Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ARDEŞEN’İN SİNAN’I.İKİ YIL OLDU, HASRETİN DİNMEDİ

Bazı insanlar vardır… Aradan yıllar geçse de isimleri unutulmaz. Çünkü

Bazı insanlar vardır…

Aradan yıllar geçse de isimleri unutulmaz. Çünkü onlar yalnızca bir hayat yaşamaz; bir şehrin hafızasına, insanların gönlüne iz bırakırlar.

Şendoğan Tekeşin…
Ardeşen’in Sinan’ı…

Vefatının ikinci yılında seni hasret, özlem ve büyük bir saygıyla anıyorum.

Sen yalnızca Ardeşen’in yetiştirdiği değerli bir insan değildin. Aynı zamanda futboluyla, öğretmenliğiyle, kişiliğiyle ve o kendine özgü karizmasıyla bir döneme damga vurmuş özel bir isimdin.

1966 yılında Ardeşenspor’un ikinci profesyonel futbolcusu olmak, bugün belki birkaç satırla anlatılabilecek bir bilgi gibi görünebilir. Oysa o yılların şartlarını bilenler için bunun ne kadar önemli olduğunu anlamak zor değil.

Ardeşen’in futbol tarihinin daha yeni filizlendiği yıllarda profesyonel futbolun kapısını aralayan isimlerden biriydin.

Sahada futbolcuydun…

Ama hayatın yalnızca futboldan ibaret değildi.

Öğretmendin.

Çocukların hayatına dokundun. Bilgi verdin, yol gösterdin. Mesleğinle insan yetiştirdin.

Ve seni tanıyanların anlattığı ortak bir özellik vardı:

Sevilirdin. Saygı görürdün.

Sonra televizyon ekranları…

Bir dönem evlendirme programlarının karizmatik, yakışıklı ve dikkat çeken yüzlerinden biri oldun. Ekrandaki duruşun, konuşman, kendine has tavrınla geniş bir izleyici kitlesinin hafızasında yer ettin.

Ama seni yakından tanıyanlar için televizyon ekranındaki Sinan’dan çok daha fazlasıydın.

Sen Ardeşen’in Sinan’ıydın.

Sokakta karşılaşınca selam verilen, sohbeti aranan, hatıraları anlatılan, adı geçtiğinde insanların yüzünde bir tebessüm oluşan bir hemşeriydin.

Bugün geriye dönüp baktığımızda insan daha iyi anlıyor:

Bazı kayıpların yerini hiçbir şey doldurmuyor.

Ardeşen bir evladını kaybettiğinde yalnızca bir insanı kaybetmedi.

Bir futbol hatırasını, bir öğretmeni, bir ekran yüzünü, bir dostu ve bir dönemin canlı tanığını da kaybetti.

İki yıl geçti…

Ama bazı acıların takvimi yoktur.

Bir fotoğraf çıkar karşınıza…
Bir eski futbol hikâyesi anlatılır…
Bir televizyon programının görüntüsü akla gelir…
Bir dostunuz “Sinan abi vardı ya…” diye söze başlar…

İşte o anda zaman yeniden geriye döner.

Ve insan, aradan kaç yıl geçerse geçsin, “Keşke bugün yanımızda olsaydı” der.

Sevgili Sinan…

Sen artık aramızda değilsin.

Ama Ardeşen’in futbol tarihinde bir yerin var. Öğretmenlik anılarında bir yerin var. Televizyon ekranlarında bir iz bıraktın. Seni seven insanların yüreğinde ise çok daha büyük bir yerin var.

Belki insanın bu dünyadaki gerçek mirası da budur:

Ardından güzel konuşulması…
İsminin sevgiyle anılması…
Yokluğunun hissedilmesi…

Bugün, vefatının ikinci yılında seni bir kez daha sevgiyle, özlemle ve saygıyla anıyorum.

Mekânın cennet olsun Şendoğan (Sinan) Tekeşin…

Ardeşen seni unutmayacak.

Çünkü bazı insanlar ölmez…

Onlar, hatıralarda yaşamaya devam eder.

Ve sen, Ardeşen’in hafızasında yaşamaya devam edeceksin.

Hasretle… Saygıyla… Rahmetle…

Fethi KARADENİZ
Türkiye Gezginler Derneği / Bursa eski İl Temsilcisi