Fethi KARADENİZ
Türkiye Gezginler Derneği / Bursa İl Temsilcisi
Tatil denilince akla yalnızca pahalı oteller, yüksek fiyatlar ve lüks tesisler gelmemeli. Çünkü Türkiye’nin en büyük zenginliklerinden biri olan denizlerimiz herkesindir. Karadeniz’in eşsiz kıyıları da bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir.
Trabzon, Rize ve Artvin; yemyeşil doğası, masmavi denizi, yaylaları, dereleri ve kendine özgü kültürüyle Karadeniz turizminin en önemli merkezleri arasında yer alıyor. Bu şehirlerimizde deniz turizminin daha fazla geliştirilmesi, halkın ve bölgeyi ziyaret eden turistlerin sahillerden uygun koşullarda yararlanabilmesi büyük önem taşıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ücretsiz girişli halk plajları projesi, işte bu anlayışın turizmdeki en güzel örneklerinden biri. Temiz sahilleri, güvenliği, sosyal alanları, yeme-içme imkânları, çocuk oyun alanları ve erişilebilir düzenlemeleriyle halk plajları, denizi toplumun her kesimine açıyor.
Üstelik mesele yalnızca vatandaşın denize ücretsiz girmesi değil.
Mesele, turizmi toplumun tamamına açmak.
Trabzon’da, Rize’de ve Artvin’de yaşayan bir aile; çocuklarıyla birlikte kendi bölgesinin sahillerinden yararlanabilmeli, şehir dışından gelen ziyaretçiler de Karadeniz’in doğal güzelliklerini uygun fiyatlarla keşfedebilmelidir. Bir emekli ailesi, dar gelirli bir vatandaş, çocuklarıyla tatile çıkmak isteyen bir aile veya Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist aynı sahilde, aynı güneşin altında, Karadeniz’in serin sularının keyfini çıkarabiliyorsa burada önemli bir turizm anlayışı ortaya çıkıyor.
Karadeniz Bölgesi’ne ulaşım imkânlarının gelişmesi de turizmin geleceği açısından büyük bir avantaj sağlıyor. Trabzon Havalimanı’nın yanı sıra Rize-Artvin Havalimanı’nın hizmete girmesi, bölgeye ulaşımı kolaylaştırarak Trabzon, Rize ve Artvin’in turizm potansiyelini daha da artırdı. Yeni ulaşım bağlantıları sayesinde yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde daha fazla ziyaretçi Karadeniz’in sahillerine, yaylalarına ve doğal güzelliklerine ulaşabiliyor.
2026 yazında ücretsiz halk plajlarına olan ilgi de bunun karşılığını gösteriyor. 31 Temmuz itibarıyla Türkiye genelindeki Bakanlık halk plajları yaklaşık 3 milyon ziyaretçiyi ağırladı.
Bence bu proje Karadeniz’de daha da büyütülmeli.
Trabzon’dan Rize’ye, Artvin’den Sinop’a kadar Karadeniz’in daha fazla sahili halkla buluşturulmalı.
Halk plajları yalnızca denize girilecek alanlar olarak görülmemeli; yürüyüş yolları, sosyal tesisler, çocuk alanları, engelli vatandaşların kullanımına uygun düzenlemeler ve yöresel ürünlerin tanıtıldığı bölümlerle birlikte planlanmalıdır. Böylece hem vatandaşın tatil imkânı genişler hem de bölge esnafı ve yerel üretici turizmden daha fazla pay alır.
Çünkü Karadeniz’in turizm geleceği yalnızca yabancı turist sayısını artırmakla değil, bölge halkının da kendi denizinden, doğasından ve kültüründen uygun koşullarda yararlanabilmesiyle güçlenecektir.
Trabzon’un sahilleri, Rize’nin kıyıları ve Artvin’in doğal güzellikleri büyük bir bölgesel zenginliktir.
Turizm kazandırmalı; ama halkı da, yerel esnafı da ve Karadeniz’in doğasını da unutmamalı.
Halk plajları işte bu nedenle yalnızca bir plaj projesi değil, Karadeniz’in turizmde halka açılan mavi kapısıdır.

