Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ali Rıza Demircan: “Türkiye’nin belası sistem belasıdır”

Rizeli ilahiyatçı, yazar ve emekli imam hatip Ali Rıza Demircan, Türkiye’nin temel sorunlarının yalnızca siyasi aktörler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Türkiye’nin belası sistem belasıdır” dedi.

Rizeli ilahiyatçı, yazar ve emekli imam hatip Ali Rıza Demircan,

Türkiye’nin yaklaşık bir asırdır İslam’dan kopuş ve Batılılaşma süreci yaşadığını savunan Demircan, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen düzenlemelerle eğitim, hukuk, ekonomi ve kültür alanlarında İslam’ın etkisinin dışlandığını ileri sürdü.

Demircan, geçmişte yaptığı televizyon programlarından birinde gazeteci Mehmet Ali Birand’ın kendisine yönelttiği bir soruyu da hatırlattı. Birand’ın, kendi çevresinden insanların yaklaşık 20 yıldır iktidarda olmasına rağmen eleştirilen sorunların neden çözülemediğini sorduğunu aktaran Demircan, bu sorunun Türkiye’deki sistem tartışmasının merkezinde olduğunu ifade etti.

“Sorun şahıslar değil, sistem”

Türkiye’de sorunların çoğu zaman kişiler üzerinden değerlendirildiğini belirten Demircan, asıl meselenin sistem olduğunu söyledi.

Demircan, “Türkiye’nin meselesinde genel bir yanıltı var. Biz şahıslara bağlıyor, şahıslarla düzeltilebileceği kanaatini izhar ediyoruz. Türkiye’nin belası sistem belasıdır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de iktidara gelen kadroların mevcut devlet sistemiyle mücadele etmeden kalıcı değişim gerçekleştirmesinin zor olduğunu savunan Demircan, bir siyasi kadronun sistemi baştan aşağı değiştirecek ve yeniden düzenleyecek bir iradeye sahip olmaması halinde zaman içerisinde mevcut sistem tarafından dönüştürüleceğini söyledi.

Devlet onu kendi çarkları içerisinde eritir”

 

Bir iktidarın çevresinde sınırlı sayıda kadronun bulunmasının tek başına yeterli olmadığını dile getiren Demircan, sistem değişikliğinin gerçekleştirilememesi halinde iktidara gelen kadroların mevcut düzenin etkisi altında kalacağını belirtti.

 

Demircan, “Bir iktidar gelir, etrafında 10 tane, 20 tane adam vardır. Eğer bir iktidar sistemle mücadele edemeyecekse, sistemi A’dan Z’ye revize edemeyecekse, gelir bu devlet düzenini iddialı olan bu ekibi alır. Devlet kendisine benzetir. Kendisi devleti yöneteceğim, düzelteceğim diye gelir ama devlet onu kendi çarkları içerisinde eritir” diye konuştu.

AK Parti’nin eğitim sistemini değiştirecek kadrosu yoktu”

Türkiye’de eğitim sisteminin değiştirilememesini de sistem tartışmasının önemli örneklerinden biri olarak gösteren Demircan, AK Parti’nin iktidara geldiği dönemde eğitim sistemine yeni bir ruh kazandırabilecek yeterli bilgi, bilinç ve kadroya sahip olmadığını savundu.

Demircan, “AK Parti’nin Türkiye’de eğitim sistemine yeni bir ruh verebilecek ne bilgisi, ne bilinci, ne de kadrosu vardı. Yapması mümkün değildi ve yapamadı” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin sorunlarının çözümünde yalnızca iktidar değişikliğinin yeterli olmayacağını vurgulayan Demircan, kalıcı değişim için devlet ve eğitim sistemi başta olmak üzere mevcut yapının köklü şekilde ele alınması gerektiğini savundu.

Demircan, değerlendirmelerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da geçmişte eğitim alanında yeterli adım atılamadığı yönünde değerlendirmelerde bulunduğunu öne sürerek, Türkiye’nin geleceği açısından sistem tartışmasının yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi.