Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bizim grup kurmamız, Meclis’te müzakere imkânının doğmasını sağlayacak

Son günlerde iktidar kanadının TBMM’de grup kurma şartlarını ağırlaştırma iddialarına değinen Karamollaoğlu, iktidarın korktuğunu belirterek, “Saadet Partisi’nin Meclis’te bir grubunun olması, konuların biraz daha farklı bir açıdan gündeme getirilmesine, Meclis’te müzakere imkânının doğmasına, bunlara karşı da onların cevap vermesi mecburiyetini doğuracaktır” dedi.

Son günlerde iktidar kanadının

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5’te Mustafa Yılmaz’ın sunduğu ‘Gündem Türkiye’ programında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu, geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nin anlaşması sonucunda Saadet Partisi çatısı altında kurulan Meclis grubunun önemli bir adım olduğunu ifade ederek, Saadet Partisi grubu ile birlikte Meclis’te 6 siyasi partinin grubunun olduğunu ve gruba sahip olmanın birçok avantajının olduğunun altını çizdi.
“SAADET, GELECEK VE DEVA İTTİFAKI OLSAYDI DAHA FAZLA TEMSİL EDİLEBİLİRDİK”
Meclis’te kurulan grup öncesinde yapılan görüşmelerde Saadet Partisi’nin tüm Türkiye’deki yapısı ve yıllardır süregelen siyasi deneyimi ile Saadet Partisi çatısı altında grup kurulmasına karar verildiğini ifade eden Karamollaoğlu, Gelecek Partisi yönetimine ve Genel Başkan Ahmet Davutoğlu’na teşekkür etti. Karamollaoğlu, seçim öncesinde ittifak içi ittifak çalışmalarını da hatırlatarak, “Bendeniz seçimlerden önce Saadet Partimizin, Gelecek Partisi’nin ve DEVA Partisi’nin bir araya gelerek bir seçim ittifakı yapmamızın faydalı olacağı kanaatindeydim ve hâlâ da o kanaatteyim. Eğer biz öyle bir ittifak yapmış olsaydık Meclis’te daha fazla milletvekili ile temsil ediliyor olabilirdik diye düşünüyordum ama olmadı. Olanda hayır vardır derler” ifadelerini kullandı.
İLK GRUP TOPLANTISI ÇARŞAMBA GÜNÜ YAPILACAK
Kurulan grup ile Meclis’te çalışmaların yürütüleceğini ifade eden Karamollaoğlu, grup içerisinde çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Aslında biz farklı siyasi partileriz ama politikalar itibarı ile birçok konuda benzer politikalara da sahibiz onu da görüyorum. Bu önemli bir şey. İnşallah önümüzdeki aylarda yapacağımız çalışmalar bunun güzel bir örneğini ortaya koyacak” ifadelerini kullandı. Biz Çarşamba günü saat 9.15’te ilk grup toplantımızı yapmış olacağız inşallah. Hem Gelecek Partisi hem de bizim arkadaşlarımızın istişareleri devam ediyor. Biz böyle bir yakınlık gösterdikleri için grup başkanının, daha doğrusu Gelecek Partisi milletvekili arasından olmasını iki grup başkanvekilinin birisinin bizim arkadaşlardan, birisinin de Gelecek Partisi’nden gelen arkadaşlardan olmasını, geriye kalanlar da Meclis’teki görevlerden hangisini biz alabileceğiz onlar da belirlenecek” dedi.
“BİZİM BİR GRUP KURMAMIZ İKTİDARI ENDİŞEYE SEVK EDİYOR”
Son günlerde sık sık gündeme gelen ‘Meclis’te grup kurma şartlarının değiştirilmesi’ konusuna ilişkin olarak da konuşan Karamollaoğlu, böyle bir teklifin AK Parti tarafından da bir risk olduğunu ifade ederek, “Bu, gözlerinin korktuğunun işaretidir. Yani Saadet Partisi’nin Meclis’te bir grubunun olması konuların biraz daha farklı bir açıdan gündeme getirilmesine Meclis’te müzakere imkânının doğmasına, bunlara karşı da onların cevap verme mecburiyetini doğuruyor. Bundan dolayı bizim bir grup kurmamız kesinlikle iktidarı endişeye sevk ediyor. Ancak her zaman akla geliyor, tam sınırda 20 milletvekili bir kişi istifa etse grup dağılmış olacak, ben bunu muhtemel görmüyorum. Ne bizde arkadaşlarımız, ne de Gelecek’ten arkadaşlarımızın bu konuda yanılgıya düşeceklerini zannetmiyorum” ifadelerini kullandı.
“BİZ SADECE İTİRAZ ETMEK, KARŞI ÇIKMAK İÇİN MECLİS’TE BULUNMAYACAĞIZ”
Meclis’te yürütülecek çalışmalarda Millî Görüş prensiplerine göre hareket edeceklerinin altını çizen Karamollaoğlu, yürütülecek çalışmalarda sadece muhalefet yapılmayacağını belirterek, “Biz sadece itiraz etmek, karşı çıkmak için Meclis’te bulunmayacağız. Eğer bizim tasvip edeceğimiz konular gündeme gelirse ve bu konular milletin faydasına olacaksa biz bu konuya destek veririz. Biz birilerine karşı özellikle iktidarda bulunan AK Parti’ye karşı bir husumet beslediğimiz için yokuz. Onlar bizden koptular. Biz AK Parti’den ayrılmadık, AK Parti daha Erbakan Hoca’mız hayattayken koptu bizden. Bugünkü politikaları ile AK Parti’nin Millî Görüşçü olma imkânı yok. Ekonominin düzelmesi, 3 temel şart yerine gelmeden olmaz. İsraf olmayacak hiçbir konuda. Yolsuzluk olmayacak, yolsuzluk israfın daha kötü tarafıdır, rüşvete yakındır. Yanlış politikalar o da israfa girer. Bu üçünden vazgeçilmeden ekonomi düzelmez. Bu arkadaşlarımız Amerika’dan bir hanımefendiyi, Şimşek’i buraya getirmekle değil onlar gibi 10 taneyi getirseler ama bu politikalar devam ettiği müddetçe Türkiye’nin kurtulma imkânı yoktur” diye konuştu.
“CİDDİ TENKİTLERDE BULUNACAK, KANUN TEKLİFLERİ VERECEĞİZ…”
İktidarı düşünmeye sevk edecek çalışmalar yürüteceklerinin altını çizen Karamollaoğlu, iktidarın birçok konuda ikaz edilmeye ihtiyacı olduğunu belirterek, “Şu anda hemen sırf adım atıyormuş gibi görünmekten ziyade hakikaten bir karşılığı olacak, iktidarı düşünmeye sevk edecek yanlış politikalarından vazgeçirecek bir takım kanun tekliflerimiz olacak ama ben hemen şunu yapalım diye değil, şu anda ikazda bulunalım. İktidarı bu kısa dönemde yaptıkları yanlışlardan dolayı ikaza ihtiyacımız var. Onların da buna ihtiyacı var. Her konuda başta ekonomi olmak üzere, dış politikada da, memleketin yönetiminde uygulanan metotlarla da, ahlaki ve manevi değerlerin yozlaşması, eğitim sistemi, sağlık sistemi. Onun için biz bu konuların tamamında iktidarı uyaracak tarzda ciddi tenkitlerde bulunacağız, hem de kanun tekliflerini gündeme getireceğiz” dedi.
“TÜRKİYE, MOROTORYUMA DOĞRU GİDİYOR”
Türkiye’nin borçlarını ödeyemez hale geldiğini ifade eden Karamollaoğlu, benzer bir sürecin Osmanlı zamanında yaşandığını hatırlatarak, “Türkiye, morotoryuma doğru gidiyor. Biz bu süreci daha önce Osmanlı döneminde yaşadık. 1800’lerde, giderek ekonomi dibe vurdu, ilk defa borç aldık. Zaman ilerledikçe biz bu borcu ödeyemedik. O imkânlar yatırımlara değil lükse gitmiş. 1850’lere gelince, o zaman ekonomiye gelip el koymuşlar. Duyûn-u Umûmiye dediğimiz kurum kurulmuş, buna morotoryum denmektedir. Morotoryum demek, artık biz ekonomiyi yönetemiyoruz noktasına gelmek demektir.

“BİR VATANDAŞ ALDIĞI MAAŞ İLE GEÇİNEBİLİYORDU, ARTIK GEÇİNEMİYOR”
İnsanların alım gücünün düştüğünü ifade eden Karamollaoğlu, maaş artışlarının bile fayda sağlamadığını kaydederek, “Siz insanları çalıştırdığınız zaman o insanları geçindirebilecek ücretleri vermek zorundasınız. Hep bir açlık sınırı ve yoksulluk sınırı diye bir rakam var artık. Bu iki rakamın da bir önemi kalmadı artık. Yoksulluk sınırı bile bunlar dikkate alındığında bile bir anlam ifade etmiyor. İşçi, memur, esnaf, çiftçi hepsi çalışıyor ama etkileniyor. Bir vatandaşı düşünün, üç aşağı beş yukarı aldığı maaş ile geçinebiliyordu, artık geçinemiyor. Bir memur, çalışan bir insan, çocuğunun ayakkabısı eskimişse onu alamıyor. Gerekli önlemler alınmadıktan sonra siz yüzde 25 değil, yüzde 50 zam da yapsanız birkaç ay içerisinde o zam erimeye mahkûm. Sistem bozuk, bu sistem düzelmeden ekonomi düzelmez” diye konuştu.

MİLLİ GAZETE