Categories: YAŞAM

Çöpümüzün değerini biliyor muyuz?

Her gün attığımız çöpleri düşündüğümüzde çöp dağları kurabileceğimizi görüyoruz. Biz yıllarca çöplerimizi denize, derelere, ovalara bırakarak kurtulduğumuzu düşündük. Yıllarca sahil kentlerinde deniz kenarlarında çöp yığınlarıyla yaşadık. Bir taraftan açık havada aylarca yıllarca duran çöplerin kokusu bir taraftan da denizin kirlenmesi. Derelere atılan çöpler de ayrı sorunlar yaşandı. İnsanlar çöplerini en kolay yok etme yeri olarak gördükleri derelere boşaltarak sorunu çözdükleri sandılar. Tabii bunu vatandaşların yanında belediyeler de yaptı. Ülkemizde her yıl 40 milyon ton civarında çöp bu şekilde yok edilmeye çalışıldı.
Yıllarca yollarda ilkel usullerle kağıt toplayıp geçimini sağlayan insanları görürüz. Çöp yığınları ülkemiz de ayrı bir sorun olarak karşımızda duruyor. Biz en kolayını buluyoruz. Vahşi depolama dediğimi şekilde boş bulduğumuz bir yerlere çöp dağları oluşturarak veya denize atarak sorunu çözdüğümüzü sanıyoruz.

Yıllarca sorun olan çöp olayı günümüzde artık rantta dönmeye başladı. Çöpe atılan atıkların tekrar üretime dönmesi gerektiği bilincine ve rantına varıldı. Çöpe atılan kağıt, plastik, pil, demir, cam gibi malzemelerin dönüşümü artık yapılmaktadır. Dolayısıyla da atılan her atık ranta dönebilmektedir.
Gelişmiş ülkelerde çöpün ayrışımı evlerden başlıyor. Belediyeler evlere belirli renklerde poşetler vererek hangi çöpün hangi poşete konacağı açıklanıyor. Buna göre de çöpler evde ayrılmış oluyor. Değişik günlerde gelen arabalar o günün çöpünü alıyorlar. Ayrıştırma merkezinde çöpler ayrılmış oluyor. Ayrılan bu çöpler kağıt, demir vs rant olarak ekonomiye dönüşürler.
Çöp için dünyada ve ülkemizde değişik yöntemler de var. Bazı ülkeler çöpleri yakarak çıkan ısıdan enerji elde ediyorlar. Bazıları ayrıştırma tesisleri kurarak dönüşümü sağlıyorlar.
Tabii çöpün yaydığı zararlardan korunmak için öncelikli olarak milyarlarca çöpün çıkmasına da engel olunması gerektiğini bilimsel olarak açıklanıyor. Her gün kullandığımız naylon poşetlerden kurtulmak oldukça zor.
Bizler birey olarak daha az çöp üretirsek yeni kuşakları bu şekilde bilinçli yetiştirirsek sorunu baştan çözeriz. Çöpe attığımız her atık bizler doğaya zarar vererek üretildiğinin bilincinde olmalıyız. Bir naylonu üretmek için harcanan emek, malzeme, enerji doğaya hep zarar veriyor. Ürettiğimiz her kağıt için ne kadar ağacın yok olduğunu düşünmek gerekir. Ve tüm bu üretimler sırasında dünyamızın ne kadar zarar gördüğünün hesabını az da olsa yapabilsek bunun bilincinde olabilsek sanırım daha az tüketim daha az çöp üretmiş oluruz.
Çöpümüze sahip çıkalım. Daha az çöp daha güzel bir dünya.

Kafkasya Haber

Recent Posts

Yavuz Ağıralioğlu’ndan Çay Üreticisine Destek: ÇAYKUR Üreticinin Emeğini Güvence Altına Almalı

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, çay üreticilerinin emeğini korumanın önemine dikkat çekti. Rize’de çay…

12 saat ago

RTEÜ’ye 15 Bin Metrekarelik Merkezi Derslik Binası Geliyor

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, farklı fakültelerin ortak kullanacağı 15…

12 saat ago

TÜRK ÇAYININ EN BÜYÜK RAKİBİ ARTIK İTHAL KAHVELER

ÇOK ACI BİR GERÇEK ki, ( Kahve tüketimi son yıllarda 6 kat artmasına rağmen, Türk…

13 saat ago

Çaykur Rizespor’un Slovenya kampındaki 4. hazırlık maçı da belli oldu.

Yeni sezon hazırlıklarının 3. etabını Slovenya'nın Kranjska Gora turizm bölgesinde sürdüren Atmacalarımız, günü çift antrenmanla…

19 saat ago

Kaçar: “Özgür Basın, Güçlü Demokrasinin Teminatıdır”

Saadet Partisi Rize İl Başkanı Av. Muhammet Kaçar, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla…

23 saat ago

Çayelili Gençler Devletin Kalbini Ziyaret Etti

AK Gençlik Çayeli İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen Ankara programı kapsamında Çayeli'nden 30 genç, Türkiye'nin yönetim…

23 saat ago