Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BORSA VURGUNU GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ

ADNAN ONAY   Türkiye’de borsada ortaya çıkan tablo, batan bankalar

ADNAN ONAY

 

Türkiye’de borsada ortaya çıkan tablo, batan bankalar ve bankerler dönemini hatırlatıyor. Bilhassa son zamanlarda ortaya çıkan manipülatif hareketlerin yakından takip edilmemesi bugün yaşananlara yol açtı. Oysa, borsa vurgunu kendini açıkça ortaya koyuyordu. Özellikle 2026 yılı içinde yürütülen soruşturmalar, sosyal medya üzerinden yatırımcıların yönlendirilmesi, belirli hisselerde yapay fiyat ve işlem hacmi oluşturulması, yatırım fonlarının düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde yoğunlaşması ve kamuoyunda güven uyandıran kişi ve kurumların bu yapının görünürlüğünü artırmak amacıyla kullanılmış olması tehlikenin habercisiydi.

 

Nisan 2026’da Borsa İstanbul pay piyasasına ilişkin hazırlanan iddianamede 41 şüpheli hakkında, hisse fiyatlarında ve işlem hacminde olağandışı hareketler oluşturulduğu, yatırımcılara şirketler hakkında yanıltıcı bilgiler verildiği ve bazı şirket yapılanmalarının suç gelirlerinin sisteme sokulmasında kullanıldığı yönünde suçlamalar yer aldı.

 

İddianamede Nihat Özçelik ve Işık Ökte’nin de aralarında bulunduğu 41 kişi hakkında 5 yıldan 34 yıla kadar değişen hapis cezaları talep edildi.

Bu soruşturma şimdilerde her geçen gün daha da derinleşiyor ve yeni gözaltılarla, tutuklamalarla oldukça geniş bir boyut kazanıyor. Savcılık belgelerinde yalnızca para ve emir hareketlerinden söz edilmediği, iddianamede, yatırımcıların güvenini artırabilecek kamuoyunca saygı gören kişilerin ve finans medyasının da manipülasyon mekanizmasının bir parçası olarak kullanıldığı ileri sürülüyor. Yani sistemin temelinde yalnızca “hisseyi yükselt, sonra sat” mantığı değil, önce güven oluştur, ardından bu güven üzerinden yatırımcı davranışını yönlendir anlayışının bulunduğu iddia ediliyor. Burada bazı kişilerin iktidara yakınlığını kullanarak güven üzerinden yatırımcıları borsaya çektiği ve sonrasında şirketler arasında manipülasyonlarla vurgun yaptıkları tespit edildiği öne sürülmekte.

 

Küçük yatırımcı çoğu zaman şirketin bilançosunu, nakit akışını, gerçek piyasa değerini veya fonların hangi hisselerde ne yoğunlukta pozisyon aldığını profesyonel yatırımcı kadar inceleyemediği için bu tuzağa kolayca düşüyor. Televizyonlarda gördüğü analiste, sosyal medyada binlerce takipçisi bulunan yatırım yorumcusuna, tanınmış iş insanına, finans kuruluşunun adına veya büyük bir şirketin itibarına güvenebiliyor. İşte manipülasyon iddialarının en önemli tarafı burada ortaya çıkıyor: İtibar, güven yatırım kararını istenilen yöne çekebiliyor.

 

Nitekim SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül daha önce sosyal medya gruplarında yatırımcılara “al” yönünde tavsiye veren kişilerin, aynı anda kendilerinin veya bağlantılı kişilerin ellerindeki hisseleri yüksek fiyattan sattığının tespit edildiğini açıklamıştı. SPK, 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, 2025’in son çeyreğinden itibaren bazı yatırım fonlarının, özellikle düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde, şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini belirtmişti. Bu doğrultuda 2025 sonunda çalışma başlatıldı ve 2026 boyunca çeşitli düzenlemeler yapıldı ancak tespit edilen olgulara müdahale edilmedi. Bu durum, “Bugüne kadar neden müdahale edilmedi?” sorusunu da beraberinde getiriyor. Mevcut denetim mekanizmaları, oluşan yapının büyüklüğünü ve karmaşıklığını zamanında yakalayamaması bugünkü tartışmaların ana kaynağı.

Gelinen noktada; SPK, Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Finans Faktoring hisselerine ilişkin manipülasyon iddiaları kapsamında 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve bu kişiler hakkında iki yıl süreyle işlem yasağı uyguladı. Aynı süreçte Pusula Portföy’e de iki yıllık işlem yasağı getirildi.

 

21 Eylül 2026 itibarıyla soruşturma yeni bir aşamaya geçti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, SPK’nın 17 Eylül tarihli raporunda Katılımevim paylarında piyasa dolandırıcılığı gerçekleştirildiğine ilişkin tespitler bulunduğunu açıkladı. Bu kapsamda 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken 15 kişi gözaltına alındı. Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım, Tera Yatırım, Tera Portföy, Hedef Holding, Hedef Portföy, Bulls Yatırım, Bulls Portföy ve Ufuk Yatırım ile bağlantılı bazı yönetici ve yetkililerin para ve malvarlığı hareketlerinin dondurulduğu belirtildi.

 

Maddi boyut ise artık milyonlarla sınırlı bir tartışma olmaktan çıkmış durumda. 2025’teki ayrı bir borsa manipülasyonu soruşturmasında SPK denetim raporuna dayanılarak yaklaşık 800 milyon TL haksız kazanç elde edildiği ileri sürülmüştü. 2026’daki fon krizinde ise rakamlar çok daha büyük. Financial Times’ın aktardığı son verilere göre tasfiye sürecine alınan 131 yatırım fonunun yaklaşık 17 milyar dolar büyüklüğünde varlığı ve 300 bin yatırımcıya ait 500 binden fazla hesabı kapsadığı bildirildi. Bu rakam toplam piyasanın tamamının kaybı anlamına gelmiyor; tasfiye sürecindeki fonların yönettiği varlıkların büyüklüğünü ifade ediyor.

Kimler hangi parayla pozisyon aldı, hangi hisselerde ne zaman işlem yaptı, hangi sosyal medya veya medya mesajları hangi işlemlerden önce yayımlandı, kimler bu mesajlardan sonra alım yaptı, kimler yükseliş sırasında satış yaptı, fonların gerçek ekonomik değerleri ile borsa fiyatları arasındaki fark neydi ve denetim mekanizmaları bu hareketleri ne zaman gördü?

Bütün bunların cevaplarının ortaya çıkması ve sorumluların kim olduğuna bakılmaksızın yargılanmaları dahi öyle anlaşılıyor ki yatırımcıların borsaya güvenini sağlamaya yetmeyecektir.

 

Türkiye, zaman zaman bu tür vurgunlarla sarsılıyor olsa da nedense geçmişten ders alınmıyor ve gerekli tedbirler alınmıyor veya alınamıyor…

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşananlar karşıdında; “Gerekli tedbirler alınacak ve ortaya çıkan olayda sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap sorulacaktır”

 

Umarız, ucu kime varırsa varsın hesap sorulur ve borsaya güven oluşur..