Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bir ömür Mevlevî kültürüne adandı: Nail Kesova’nın yaşadığı olay vefayı yeniden düşündürdü

Filozof Sosyolog   Bir ömür Mevlevî kültürüne adandı: Nail Kesova’nın

Filozof Sosyolog

 

Bir ömür Mevlevî kültürüne adandı: Nail Kesova’nın yaşadığı olay vefayı yeniden düşündürdü

 

Galata Mevlevihanesi’nin eski postnişini, musikişinas, şair ve ebru sanatçısı 90 yaşındaki Nail Kesova, İstanbul Şişli’deki evinde baygın halde bulundu. Yaşanan olay, yalnızca bir sanatçının sağlık durumunu değil, yaşlılık, yalnızlık ve toplumsal vefa konularını da yeniden gündeme getirdi.

4 Ekim’de değerli üstat ve şair Savaş Özel’in, değerli gazeteci Ali Eyüpoğlu’nun sosyal medya sayfasında paylaştığı bu haberi görmem üzerine Nail Kesova’nın yaşadığı olayı araştırmaya başladım. Araştırdıkça karşılaştığım tablo beni gerçekten üzdü. Bir ömrünü Mevlevî kültürüne, musikisine ve sanata adamış 90 yaşındaki bir kültür insanının böyle bir durumla karşı karşıya kalması, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir meseleydi.

Bu önemli haberi kamuoyunun dikkatine sunan değerli gazeteci Ali Eyüpoğlu’na ve haberi paylaşarak benim de bu olayı fark etmemi sağlayan değerli üstat ve şair Savaş Özel’e teşekkürlerimi ifade etmek isterim.

Neyse ki devletimiz de durumdan haberdar oldu ve gerekli adımları attı. Yaptığım araştırmalara göre Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da olayın ardından devreye girdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Nail Kesova ve eşi Melika Kesova ile görüşüldüğü, tedavilerinin tamamlanmasının ardından çiftin Bakanlığa bağlı Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kurum bakımına alınması için sürecin başlatıldığı belirtildi.

Bu duyarlılık nedeniyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına teşekkürlerimi ifade etmek isterim.

Nail Kesova ve eşi Melika Kesova’nın yaşadığı evin kapısına düzenli olarak yemek bırakan görevli, iki gün boyunca yemeklerin alınmadığını fark etti. Durumun apartman yönetimine bildirilmesinin ardından polis ekipleri adrese geldi. Çilingir yardımıyla açılan evde Nail Kesova baygın halde bulunurken, eşi Melika Kesova’nın da hareket etmekte ve konuşmakta zorlandığı görüldü. Hastaneye kaldırılan Nail Kesova’nın kalça kemiğinde kırık tespit edildi. Tedavi altına alınan Kesova’nın ameliyatının planlandığı, eşinin de sağlık kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Nail Kesova, yalnızca Galata Mevlevihanesi’nin eski postnişini olarak değil, Türk tasavvuf kültürüne ve sanatına uzun yıllar emek vermiş önemli bir kültür insanı olarak tanınıyor. Genç yaşlarında semazen olan Kesova, ilerleyen yıllarda semazenbaşılık yaptı ve 1994 yılında postnişinlik görevine getirildi.

Şiir ve beste çalışmalarıyla da ilgilenen Kesova’nın çok sayıda tasavvufi bestesi bulunuyor. Ebru sanatıyla da uğraşan Kesova, yıllar boyunca Mevlevî kültürünün ve tasavvuf musikisinin yaşatılması için çalışmalar gerçekleştirdi. Galata Mevlevi Musikisi ve Sema Topluluğu ile yurt içinde ve yurt dışında çeşitli etkinliklerde yer aldı.

Bir ömrü sanat, musiki ve Mevlevî kültürüne adayan Nail Kesova’nın bugün yaşadığı durum, toplum olarak “vefa” kavramını yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.

Çünkü vefa yalnızca bir insanın eserlerini hatırlamak, adını anmak ya da geçmişte yaptığı çalışmaları takdir etmek değildir. Vefa, insan hayattayken onu görebilmek, ihtiyaç duyduğunda yanında olabilmek ve yıllarca verdiği emeği unutmamaktır.

Nail Kesova’nın yaşadığı olay, özellikle yaşlılık döneminde insanların karşı karşıya kalabildiği yalnızlığı da gözler önüne seriyor. Büyük şehirlerde insanlar kalabalıklar içinde yaşarken sosyal bağların zayıflaması, yaşlı bireylerin görünmezleşmesine neden olabiliyor.

Ömrünü kültürümüze, sanatımıza ve musikimize adamış bir insanın yaşlılık döneminde böyle bir olayla gündeme gelmesi, hepimize önemli bir soru bırakıyor:

Kültürümüze ve sanatımıza emek veren insanları yalnızca eserleriyle mi hatırlıyoruz, yoksa yaşarken de onların yanında olabiliyor muyuz?

Nail Kesova’nın yaşadığı olayın bize hatırlattığı en önemli gerçeklerden biri belki de şu:

Vefa, insan hayattayken gösterildiğinde anlamlıdır.