, nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan, tarihî ve kültürel açıdan önemli bir islâm ülkesidir. Buna rağmen bilhassa eğitim alanında dini hassasiyetleri öne çıkan kişilerin talepleri kimi gerekçelerle karşılanmamaktadır. Geçmişte, başörtülülerin okullara ve kamu yerlerine sokulmaları laiklik gerekçesiyle engelleniyordu. Nice kız öğrenci bu uygulamalar nedeniyle okullarından atıldılar, eğitim özgürlükleri ellerinden alındı, işlerinden uzaklaştırıldılar. Ak Parti bu sorunu ortadan kaldırdı. Ancak, eğitimde tek tip eğitimin önü Ak Parti’nin çeyrek asırlık iktidar döneminde de gereğince açılamadı. AK Parti iktidarı, İmam Hatip liselerinin sayısını artırarak dini eğitimi güçlendirmiş olup, bazı okullarda fiilen kız ve erkek sınıflarının ayrı olmasına müdahale etmemiş olsa da genel liselerde ve üniversitelerde zorunlu karma eğitim ilkesini temel kabul etmiştir.
Ak Parti iktidarı, toplumsal taleplerin bir kısmını karşılamaya çalışırken, seküler kesimlerin sert tepkilerini tetikleyecek adımlardan bilinçli olarak uzak durmuş, eğitim politikalarını büyük ölçüde mevcut laik çerçeve içinde yürütmüştür. Bunun altında yatan nedenlerden biri, seküler kesimlerin tepkisini çekme ve konuyu bir tartışma konusu yapma endişesidir. Laik kamuoyunda tek cinsiyetli eğitim, geriye gidiş, kadınların kamusal alandan uzaklaştırılması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin zedelenmesi olarak algılanmaktadır. Bu nedenle Ak Parti iktidarının, konuyu sürekli gündemde tutmak yerine, var olan sistemi esneterek ve özel girişimlere alan açarak talepleri kısmen karşılamak istemesi bazı çevrelerin eleştirilerine yol açmakta.
Bu konuda Ak Parti iktidarını eleştiren ilahiyatçı-yazar Ali Rıza Demircan, bunca yıllık iktidar neden bu konuyu çözmüyor diyerek, iktidara göndermelerde bulundu..
