Dursun Kazmaz, Rize sosyal ve spor hayatında, basın tarihinde
Önemli bir yere sahiptir. Birebir tanıklık ettiği olaylardan yola çıkarak kaleme aldığı “Rize’de çayın banisi İnönü’dür” yazısı çay tarihi için büyük önem arz etmektedir. Yazıyı virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşıyorum.
NEREDEYSE RİZE’NİN ADI DEĞİŞTİRİLECEK
Rize’de çay nasıl başladı, kimler çay yapımına yardımcı olup bugünkü hale gelmesini sağladı. Bu konuları bilenler var. Bilmeyenler var ve de yanlış bilip iddia edenler var. Hâlâ da bu iddialarım sürdürenlerin varlığından bahsediliyor. Nerede ise Rize’nin adım değiştirip Zihni Derin koyacağız. Bu işi kim icat etti bilemiyorum.
RİZE’DE ÇAY NASIL VAR OLDU?
Yıl 1935, İsmet İnönü Karadeniz seyahatına çıkıyor. Bu seyahat sırasında Rize’ye de uğradı. O tarihlerde Atatürk’ün kurmuş olduğu HALKEVLERİ vardı. Bu teşkilât dokuz kol halinde çalışırdı. Faaliyetlerini kollardaki çalışmalar ile idame ederdi. İsmet İnönü Rize’ye geldiğinde Halkevini ziyareti esnasında halkevinin bu dokuz kollarının başkanları ile görüşmek istedi. Zamanın parti başkanı buna lüzum olmadığını söyledi ise de İnönü’nün ısrarla kol başkanlarını istemesi üzerine mecbur oldu (Ben de spor kolu başkanı idim). Halkevi başkanlık odasında masasının karşısında bizleri sandalyelere oturttu. Her kol başkanına sualler sordu ve bizleri konuşturdu. Oturmuş olduğu masanın üzerinde Rize bezlerinden çeşitli desenlerde numuneler, iri iri Rize armutları, elmalar, portakal ve mandalina doldurulmuştu. Vilayetin kalkınmasında rolü olacak edan bu ürünlerin ihyası için İnönü’den yardım isteniyordu.
İŞTE SİZİ KURTARACAK OLAN BUDUR
Masanın tam karşısında oturuyordum. Konuşmalarımız sona erdi, fakat İnönü’nün başka bir şey aradığım ve sormak istediğini hissettik. Ama bir şey de soramadık. Ne arıyorsunuz diyemedik. Biraz düşündükten sonra masanın üstündeki numunelere baktı baktı ve şöyle dedi: “Bunlar çok güzel şeyler ama memleketimizin her tarafında var. Yalnız sizin başka ‘bir şeyiniz var. (nereden öğrenmiş ise bilemiyorum.) ÇAYINIZ, o nerede numunesini görebilir miyim” demesi üzerine odada oturanlar hep birbirine baktılar. Böyle bir şeyin varlığını kimse bilmiyordu. Halbuki çay vardı. Numunesi de Bahçe Kültürleri Müdürlüğünde mevcuttu. Çayın varlığını numunesinin görülebileceğini söylememiz üzerine odada olan vilayet erkanı niçin ukalalık ettiniz, diye kızdılar ama huzurda belli edemediler. Biraz sonra ziraat bahçesinden numune geldi. Küçük kavanoz içinde yüz gram kadar çay. İnönü kavanozu açtı bir miktar avucunun içine alarak odada olanlara bu numuneyi göstererek: “Sizi kurtaracak olan budur. Rize Çayıdır” dedi. Şu masanın üzerindeki numuneler memleketimizin her tarafında mebzuldür; dediler. İnönü konunun üzerinde epeyce konuştu ve ilgilendi. Antalya’da tecrübeler yapıldığını ancak müsbet sonuçlar alınamadığım da sözlerine ekledi. Ankara’ya dönüşünde çay kanununu çıkarmış oldu. İşte Rize çayının öyküsü ve gerçek kim tarafından ortaya çıkarıldığı budur. Yoksa çayı Zihni Derin yaptı sözü gerçek dışıdır.
ÇAYDA ZİHNİ DERİN’İN ROLU
Beyaz Ruslardan bir bahçıvan Türkiye’ye iltica etti. İş istedi. Ziraat bahçesinde kendisine bahçıvanlık verildi. Rusya’dan gelirken beraberinde getirmiş olduğu çay tohumundan birkaç tanesini Ziraat bahçesinin fidanlığına ekti. Oradan elde ettiği çay fidanından yüz gram kadar çay imal etmeyi başardı. Zamanın Bahçe Kültürleri Müdürü Ali Rıza bey bu işin peşini bırakmayarak ilgi gösterdi. Çay kanunu çıkması üzerine mahiyetinde olan birkaç genç elemanı da bu işle ilgili olarak görevlendirdi. Bu görevliler çay tohumu ve dikimi ile ilgilenerek numune bahçeler yapma işine giriştiler. Halka tanıtımı başladı, çay yapmak isteyenlere avans verilmesi başladı. Bu avans nedeni ile köylümüz çay ekimine yöneldi. Ve çay ekim alanları yavaş yavaş yapılmaya ve yayılmaya başladı. Ziraat Vekâletinde yüksek bir memur olan Zihni Derin Rize’ye teftiş için geldi. Baktı ki Rize’de kendisine ikinci bir iş ve konu var, Ankara’dan da bazı konulardan dolayı ayrılması gerekli. Rize’de çayı ihya ederim düşüncesi ile Vekâlete ve bu dileğini İnönü’ye duyurdu ve dileği kabul edildi. Ziraat bahçesinde şahane manzaralı bir ev, bir kaç bahçıvan ve hizmetli ayrıca bir Rus bayan aşçı olarak verildi. Bu minval üzere (bütün masrafı çay tahsisatından karşılandı. Çaya ne yaptı: Oturduğu yerden Rize’nin en güzel havası suyu olan bir yerden çift maaş yevmiye ile talimat vererek işleri yürütüverdi.
Fatih Sultan KAR / İST.
